Söyleşi yapılan kişi : .... (Efsunkar)
Konu : İnternetteki İslam
Kaynak : Video kaydının yazıya dönüştürülmüş ve sadeleştirilmiş halidir.
-İnternetteki misyonunuzdan başlayalım.İnternetteki İslam ve siz desek neler söylersiniz ?
-Sanırım 4-5 yıl oluyordur internette din adına bir şeyler yapalı.Adım ilk olarak bir warez sitesinde duyuldu.Aktif kullanıcı sayısı baya yüksekti ,bin civarı vardı.Din bölümü sorumlusuydum.Portal için haftalık yazı hazırlardım.O kadar film ve program arasında bir dini yazı ön plana çıkartılırdı.Baya bir süre geçince o sitenin vip bölümünde anlık soru cevap köşesi benim için açıldı...
- İnternetteki İslam ile camilerdeki İslam arasında fark görüyor musunuz ?
- İslam bir tane olmakla birlikte , anlatılan İslam arasında ve özellikle anlatanlar arasında belirgin farklar var.Camilerde anlatanlar D.İ.B tarafından yeterli görülen kişilerdir.Bunlara hocalığı tescilli kişiler de diyebiliriz.Oysa internette herkes hocadır.Camide anlatanın dini eğitimden geçtiği kesindir,yaşı bellidir.Oysa internettekilerin çoğunun eğitimi yoktur,bir kısmının da yaşı olayları irdeleyecek ,kitaplar ve hocalar arasında incele yapacak seviyede değildir.Camide anlatanlar kitaplara dayanırken ,internette anlatanların çoğu internet sitesine dayanır.Bir link vererek işin içinden sıyrıldıklarını sanarlar oysa verdikleri linkteki konu bile hatalıdır...
-İnternette bilinçli okuyucu kitlesine rastladınız mı ?
-Bilinçli olmak için bilmek lazım.Bilen insanlar olduğuna göre böyle bir kitle her zaman için var lakin yüzdelik oran olarak bakarsak bir yemekteki tuz kadar anca varlar.Bakarsınız bir yazı yazmışsınız , birisi gelmiş kendince eleştiri yazmış oysa yorumu yazan bu kişi henüz cümledeki özneyi ayırt edecek derecede dil bilgisine bile sahip değil.Oysa dini metinlerin tamamı dil bilgisi içerir.Basit bir cümlede özneyi karıştıran birisinden, dini metinleri doğru anlamasını beklemek aşırı iyimserlik olur.
-Dini internet sitelerinin güvenirliği hakkında ne düşünüyorsunuz ?
-Yüzde yüz güvenilir diyebileceğim tek site yoktur.Sitelerin çoğu yanlıdır.Yanlılık kör olmak demektir.Objektif olarak irdeleme yapabilen site varsa da başka hatalardan ötürü yüzde yüz güvenilir değildirler.Kimisi ehli sünnet düşmanıdır.Kimisi fikri görüşlerin yağdığı bir sitedir,kaynakça fakiridir.Kimisi de a veya b cemaatinin propaganda sitesidir.Bir çoğunun dipnotu hatalıdır,ya kurgudur ya da yanılmışlardır.Çoğunluk işi bilene bırakmaz,ben bilirim düşüncesi ile hareket eder, oysa bu kişilerin çoğunluğu sübhaneke dediğimiz ,ilk öğrettiğimiz duayı bile hatalı okuyan kişilerdir. Yani bu duayı hatalı okuduklarına göre bir de Fatiha süresini okuduklarını düşünün.Demem o ki adamlar kendilerine farz olan şeyi (düzgün Kur'an okumayı) bırakmış internette zaman öldürüyorlar.Hele bir de dini chat sitesi diye geçen siteler yok mu onlar hatada zirve...
-İnternetteki bir yazının aslî mi alıntı mı olduğunu fark edebiliyor musunuz ?
