Apartmanların çatısında ne olur?
Televizyon anteni olur, su deposu olur, güneş enerjisi olur falan, filan...
Tabi biliyorsunuz bütün bunları.. Fakat ben size bilmediğiniz bir şey söyleyeyim.
Efendim, sözünü ettiğim apartmanın çatısında büyükçe bir kutu ve kutunun içinde birkaç Kur'an'ı Kerim var. Diyeceksiniz ki “Hayrola ne oluyor, Kur'an'ı Kerimler neden çatı katına konuluyor?”
Sakın aklınıza kötü bir şey gelmesin. Sakın ola ki bu davranışı, Kur'an'ı Kerim'e saygısızlık olarak kabul etmeyin. Çünkü hadise bunun tam tersi. Kur'an'ı Kerim'in çatı katına konulması, Kur'an'ı Kerim'e saygısızlığın değil, saygının bir ifadesiymiş!. Bakın anlatayım.,
Hani eski evlerimizde mushaf kılıfları vardı ya, hani özene, bezene işlenmiş bu kılıflara Kur'an'ı Kerim konulurdu ya, sonra da bu kılıflara konulan Kur'an'ı Kerim, saygının bir ifadesi olarak evin en yüksek yerine asılırdı ya, işte şimdi de aynı saygının çağdaş bir ifadesi olarak evin en üst yerine, yani çatıya koyuyorlarmış!.
Bunlann meseleye nasıl ve hangi zihniyetle yaklaştıklannı bildiğim için tabi ki şaşırmıyorum, Hatta mushaf kılıflarını naylonla kaplayarak televizyon antenlerinin en uç noktasına assalar, yine şaşırmayacağım. Çünkü bu zihniyet, göklerden inen Kur'an'ı, göklere yükseltmeyi amaçlayan bir zihniyettir!.
Laf aramızda, bu zihniyete sahip olan kimselerin ellerinden gelse, Kur'an'ı Kerim'i “Ya Rabbi, bu Senin yanına yakışır” diyerek alemlerin Rabbi olan Allah (c.c.)'a geri verip, rahatlayıverecekler!.