You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

El-Emri Bi'l Ma'ruf ve'n Nehyi 'Ani'l Munker

El-Emri Bi'l Ma'ruf ve'n Nehyi 'Ani'l Munker

Üye
El-Emri Bi'l Ma'ruf ve'n Nehyi 'Ani'l Munker
Mü'min erkekler ve mü'min kadınlar birbirlerinin velileridirler. İyiliği emreder, kötülükten sakındırırlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler ve Allah'a ve Resûlü'ne itaat ederler. İşte Allah'ın kendilerine rahmet edeceği bunlardır. Şüphesiz, Allah, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.” [Tevbe Suresi, 9/71]

“(İsrailoğulları) Onlar, işledikleri kötülükten, birbirini vazgeçirmeye çalışmazlardı. Andolsun yaptıkları ne kötüdür!” [Maide Suresi, 5/79]

“Sizden; hayra çağıran, iyiliği (marufu) emreden ve kötülükten (münkerden) sakındıran bir topluluk bulunsun. Kurtuluşa erenler işte bunlardır.” [Al-i İmran, 3/104]

Hani Lokmân, oğluna öğüt vererek şöyle demişti: “Yavrum! Allah’a ortak koşma! Çünkü ortak koşmak elbette büyük bir zulümdür.” [Lokmân, 31/13]

"Sizde iki sarhoşluk ortaya çıkmadıkça Allah tarafından gelen hak din üzere devam edersiniz: Cehâlet sarhoşluğu ve dünyaya aşırı düşkünlük. Siz iyiliği emreder, kötülüğe engel olur ve Allah yolunda cihad ederken içinizde dünya sevgisi oluşursa iyiliği emretmez, kötülüğe engel olmaz ve Allah yolunda cihadı bırakırsınız. O gün Kitap ve sünnetin emirlerini yaymaya çalışanlar Ensâr ve Muhâcirlerden İslâm'a ilk giren kimseler gibidirler'' [Bezzâr, Mecmau'z Zevâid, VII, 271]

Marufu emretmek iman ve itaata çağırmak; münkerden nehyetmek de küfür ve Allah'a başkaldırmaya karşı durmaktır. [Kadı Beydâvî, Envârü't-Tenzil, 2/232]

"Bana hayat bahşeden Allah'a andolsun ki, siz ya iyiliği emreder, kötülükten alıkoyarsınız ya da Allah kendi katından sizin üzerinize bir azap gönderir. O zaman dua edersiniz fakat duanız kabul edilmez" [Ebû Dâvûd, Melâhim, 16; Tirmizî, Fiten, 9; İbn Hanbel, V, 388]

Ebu Said el-Hudri (Radıyallahu Anh) şöyle dedi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in: “Sizden herhangi biriniz bir kötülük görürse onu hemen eliyle değiştirsin, eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle değiştirsin, ona da gücü yetmiyorsa kalbiyle değiştirsin. İmanın en zayıfı da budur.” buyurduğunu işittim. [Müslim, iman:78, Ru’ya:2-6, Buhari, ilim:28, Tabir:3, 10, 26, 46, Ebu Davud, Melahim: 17, Tıb:24, Tirmizi, Ru’ya:l, 5, 7, 10, Nesefi, iman:17:17, Darimi, Ru’ya:5, 6, Muvatta’, Ru’ya:4, Ahmed Ibn-i Hanbel:2/104]

Kays İbn-i Ebi Hazim şöyle anlattı: Bir kere Ebu Bekr (Radıyallahu Anh) Allah’a hamdettikten sonra şöyle demiştir: “Ey insanlar! Siz; “Ey iman edenler! Siz kendinize düşene bakınız. Hidayet yolunda olduğunuz zaman sapıtan kimse size zarar veremez.’ (Maide Suresi:105 den) ayetini okuyorsunuz (ve hükmünün genelliğini sanarak iyiliği emretmeyi ve fenalığı menetmeyi bırakıyorsunuz). Halbuki biz Resulullah (Sa!lallahu Aleyhi ve Sellem) den şu buyruğu muhakkak işittik: “Şüphesiz, insanlar kötü bir şeyi görüp de menetmedikleri zaman Allah’ın onlara umumi bir ceza vermesi çabuklaşır (veya yaklaşır).” [ibn-i Mace, Fiten:20]

Evet. yukardaki ayet ve hadislerde iyiligi emretme'nin ve kötülükten sakindirma'nin hayati önemin'den bahsediliyor. Bu önemli vazife'nin ihmal edildigi su zamanda ve herkesin birseyler emredip birseyler'den sakindirdigi su bulanik dönemde bu konuya deginme'nin tam yeri oldugunu düsünüyorum.

Etrafimiza bir baktigimiz zaman birilerinin sakal birakmaya, cübbe giymeye, Kur'an okumaya, zikir cekmeye, namaza, oruca, hacca, vs. cagirdigini veya; sigara'dan, oyun'dan, alkol'den, faiz'den vs. sakindirdigini görürüz ve isitiriz.

Bunlar yanlis seyler mi? Elbette hayir. Olmasi gereken seyler muhakkak.

Ama siralama bozulursa emir de nehy de bosa gider. Tevhidi anlamamis ve rabbini tanimamis, bir insana namaz'dan ve sakal'dan istedigin kadar bahset, anlamaz. Insan tanimadigi birisine nasil "gönülden" baglanabilir ve "husu" icinde boyun egebilir ki ?

