You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Eba Müslim Horasani

Eba Müslim Horasani

Cezalı Üye
Eba Müslim Horasani
EBA MÜSLiM HORASANİ:

Eba müslim gelmeyeydi Cihana
Eşeklerde anırırdı Mervana


Hz. Muhammed'in can düşmanı Ebu sufyandı..; Hz. Muhammed'in soyunun baş düşmanları ise Ebu sufyan oğlu muaviye ve onun oğlu yezit ve nesli oldu...

Gün oldu, devran döndü Ehl-i beyt'in öcünü almak Bir Türk komutanına nasip oldu.. Bu büyük Türk komutanı Horasan'dan yola çıktı.. İmam Hüseyin aşkına Hz. Muhammed'in sancağını açtı....

Ehl-i Beyt yarenleri Horasan erenleriyle.. Bağdat'a ve dahi Şam'a Zalim Emevi hükümdarlarının üzerine yürüdü...

Ehl-i Beyt'in intikamını aldı...

Eba Müslüm... Hz. Ali'nin dayısının torunudur... Horasan-isfahan doğumlu olup, Türkistan'da büyümüştür.. Hayatının büyük kısmı emevilerle şavaşla geçti.. sonunda.. mervan Hımarı öldürerek emevi saltanatına son verdi.. Sonra cafer Bin Mansur'u hilafet makamına geçirdi... Kendisi de bagdatta padişahlık makamına geçti..

Fakat daha sonra... Emevi hükümdarının kaçan oğulları tarafından yemekte zehirlenerek öldürüldü...

Size bugün anlatacağım kitap.. Mesruri GEDA'NIN EBA mÜSLÜMÜN TABUTU ismini taşamaktadır..

Kitap harp meydanlarında yenilmeyen bir büyük komutanın ... hile desise ile kandırılıp şehit edilmesi olayını ve sonrasını anlatmaktadır.. kitap can yayınlarından yayınlandı.. günümüz Türkçe'sine Emrullah ERASLAN tarafından çevrildi..

saygılarımla...
Bunu ilk beğenen sen ol.
Cezalı Üye
RE: Eba Müslim Horasani
Eba Müslüm'ün Tabutu adlı eserden İmam Zeynel-Abidin'in hayatını anlatan bir bölüm sunmak istedim..

Saygılarımla...

Ey Canlar... bugün ciğerler köşesi İmam Zeynel Abidin'den kelam edecem... Dinleyelim İmamın hayatını...


Selam Olsun, Nur üstüne nur olan 18 bin Alemin sahibine... Selam olsun İki cihan sultanı Muhammed Mustafa'ya... Selam olsun Velayetin Nuru Ali'yel Mürteza'ya... Selam olsun Hasan-nül Müçteba'ya... Selam olsun Hüseyin-i Kerbala'ya... ve selam olsun her türlü günahtan arındırılmış +++Ehl-i Beyt'e, Nesline... Lanet olsun Ehl-i Beyt düşmanı şeytanı lain takipçilerine.... Allah Eyvallah

Hasan Bin Temmim'den Rivayettir..

"...Ey Canlar ... iyi dinleyin... neylediler Muhammed Mustafa'nın emanetine...Görün neler reva gördüler.. Kevser havuzunun sahiplerine... Buna yürek dayanmaz... söylemeye diller dönmez... Bu bir acıdır ki.. kıyamete dek sürecek.. Bu bir acıdır ki.. Hüseyin dendiğinde... Gözler yaş ile dolacak... ve lanet okuyacak.. Ta hesab-ı kıyamete kadar...

...Zeynel Abidin..çadırda Hasta idi... İmam Hüseyin'in vasiyeti ile İmam Hüseyin Şehit düştükten sonra... Atı ZÜLCENAH Annesiyle İmam zeynel Abidin'i medineye götürdü...ve daha sonra.. Haber geldi diyarı Kerbela'dan...

Şah Hüseyin şehid düşmüş... üzerinde dedesi Muhammed'in zırhı ve kılıcı ... 33 mızrak ve sayısız ok yarasıyla... Ve yanında Muhammed'le Uhud'ta Bedir'de ve daha pek çok yerde olan sahabeyi ikram... ve Muhammed'in sancağı yere düşmüş .. Ve o Gün güneş tutultu.. ve o günden sonra yerler gökler kan ağladı kerbelada.. ve ibret alsın tüm cihan diye ağlayan ağaç o günden bugüne... miras kaldı...

Zeynel Abidin olaydan sonra bir rüya gördü.. Rüyasında dedesi Muhammed Musatafa (sav)

---Git yezitten baban Hüseyin'in kesik başını iste ve hemen kerbelaya yetiştir; vermezse sarayın kapısına asıl ve sarayı başına yıkacağını söyle" dedi.

