You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Yavuz Sultan Selim Han
Evet HASBUNALLAH
Evet HASBUNALLAH

--------------------------------------------------------------------------------

Kur’an’dan Bir Ayetin Derinliklerine inme ve Gereğini Uygulama Gayreti


Âl-i İmran suresi 172 – 174. ayetleri meali:

“Onlar, yaralandıktan sonra da
yine Allah’ın ve Resulünün çağrısına
uyanlardır.
Onlardan iyilik yapan ve sakınanlar
için pek büyük bir ödül vardır.
Onlar öyle kimselerdir ki halk onlara:
‘İnsanlar size karşı toplandı,
onlardan korkun.’ dediği
zaman, bu onların imanını artırdı
ve dediler ki:
‘Bize Allah yeter! Ne güzel vekildir
O!’
Sonra da kendilerine hiçbir kötülük
dokunmadan, Allah’ın nimeti
ve lütfuyla döndüler ve Allah’ın
rızasına eriştiler.
Allah pek büyük lütuf sahibidir.”


‘Bize Allah yeter ! Ne güzel vekildir O! ’

Derin İlimlere Gerek Yok!
Ayetler Diyor Ki:

1- Allah’ın kullarını imtihanı süreklidir. Keyifler yerinde ve sıkıntısız günlerde ‘Kalkın, şunu yapın.’ diye emrettiği gibi, sıkıntı üstüne sıkıntıyla boğuştuğu zamanlarında da kullarına emirler verebilir. Bu emirlere itaat eden kulları, O’nun rızasını kazanır. İtaatte eksiklik gösterenler de gösterdikleri eksikliğe göre kaybederler. Kul her gün, her saat Rabbinden gelecek imtihana hazır olmalıdır. Kulluk budur. Bizim kul olarak imtihanlardan imtihan beğenmek gibi bir hakkımız olamaz.

2- Muayyen bir imtihanı kazanmak sadece onu başarmak değildir. O imtihanda muvaffak olmak, Allah ve Resulü’nün ‘iyi’ dediği şeyleri yapmaya devam ediyor olmak ve hayatı ‘takva’ ekseni etrafında sürdürmek gerekmektedir. Mesela, en yakınlarından birini kaybeden bir mümin, onun acısını atlatmadan ikinci bir imtihanla daha karşılaşabilir. Bu süreci imtihan olarak görüp muvaffakiyetle geçiren birinin, diğer salih amelleri ihmal etmesi makul olamaz. Hem o imtihan konularında gayret edecek, hem de salih ameller dizisini devam ettirecektir. Genel gidişat da ‘takva’ ölçülerinden çıkılmadan sürdürülecektir.

3- Müminin imtihan olarak karşısına çıkacak en önemli sıkıntılardan biri, kendisi dışındaki kitlelerin dil ve gözle baskı altına almaya çalışmasıdır. Kılık kıyafetinden, cemaatle namaz kılmasına, çocuklarını eğitmesine, evinde İslamî bir düzen kurmaya çalışmasına kadar pek çok alanda insanlarla beraber olmanın getirdiği bir baskı türüyle karşılaşabilir. ‘Bu uygun değil, yanlış yapıyorsun, zamanı değil, filancaya bak…’ gibi bir tür baskı altında tutma, zaman zaman da ezme ve eritme çabalarıyla karşılaşabilir. Bu tür baskılarla alenen karşılaşabileceği gibi, şuuraltını etkileyecek metotlarla da karşılaşabilir. Bilinçli veya bilinçsiz bu baskıyı yapanlar veya bu baskıya masa olanlar, toplumda mesafesi uzak kalan isimler olabileceği gibi, en yakın isimler, kan bağı bulunanlar da olabilir. Eşler bile bu role bürünebilirler. Çocuklar olabilir, ebeveyn
olabilir. Bu nedenden ötürü hısımlık bağları gerilebilir.
Beni Bir Ben Bilirim, Birde Yaradan Bilir Bana Bir Ben Lazımım, Birde Anlayan
Bunu ilk beğenen sen ol.
Cvp: Evet HASBUNALLAH
eywallah kardeşim

son üç madde herşeyi e güzel şekilde özetlemiş...
"rosegul giderayak işlerim var bitirilecek,
giderayak.
ceylanı kurtardım avcının elinden
ama daha baygın yatar ayılamadı.
kopardım portakalı dalından
ama kabuğu soyulamadı.
oldum yıldızlarla haşır neşir
ama sayısı bir tamam sayılamadı.
SEVDALARA DOYULAMADI...rosegul
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.