-Elbette.Bunu anlamak için çaba sarf etmeye gerek yok aslında.Bir kişinin ya da bir sitenin bir yazısına bakmak o kişinin de sitenin de notunu vermeye yeterlidir.Kullandığı dipnot sayısı,kitap çeşitliliği,yayın evinin yazılıp yazılmaması,şapkalı 'a' harfi ile şapkalı 'i' harfinin kullanılıp kullanılmaması ayırt edici özelliklerden bazılarıdır.Bununla birlikte aslında bir şeye daha değinmek lazım ; alıntı yazıyı bir yana bırakıp düzmece yazılara değinmek lazım.Bakıyorsunuz ki bir yazıya bir kaynak verilmiş falanca kitabın falanca sayfası diye.Çoğunluk gibi dogmatik olmak yerine realist ve şüpheci davranarak o yazının düzmece olup olmadığını kontrol etmek gerekir.Elbette bu işi herkes yapamaz.Ciddi eğitim almış olmak ve geniş bir kütüphaneye sahip olmak lazım.Bu tür incelemelerimde oldukça kabarık bir sayı ile gördüm ki düzmece yazılar başını almış gitmiştir.Bu bağlamda uyarı yolladığım tekil kişi sayısı bir ilçe nüfusu kadar vardır.Sanırım bu işi 4-5 yıldır yapıyorum.
-İnternetteki İslam'da gördüğünüz en büyük sorun nedir ?
-Bu sorunun cevabını tek madde olarak gösteremem.İnternette çevre oluşturup , yazılan yazılara alkış tutacak kitle oluşturmak bu sorunlardan biridir.Kişi alkışı aldıkça kendisini hoca sanmaya başlar.Sorsak öyle bir iddiası olmaz lakin eylem mi kavl mi derseniz eyleme bakarım.İmam Azam'ın dediği gibi biz zahire göre hüküm veririz.Kişi alkışı aldıkça kendini hoca olarak görür,dışarıdan bakanlar da alınan alkışlara kanarak bu yazılanları doğru sanar ve sonra bu yazı alıntı olarak farklı sitelerde yayılır.Bu tür yazılar genelde hatalı dipnot ve uydurma hadis içerir.Nitekim bu yolla şuan sanal aleme yayılmış pek çok uydurma hadis ve düzmece yazı mevcuttur.Bunlarla uğraşıp bunları düzeltmeye çalışan insanlar da gruplar da var ama güçlerinin yetmeyeceğini düşünüyorum.Bugün internete girin bakın fıkıhtan tutun da hadise kadar , akaitten tutun da tefsire kadar,usulden tutun da Arap gramerine kadar bir sürü çelişik yazı bulursunuz.Neden ? Pek çok sebep gösterebilirim.İdeoloji diyebiliriz.Cahillik diyebiliriz.Kanmışlık diyebiliriz.Yanlılık diyebiliriz.Ben sadece kitaplar arasında ya da siteler arasında diyelim tercih yapabilecek kapasitenin mevcut olmayışı üzerinde durayım. A sitesi filanca konuda 'ak' derken , X sitesi 'kara' diyebiliyor. Okuyucular da hangisinin doğru olduğunu bilmiyor.Elbette bilenler var ,bilenler bu hataya zaten düşmüyor ama ya bilmeyenler ? Sonuçta her internet sitesi kuran birey, yıllarca dini ilim okumuş değil! Bir de ehliyetsiz kişilere yöneticilik / yetki verenler var.Nisa süresi 58. ayet ve bu ayetin tefsirini göz ardı edenler her zamanda ve her yerde olduğu gibi internette de mevcuttur.Diğer önemli bir konu da hadis konusudur.Bir konu açılır bakarsınız Buhari'nin falanca numaralı hadisi diye yazarlar.Sorsak 'bu kitabın matbaası ve basım yılı nedir?' diye cevap gelmez çünkü o kitabı hayatında hiç görmemiş olanlar var ama bakıyorsunuz ki hiç görmedikleri kitaplardan kaynak gösteriyorlar.Ağlasak mı gülsek mi diye istişare ettiklerim oluyor elbette...
-Bir zamanlar Tv hocaları diye bir kavram vardı.Bu kavram ile sahte hocalar kast edilirdi.Artık bu kavrama ilave olarak klavye hocaları da peyda oldu diyebilir miyiz?