Zeynel Abidin yatağından kalktı.. yezidin sarayının kapısına dayandı... yezitten babasının kesik başını istedi...

Yezit ise dalga geçerek.. hayır dedi..

Zeynel Abidin Önce Allah'ın adıyla sonra Muhammed'e selam ettikten sonra sarayın kapısına sarıldı.. "sarayı başına yıkarım" dedi..

Dev gibi kapı.. Yıkılan Hayber kalasının kapısı gibi sallanmaya, kale duvarları yarılmaya başladı...

Telaşa düşen yezit..

---Ya Zeynel Abidin sakin ol veriyoruz dedi..

Kesik başı alan Zeynel Abidin.. Diyarı Kerbelaya geldi... Ölenlerin cesetleri toplandı.... Zeynel Abidin hazır bulunan cemaatle.. dua ettikten sonra... cenazeleri defnetti...

Sonra medineye gitti. Annesi şehri Banu Hatun ile buluştu. Orada yaşamak ve ömürlerini sürdürmek istediler..

Fakat yezit bin muaviye ile mervan bin hakem bu durumdan kuşkulu idiler. Toplanabilirler.. yezidin üstüne gelebilirlerdi.. Bunun üzerine yezit mervanla konuştu... imamı tutuklamak için yumuşak bir yol gerekiyordu.. Zira kerbela'nın kanı kurumamıştı... Amr bin As akıllı bir kişi idi bu işide o yapabilirdi..

Mervan bin hakem (peygamberin can düşmanı Ebu Cehil'in oğludur) ;

-- Ey ibni As, Halifeliğin sana çok ikramı olmasını ve mevkiye sahip olmayı ister misin?

İbni As;

-- Evet isterim

Mervan bin hakem;

-- Öyle ise, Hüseyin oğlu Zeynel Abidin'i ve annesini buraya getir. dedi


Amr bin As;

-- nasıl olur? kerbela mezalimi henüz daha hafızalardan silinmemişken, Bütün dünya sizi lanetlemekteyken, bu olay halk arasında bir nifak konusudur.. Sizler bırakın Zeynel Abidin'i o eski hataları düzeltmeye çalışın..
deyince..

Yezit;

---- Evet! bizde onun için Zeynel Abidin'i istiyoruz onunla barış yapacağız ve onun isteklerini kabul edeceğiz. ona hiçbir zarar ve zeval omayacaktır..

Bunun üzerine, Amr bin As kendisine kesin bir söz verilmesini ancak bundan sonra Zeynel Abidin ve Annesini getireceğini söyledi..

Yezit şeref sözü verdi... Amr Bin As... Zeynel Abidin'e durumu anlattı.. Onlar hayır deyince...

Ya Zeynel-Abidin! Benimle gelmezsen seni zorla götürecekler.. ama benimle gelirsen hayatın garanti olacak.. İmam başkaca çare olmadığını anlayayınca yola çıktılar.. ve şama vardırlar..

Yezit ilk zamanlarda verdiği sözü tutuyor.. İmamı hoş tutuyordu.. Bir cuma vakti zeynel Abidin camide hutbeyi ben okuyayım dedi. Yezit izin verdi...
Zeybel-Abidin mimbere çıktı..

Zeynel-Abidin:

--- " Ey cemaat! Size bir söz söyliyeyim, dinleyin! İbadeti Tanrı kimin için farz kıldı?

cemaat;

---"Hz. Resulün ümmeti için farz buyurdu..

İmam;

-- Sizin peygamberiniz kim dedi?

cemaat;

-- Muhammed Mustafa'dır.. dediler

İmam;

-- O peygamberimiz dediğiniz Muhammed'in evlatlarına düşman olmak nasıl olur?

cemaat;

--- " Muhammed'in evladına ve Eshabına düşman olan müslüman değildir. Ona cennet haramdır. Onlar cehennemden çıkmazlar..

İmam;

---Peki reva mıdır ki, o peygamberin evladının başını kesip bizleri burada hapis edersiniz? yarın Tanrı'ya ne hesap vereceksiniz? diyince, camide bir figan yükseldi.

cemaat:

-- "Bu kabahati işleyen kafir olur, zalimdir dediler..

İmam , yezit benim babamı öldürdü .. Allah hiç kuşkusuz bunun hesabını soracaktır... Diyince cemaat ayaklandı.. Mervanın askerleri geldi.. İmamı mimberden indirdiler... Annesinin yanına getirdiler..

Durumu öğrenen Annesi Şehri banu hatun hüzünlendi.. Amr Bin As bu durumu görünce nedenini sordu..

Şehrebanu hatun:

Oğlumuda öldürecekler dedi...

