You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Elma diyoruz çık artık

Elma diyoruz çık artık

Administrator
Elma diyoruz çık artık
Sevgili İnsanlık,



Senin gerçek halini en son, Sevgiliyle (s.a.v.) beraber kol kola görmüşler.


Merhamet, şefkat, hoşgörü ve sevgi de yanınızdaymış.


Zaman zaman bir görünüp bir kaybolsan da o gün bu gündür
hiç kimse görmemiş gerçek halini.


Bir yerlerde saklanıyorsun, bunu biliyoruz.
Koluna girecek dost yürekler arıyorsun belli ki ortaya çıkmak için.
Belli ki bir hayli dargınsın bize.


Sevgili İnsanlık,

Biliyoruz ki şu yaşlı yeryüzü,
senin en berrak hâlini Sevgili nin(s.a.v.) ışığıyla gördü.


Daha önceleri de görülmüştün,
Yusuf (as), Musa (as), İsa (as) ve birçok sevgi dostlarıyla.


Ama hiç bu kadar güzel tecelli etmemiştin dünyamızda.


Hep böyle defalarca saklanmışken, defalarca belirmiştin yeryüzünde.


En son saklandığında yeryüzünde bir mağarada,
Sevgili yle (s.a.v.) inmiştin dağın zirvesinden insanların arasına.


İnsanlar sana muhtaçtı çünkü, insanlar sana en fazla muhtaçtı.


Ve O Sevgili yle (s.a.v.) beraber,
milyonlarca parçaya bölünerek yerleşmiştin yüreklere.


Sevgili İnsanlık,

Biz biliyoruz ki şimdi,
sen Sevgili den (s.a.v.) önce diri diri toprağa gömülen
körpe kız çocuklarının feryatlarıyla terk etmiştin insanları ve de şehirleri.


Sırtında kırbaçlar şaklayan çaresiz kölelerin iniltileriyle terk etmiştin.


Alkol kokan, hoyrat şehvet hırıltılarına kulak tıkayarak terk etmiştin.


Zalimin gürleyişleri, mazlumun inleyişleriyle terk etmiştin bizi.


Ve daha önceleri sevgili insanlık,


Yusuf'la (as) beraber kuyuya atılmış, Eyyüb'la (as) mağaraya sürülmüş,


Yunus'la (as) balıklara yem edilmiştin.


Ve her gidişinden sonra;
gözyaşlarıyla döndün insanların arasına, bir Sevgilinin kolunda.


Sevgili İnsanlık,

İnsanlar zaten seni, Sevgilinin (s.a.v.) gözyaşlarında gördüler önce.


Ve biz gözyaşlarıyla beslendiğini,
gözyaşlarıyla büyüdüğünü biliyoruz yüreklerde.


Ve biz; bir tarafının,
bir gözü yaşlıyla sürgünde olduğunu da biliyoruz, şimdilerde.



Sevgili İnsanlık,

Şimdilerde sana o kadar muhtacız ki... Hangi mağaranın içinde, hangi

kuyunun dibinde, hangi denizin ortasındadır diğer yarın, bilemiyoruz?

Hani çocukluğumuzda; elma dersek çıkar, armut dersek çıkmazdın orta yere.


Sevgili İnsanlık,

Bugünlerde sana muhtacız.
Sana en fazla muhtacız bugünlerde.
Ne olur ortaya çık da göster bizlere gül cemâlini.


Ne olur bir gözü yaşlıyla in artık şehirlerimize.
Ne olur karakışa dönmüş yüreklere bir sıcaklık getir.


Masum bir çocuk edasıyla çağırıyoruz şimdi seni.


Sevgili insanlık,


Elma diyoruz, ne olur ortaya çık!



Sevgili İnsanlık,

Nedendir bu yüreğimdeki inleyişler bilir misin?
Bugün yine; acıyı vurmak isterken sapan taşlı çocuklar, acıyla vuruldular.