Tevhidi anlamamis ve sirk bataginda olan bir insani sigara ve faiz'den ne diye sakindiririz ki ? Düsün ki bir insanin önünde kendisini biraz'dan parcalayacak bir aslan var ve burnunada bir sinek konmus, sen kalkmissin ona burnuna konan sinegi kovmasini tavsiye ediyorsun ?! Ve böylece münkerden (kötülükten) sakindirayim derken, karsindaki insani daha büyük bir tehlike ile basbasa birakiyorsun.

Öyle ise ne yaplmayiz? Neyi emredip, neyden sakindirmaliyiz?

Bilmelisin ki, en büyük Ma'ruf (iyilik) Tevhid, en büyük Münker (kötülük) ise Sirktir. Öyle ise insanlari ilk önce Tevhide cagirip, sirkten sakindirman lazim. Günümüzde ikinci sinif konularla ugrasma lüksümüz yoktur. Bu elbette kisiye göre degisir.

Tevhidi gerceklestirmek ve Tevhide davet etmek en büyük derdimiz ve gayemiz olmasi lazim. Insanin yegane kurtulusu cünkü Tevhide baglidir. Eger Tevhid gerceklestirilmezse, üzerine istedigin kadar amel yig, hepsi yok olup gider.

Sirk en büyük zulüm, en büyük pislik ve büyük münkerdir. Eger Sirk bilinmezse, ondan nasil sakinilsin ki ? Sirk kisinin en büyük düsmani, intiharlarin en fecisi ve seytanin en sevdigi amellerdendir.

Hani Lokmân, oğluna öğüt vererek şöyle demişti: “Ey Yavrum! Allah’a ortak koşma! Çünkü ortak koşmak elbette büyük bir zulümdür.” [Lokmân, 31/13]

Bu nasihat ilk önce kendime sonra sizedir, ...
Bunu ilk beğenen sen ol.
.
RE: El-Emri Bi'l Ma'ruf ve'n Nehyi 'Ani'l Munker
Allah razı olsun Hanzala..Güzel bir konu.. Hangimize sorulsa "tabiki şirk koşmuyoruz, Allah'tan başka ilah yoktur, "La ilahe İllallah" lafzını gönülden, inanarak dile getiriyoruz, zikrediyoruz " deriz..peki gerçekten öyle mi? Ben bunu merak ediyorum..Farkında olmadan gizli şirke giriyor muyuz? Şirk en bilindik tabiri ile "Haşa Allah'tan başka bir varlığa tapmak, onu ilah edinmek, Allah'a ortak koşmaktır, haşa...yani tam olarak nedir peki?
Bunu ilk beğenen sen ol.
.
RE: El-Emri Bi'l Ma'ruf ve'n Nehyi 'Ani'l Munker
Aslında çok açık bir soru gülücük dinimiz "ortak koşmamak" olayı üzerine kurulu değil midir, yani temel nokta budur.. Bunun üzerinde çok durulmuş, pek çok yerde vurgulanmış..ortak koşmamak, şirk.. Hatta "''Kim Allah'a hiç bir şeyi eş tutmayarak ölürse cennete girer.Kim ona bir şeyi ortak tutarak ölürse cehenneme girer.(Müslim)" hadisi vardır.

Örnek vermek gerekirse daha iyi anlaşılabilmek için, örtünmek farzdır, ancak bir dönem üniversitede ve mesleğe atandıktan sonra belirli bir süre saçma salak bir kılık kıyafet yönetmeliği olayına ters düşmemek için ders saatlerinde ve mesai saatlerinde baş açık bir vaziyette idik..Allah affetsin..farzı çiğnemiş olduk...bu şirk midir? Bunu anlamaya çalışıyorum, kafamı çok kurcslamıştır ve çokta üzülmüşümdür ..
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 15-05-2014, Saat:11:33 AM, Düzenleyen: Mihman.
Üye
RE: El-Emri Bi'l Ma'ruf ve'n Nehyi 'Ani'l Munker
tamam şimdi anladım bunu ilim ehline sormak lazım ki soracagım inşallah ama baktıgında bir ortada bir günah var ve bunün günah oldugunun idraki var allahu alem şirk değildir sen başörtüsü takmamak günah değildir demiyosun allahın haram kıldıgını helal kılmıysun günah oldugunu biliyosun işlediğin günahtır şirk değildir allahu alem ama genede ben kesin bilgiler için hocalarıma soracağım bu konuyu ehli sünnet çercevesinden baktıgında ortada sadece günah var
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: El-Emri Bi'l Ma'ruf ve'n Nehyi 'Ani'l Munker
sorunun cevabını yüce Allah veriyor;
"İnsanlar içinde, Allah'tan başkasını 'eş ve ortak' tutanlar vardır ki, onlar (bunları), Allah'ı sever gibi severler. İman edenlerin ise Allah'a olan sevgileri daha güçlüdür. O zulmedenler, azaba uğrayacakları zaman, muhakkak bütün kuvvetin tümüyle Allah'ın olduğunu ve Allah'ın vereceği azabın gerçekten şiddetli olduğunu bir bilselerdi."
Geldi üzerime üç keder bir anda,
Yalnızlık,esaret ve sevgilinin hasreti,
Yalnızlığın ve esaretin çaresi var,
Ama sevgilinin hasreti,
Sevgilinin hasreti..
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: El-Emri Bi'l Ma'ruf ve'n Nehyi 'Ani'l Munker
Geldi üzerime üç keder bir anda,
Yalnızlık,esaret ve sevgilinin hasreti,
Yalnızlığın ve esaretin çaresi var,
Ama sevgilinin hasreti,
Sevgilinin hasreti..
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.