Samimiyeti, ihlas ve takvasıyla öne çıkmıştı. Sömürgeciliğin İslam dünyasından sökülüp atılmasının sadece silahla mümkün olmadığını biliyordu. Bunun için çok yönlü bir mücadele verilmesi gerektiğini ifade ediyordu. Azimli ve daima ümit veren bir yönü olduğu anlatılmaktadır. Bir mücahid, Hattab’ın Afganistan’da karnından 12.7 mm’lik zırh delici ağır bir makineli mermisi ile yaralandığını anılarında şöyle anlatmıştır “Operasyon sırasında biz cephe gerişinde ufak bir evde idik. Akşam olmuştu ve savaş çok çetin bir şekilde devam ediyordu. Hattab birden odadan içeri girdi, yüzü solgundu, bir şey olmamış gibi davranmaya çalışıyordu. Yavaşça yürüyerek bize doğru geldi ve yanımıza oturdu. Herhangi bir acı ifadesi göstermiyordu ama bir şeylerin yanlış gittiğini anlamıştık. Genellikle suskun birisi olmayan Hattab, oldukça sessizdi. Yaralanıp yaralanmadığını sorduk. "Ufak bir sıyrık, önemli bir şey yok", dedi. Bir kardeş yanına gidip yarasına bakmak istediğinde önemli bir şeyin olmadığını tekrar ederek onu geri çevirmeye çalıştı ama kardeş Hattab'ı zorlayarak yaraya baktı, elini karnına koydu. Hattab'ın yarası şiddetli bir şekilde kanıyordu, elbisesi tamamen kana bulanmıştı. Hemen bir araç çağırarak onu bir an önce en yakın hastaneye ulaştırmak için harekete geçtiğimizde halen bunun hafif bir yara olduğunu önemli bir durumun olmadığını söylüyordu.” Afganistan'da bir bombanın elinde patlaması sonucu sağ elinin iki parmağını kaybetti. Mücahidler Peşavar'e gidip orada tedavi olması için ikna etmeye çalıştılar ise de o, Peygamberimizin (sav) sünneti üzere yarasını biraz bal ile sarmış ve arkadaşlarının teklifini reddetmiş, "Bunun için Peşavar’a kadar gitmeye gerek yok" demiştir. Görüldüğü gibi son derece sabırlı ve metanetliydi. Bir başka özelliği ise savaş meydanında dahi disipline ve temizliğe dikkat etmesidir. Yakınlarındaki mücahidler onun ormanlık arazilerde, yağmurun altında dahi yürürken pantolonunda çamur izine rastlayamayacağınızı, daima temizliğe azami dikkat gösterdiğini anlatırlar. Çok büyük operasyonlara gözüpek bir şekilde katılmıştı. Mesela; 50 araçtan oluşan Rus konvoyunu imha ettikleri Şatoy Pususu. Resmi Rus kaynakları bu pusuda 26'sı rütbeli olmak üzere 223 Rus askerinin öldüğünü ve bütün araçların imha edildiğini bildirmişti.
m.özer