-Demekte geç bile kaldınız.Dini site bulmak kolaydır.''Cuma namazı kaç rekattır?; Orucu bozan şeyler;Reddiyeler;Kabir azabı ; Sahabe'' vb. kavramları arama motorlarına yazmanız yeterlidir.Bunları yazarak bir dini siteye ulaşırız.Sonra ana sayfaya geçip kategorilere dalar ve hata ayıklama işlemine geçeriz.Bu esnada gözümüze pek çok hata çarpar.Hataların en büyüğü akait ile hadis sahasında kendisini gösterir.Hatalı dediğimiz bu yazıların bir kısmının kaynakçası vardır.Kaynakçayı görenlerin çoğunluğu hemen bu yazıyı doğru kabul eder,oysa bu da ayrı bir hatadır.Hatalı yazıların bir kısmının ise kaynakçası yoktur.Kaynak sorduğumuzda falanca kitapta bu yazının geçtiğini söylerler.Oysa o kitap elimizdedir ve o kitapta öyle bir şey yer almadığı gibi yer alma ihtimali zaten alan farkı nedeni ile yoktur!Klavye hocalarının en büyük zararlı etkisi site sahibi ya da yetkilisi olmalarıdır çünkü bu kişiler sitelerde eskidir ve dolayısı ile taraftarı vardır.Uçuruma giden bir koyun,oldu bin koyun!
-Bir yazının doğru olması için kaynakça şart mıdır ?
-Bakarsınız ki kaynakçası olan yazı hatalıdır,kaynakçası olmayan yazı doğrudur.Bazen ise kaynakçalı olan iki yazı bir biriyle çelişir.Örneğin D.İ.B yayınlarından çıkan tek cilt ilmihal ile iki ciltlik ilmihalin bir biriyle çeliştiği nokta vardır.Şimdi 'a' adındaki kullanıcı tek ciltlik ilmihali kaynakça göstererek İsrafil a.s'ın sur'a kaç defa üfleyeceğini yazsa , öte yandan da ' b' adındaki kullanıcı iki ciltlik ilmihale dayanarak sür'a kaç defa üfleneceğini yazsa ortalık karışır çünkü bu kitapların söylemleri bir biri ile çelişmektedir.Zaten hocalık burada başlar,hangisi doğru ?Bundan da önemlisi nedir doğru ?
-İnternette ders veriyor musunuz ?
-Gerek canlı gerek yazılı olsun yıllardır yaptığım şey budur.Özellikle İlahiyat öğrencileri ve İlahiyat okumayı düşünenler ile cemaatlere mensup kişiler ders için başvuru yapıyor.Başvurulara yetişemediğim zamanlar da olmuştur.Bu sebeple ders verecek hoca yetiştirme amaçlı özel kurlara başladık.Faydasını da görüyoruz şuan başlatmış olduğum kurdan yetişen bir öğrencim canlı ders vermektedir.Özellikle Arap grameri,hadis ve akait dersleri veriyoruz.İlerleyen zamanlarda ders alanları genişleyecektir.Bu tür kurslara başvuru çok olur.Bakmışsınız 50 kişi başvuru yapmış.1 ay sonra 50 kişiden 40'ı ayrılmıştır.Çoğu meraktan geliyor kursun sohbet yeri olmadığını ve çalışması,ezber yapması gerektiğini görünce dersten ayrılanlar oluyor.İlim böyle bir şeydir,biz hafızlığa baya kalabalık bir ekip olarak başladık ama bitirip diplomayı alan kişi sayısı o kalabalığın dörtte biri anca vardı.Bu işlerde hem zorluk hem de nasip ilgisi vardır.
-Kendi siteniz var mı ?
-youtube diyebiliriz.Şuana dek 10 farklı sitede faaliyet gösterdim.Ayrılışımız ya istişare ya da rüya yolu ile olur.Gerçi bir istisna olarak sağlık nedenleri ile bir siteden ayrıldığım da oldu.
-İnternet okurlarına uyarı mahiyetinde neler söylemek istersiniz ?
- Öncelikle kitap satın almalılar.Kısa süreli de olsa gerçek hayatta dini eğitim almalılar.Sonra danışabilecekleri sağlam birisi olmalı.Ardından internet sitelerinden bir şeyler öğrenmeye başlayabilirler.Aksi taktirde internette okuduklarının hangisi doğru hangisi yanlış ayırt edemezler.Bu ayırt edemeyiş onları uçuruma sürükleyebilir.Şüphelendikleri yazıların çıktısını alıp ilmine emin oldukları birisine göstersinler,sorsunlar doğru mu eğri mi diye.Emin olmadıkları yazıların da sitelerin de ardına düşmesinler. (Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur./İsra 36)
____________
27.04.2013
![[Resim: sems-i-tebrizi-sozleri-ii.jpg]](http://4.bp.blogspot.com/-xGAoZcgkZ7A/UbuBlKhTrxI/AAAAAAAABSI/MhYEJHQBGl4/s1600/sems-i-tebrizi-sozleri-ii.jpg)