Baş eğmeyiz edânîye dünya-yı dûn için
Allah’adır tevekkülümüz, itimadımız
Bakî
Dünya nimeti için alçaklara baş eğmeyiz biz. Rızık için tevekkülümüz de, itimadımız da Allah’adır vesselam.
TIĞ İLE ÇUVALDIZ
İstanbul’da bir semte adını verdiğimiz Ebu Vefa Hazretleri’nin bir oğlu varmış. Büyüme çağındayken sürekli elinde bir çuvaldız, sakaların su tulumlarını deler dururmuş. Halk, sırf Ebu Vefa Hazretleri üzülmesin diye önceleri bir şey söylememiş, lakin zamanla iş çığırından çıkmış ve çocuk azıttıkça azıtmış. Sonunda mesele babasına anlatılmış. Ulu hazret, oğlunun yaptıklarını öğrenince çok üzülmüş ve derhal evine koşmuş. Almış eşini karşısına, “Hatun,” demiş, durum böyle böyle… Ben eve haram lokma getirmediğime inanıyorum, acaba sen bu konuda şüpheli bir hal üzre oldun mu?” Kadıncık düşünmüş, düşünmüş ve sonunda “Bey,” demiş, “Oğlumuza aş ererken komşunun evine gitmiştim. Orada portakal ve nar gibi meyveler vardı. Canım çok çekti ama istemeye de utandıydım. Nefsim körelsin diye elimdeki örgü tığımı meyvelere saplayıp ağzıma götürdüm. Oğlumuzun kötü huyu olsa olsa bundandır?”
Onların evde oturup tövbe ettiği sırada çocuk da sokakta elindeki çuvaldızı atıp kötü huyundan vazgeçmiş.
İbret alına..
...Öyle garip bir dünya...
...Olmaz dediğin ne varsa olur...
...Düşmem der düşersin...
...Şaşmam der şaşarsın...
...En garibi de budur ya;...
...Öldüm der durur yine de Yaşarsın...