Sözleri canımı en çok yakansınız.
Yüzüne baktığımda en çok utandığım,
Ellerini değil tutmak, ellerine bakmaya bile kıyamadığımsınız…
Hayallerime bile sığmayansınız.
Siz, ne çok can yakarmışsınız…
Siz,
“siz” duvarını “sen” çekiciyle yıkamadığımsınız.
“Sen” diyebilecek kadar yürekli olamadığımsınız.
Korkarım siz, sonum olacaksınız.
Çünkü başlangıcım olamayacak kadar uzağımsınız…
Siz,
Sözlerime en çok yakışan,
Ve sözlerimi en az kale alansınız.
Ağladığım zaman gözlerimden akan,
Güldüğüm zaman yüzüme en çok yakışansınız.
Siz, düşüncelerimi en çok katleden
Ve beni sözleriyle en çok mahvedensiniz.
Siz,
Tanımı istendiğinde tarifine üşenmediğim aşksınız.
Kaleme dokunduğumda aklımda beliren adsınız.
Gülmeye yeltendiğimde sırtıma saplanan bıçaksınız.
Sevmeyi hayal bile edemeyeceğim kadar uzaksınız.
Siz,
Dilime en çok adı dolanansınız.
Baktığım her yeri dolduran,
Yokluğunda varlığına hasretimsiniz.
Varlığında sözlerine en çok muhtacımsınız.
Sustuğunda canımı en çok yakansınız.
Siz,
Korkarım sonum olacaksınız.
Ne olur gözlerime böyle bakmayınız.
Patavatsız sözlerime fazla takılmayınız.
Zaten küle dönmüş kalbimi bir de siz yakmayınız.
Siz,
Sakın bu şiiri okuyunca üstünüze almayınız.
Çünkü siz, hiçbir zaman “sen”im olmayacaksınız.
Bana hep “siz” kadar uzak kalacaksınız.
Ve siz, korkarım sonum olacaksınız…
ALINTI...
Bir geceliğine değiş tokuş etseydik yüreğimizi,
Taşıyabilir miydin acaba bendeki seni!..