Bugün yine, binlerce çocuğun ekmekleri elinden alındı.
Bugün yine, yeni doğan binlerce bebeğin beşiğine borç senetleri iliştirildi.


Ve bugün yine, siyah tenli çocuklar korkuyla baktılar
beyaz tenli adamın elindeki silaha.


Ve bugün yine, sen girmeyesin diye Filistin kentlerini tanklarla kuşattılar.
Ve kuyulara betonlar döküldü ve mağaralar bombalandı
ve denizler yakıldı sen dönmeyesin diye.


Sevgili insanlık,

Bir çocuk masumiyetiyle çağırıyoruz şimdi seni.

Elma diyoruz, çık artık!

Sevgili insanlık,

Akıllar senden uzaklaşmakta senin yokluğunda.

Sen biliyorsun ki; sevgi, merhamet, şefkat ve gözyaşının
eşlik etmediği bir akıl, et yığınından başka bir şey değildir.


Şimdi, et yığınlarının inşa ettiği çelik paletler arasında
ezilmektedir merhamet.


Ve merhametin öldüğü bu dünya, kanlı bir dünya oldu.


Ve gözyaşlarından mahrum bu dünya, kurak bir çöle döndü.



Sevgili insanlık,

Gözyaşları sendedir bunu biliyoruz artık.

Elma diyoruz, ne olur ortaya çık!


Sevgili İnsanlık,

Sen gittin; cimrilik, cehalet, kabalık, budalalık, enâniyet, nefsâniyet,

şehvâniyet boy verdi gönül vadilerinde.


Ayrık otları gibi sardılar ruhları.
Ve sevgi, bir kuş gibi uçup gitti beden kafeslerinden.


Sen gittin; dertsizler dertlileri, sağlıklılar hastaları,
zenginler fakirleri, sahipliler sahipsizleri unuttu.


Sen gittin, büyük balıklar küçük balıkları yuttu.
Sen gittin; benlikler nefislere kaptırıldı ve ruhların içi boşaldı.


Ve benlikler, içi boşalmış ruhlara put olarak dikildi.
Ve şimdi insanlar kendi benliklerinin firavunluğunu yaşıyorlar.

Ve dünün putperestlerinden daha vahim bir durumdalar.


Sevgili İnsanlık,

Bizler de sensizlikten düşen payımızı aldık.

Elma diyoruz, ne olursun çık artık!



Sevgili İnsanlık,

Belki bir yetim yürekte büzülüp kaldın,
belki başı okşanası masum bir çocuğun yüreğinde.


Belki sürgün yemiş gönüllerin içine akıttığı gözyaşlarında saklısın,
belki bir kutlunun hüzünlü yüreğinde.


Yine insanların yüreğindesin, biliyoruz.
Ve seni, Yakup'un (as) Yusuf'u (as) araması gibi arıyoruz.



Sevgili insanlık,
Bir çocuk masumiyetiyle bir kez daha elma diyoruz.

Ne olur, dön artık!

Bunu ilk beğenen sen ol.
Acemi Üye
RE: Elma diyoruz çık artık
Zaman zaman bir görünüp bir kaybolsan da o gün bu gündür
hiç kimse görmemiş gerçek halini.
Degerli SEYYAH Kullanicisi Jun 2009 Tarihinden Beri İmam Hatip, İslami Forum, Dini Forum, Genel Forum Üyesidir.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: Elma diyoruz çık artık
allah razı olsun paylaşım için
"Ey Sevgili!..
Bir geceliğine değiş tokuş etseydik yüreğimizi,
Taşıyabilir miydin acaba bendeki seni!..
Bunu ilk beğenen sen ol.
Uzman
RE: Elma diyoruz çık artık
allah razı olsun çookk güzel bir yazı paylaşım için saol....

Yüzü Dost,Özü Düşmandan usandım,
Dili Mümin Kalbi Şeytandan usandım,
Dostum, Herkesin Kahrı Çekilirde Ben DAVASIZ MÜSLÜMAN dan usandım.
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.