You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Uzman
ebrehe...
Ebrehe, bir elçiyle, Ku­reyşlilere şu haberi gönderdi:

“Ben sizinle harp etmek için değil, şu mâbedi yıkmak için gel­dim! Eğer ba­na karşı koymazsanız, kanınızı akıtmaktan vazgeçerim. Şayet Ku­reyş kabile­sinin reisi benimle harp etmek istemiyorsa, yanıma kadar gelsin!”[5]

Ku­reyş Reisi Ab­dül­mut­ta­lib’in, elçiye cevabı şu oldu:

“Allah adına yemin ederiz ki biz kendisiyle harp etmek is­te­mi­yo­ruz. Zaten, buna gücümüz de yetmez. Yalnız, bu mâbed, Allah’ın evidir. Onu yıkılmaktan ancak Allah koruyabilir. O kendi mukaddes beytini muhafaza etmezse, bizde Ebrehe’yi bu hareketinden vaz­geçirecek güç ve kuvvet yoktur.”[6]

Karşılıklı bu konuşmadan sonra Ab­dül­mut­ta­lib, elçiyle birlikte Ebrehe’nin ya­nına vardı.

Ab­dül­mut­ta­lib, heybetli bir görünüşe sahipti. Onu bu haliyle gören Ebrehe, içinden kendisine karşı gayriihtiyarî bir hürmet hissi duydu. Ona, şerefli bir misafir muamelesinde bulunduktan sonra, arzusunun ne olduğunu sordu.

Ab­dül­mut­ta­lib, isteğini belirtti: “Askerlerin, iki yüz devemi almıştır. Ar­zum, develerimin iadesidir.”

Ebrehe, bundan pek hoşlanmadı ve alaylı bir tavırla, “Seni görünce büyük bir adam zannetmiştim; konuşmaya başlayınca, pek de öyle büyük olmadığını anladım! Ben, senin ve atalarının tapınağı olan Kâbe’yi yıkmaya gelmişken, sen ondan söz etmiyorsun da aldığım iki yüz deveden bahsediyorsun!” diye ko­nuştu.

Ab­dül­mut­ta­lib, Ebrehe’nin alaylı tavrına aldırmadan, “Ben, develerimin sa­hi­biyim. Kâbe’nin de bir sahibi ve koru­yucusu vardır; elbette onu koruya­caktır!” diye karşılık verdi.

Bu sözler, Ebrehe’yi hiddete getirdi ve şöyle konuştu:

“Onu bana karşı kimse koruyamaz!”

Ab­dül­mut­ta­lib, yine sözün altında kalmadı ve “Orası beni ilgilen­dirmez. İş­te sen ve işte o!”[7]dedi.

Karşılıklı bu konuşmalardan sonra Ebrehe, Ab­dül­mut­ta­lib’­in gas­p edilen de­velerini geri verdi. Ab­dül­mut­ta­lib, ordugâhı terk ederek Mekke’ye geldi ve olup bitenleri Ku­reyşlilere anlattı. Ayrıca iki yüz deveyi de Allah için kurban etmek üzere işaretleyerek serbest bı­raktı.
ruhumun bedenimden sıyrıldıgı gün bedenim toprakla birleşecek.
sen yardım eyle Allah 'ım
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: ebrehe...
Çağımızın ebreheleri olan yahudi ibni maymunlara bu sözü kim söyleyecek...
Geldi üzerime üç keder bir anda,
Yalnızlık,esaret ve sevgilinin hasreti,
Yalnızlığın ve esaretin çaresi var,
Ama sevgilinin hasreti,
Sevgilinin hasreti..
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.