Büyük yazar şöyle demiş: "Karlı bir kış gecesiydi. Eş dostla yiyip içmiştik. Mesafe kısa diye, evime yürüyerek dönüyordum. Daha sonra fena halde sıkıştım. Evimin bahçe kapısına vardığımda kapı kilitliydi. Uşağıma var gücümle defalarca seslendim ama duymadı. Etrafa bakındım, kimse yoktu. Daha fazla duramadım ve bahçemin duvarına yanaşıp su dökmeye başladım. Yaşlılık işte.. O esnada arkamda bir at arabası durdu ve arabacı nefret dolu bir sesle bağırdı: 'Seni haddini bilmez ahmak ! Orası, Sefiller'in yazarı Victor Hugo'nun evinin duvarıdır!' dedi..
İşte hayatımda duyduğum en iyi iltifat, aldığım en iyi ödül buydu..."