Amr Bin As; " ya şehribanu yezit'in oğlunu öldürmesi ben hayatta olduğum müddetçe mümkün değil ama sizden bir isteğim var...
Oğlun bana yarın kıyamet günü şefaat etsin ve yazılı bir belge versin...

Devam.. edecek.....

Saygılarımla...
Bunu ilk beğenen sen ol.
Cezalı Üye
RE: Eba Müslim Horasani
1. bölüm devamı.

Gün geçtikçe İmam çevresinde toplanan ve etkisinde kalan mümin sayısı artıyordu... Bu durumdan rahatsız olan Mervan yezitin yanına gitti.. Ya yezit zeynelabidin'i ortadan kaldıramazsan.. halifeliğin tehlikeye girer. onu öldür.. Oda Amr bin As'sa söz verdiğini söyledi.. bunun üzerine düşündüler ve şeytanca bir çözüm buldular.

Mervan:

-Ya yezit, kolayı var, İmamı sandığa koyalım, yere gömelim. Sen dahi sağ girip sağ çıktığına yemin edersen yemininde hilaf olmaz dedi..

Yezit buna razı oldu. bir sandık hazırladılar. Akşam olunca imamı yanına istedi.

İmam zeynel Abidin, Annesine. Ey degerli Anam. Rüyamda gördüm. benim bir müddet sefer etmem gerek.. benim için ağlama, beni tutup bir sandığa koyup yere gömecekler. Tanrı beni kurtaracak.. kayseriye gitmem gerek. Nasip olursa yine kavuşuruz dedi..

Zeynel Abidin saraya girer girmez. Mervan tarafından yakalattırıldı. ve sandığın içine koyuldu. saray bahçesine sandığı gömdüler. sabah olunca İmam'ın kaybolduğu duyuldu. sevenler bir kez daha üzüntüye boğuldu. İmam'ın kaybolduğunu duyan Amr Bin As 'yezittin yanına gitti. "Ey yezit! Bana söz vermiştin neden imam'ı öldürdün? dedi. Yezit ben Öldürmedim sözüme sadığım dedi.

Mervan ile yezit sandığın gömülü olduğu yeri kontrol ettiler ve gittiler. Bahçivan o gece korkulu bir rüya gördü. Rüyasında gördüğü yere gitti. bir şeylerin gömülü olduğunu gördü. kazdı. sandığı buldu. açtı. ve İmamı çıkardı. Ayaklarına kapandı.

ve. - Ey İmam el Müminin! sandık işçinde neylersin? Bu mel'unlar sanada mı kast ettiler diye ağladı...

İmam bahçivanı teskin etti. ve kendisi için bir iyilikte bulunmasını istedi. bahçıvan; "başım üzerine emreyle" dedi

İmam; Şehir içindeki rum kervansayarına git. Orada Mutakil derler bir kişi var onu bul. Ona bir mektup yazacağım götür cevabını getir.

Bahçıvan yazıyı götürüp bezirgana verdi. Bezirgancı hemen imamın yanına geldi..

--- Ey sultanım! halin nedir? deyince İmam "Bunca işkence çektim." dedi Mükatil.. gece olunca. İmamı kervanın içine koydu... ve birlikte gittiler..

Bir zaman sonra malatya iline vardılar. malatya kayseriye bağlı idi. kayserinin rum sultanına şamdan, bağdattan ve dahi medineden gelen kervanların hediyeler getirmesi adettendi. ama Mutekil bunu unutmuştu.

İmam Ya Mütekil neden üzüntülüsün dedi..

Oda durumu arz eyledi..

İmam; -kayseri sultanının bir baş ağrısı vardır.. sana sorrarsa hediyen nedir diye. Deki sultanım bir usta hekim getirdim yanımda sizin baş ağrınız için.. Onu yezit duymadan alıp kaçırdım. beni sorarsa gösterirsin. derdinden kurtulunca sana çok hediyeler verecektir."

Mukatil, İmam'ın ayağına kapandı. " saddaksın ya İmam!, sultanın baş ağrısı çektiği doğrudur." dedi.

Bir süre sOnra kervan kayseriye vardı. Mukatil. Sultanın huzuruna vardı. Sultan. bana ne hediye getirdin diye söyledi.

Mukatil. durumu arz etti. usta bir hekim getirdiğini söyledi. Sultan. hekimi sorunca.

Oda. Hekimin burda olmadığını ama tacını başınıza giymenizi söyledini söyledi.. İmam'ın tacını Sultana giydirdiler. bunun üzerine.. Sultanın Baş ağrısı hemen geçti.

Sultan rahatlayınca söze başladı. Ey Mukatil. şamda o Muaviye oğlu Yezitten ne haber? kendisi müslüman ama kıyamette şefaat umacağı peygamberin evladına kasteylemiş, şehit ettirmiş" Diyince. Mukatil ağlayarak kerbela olayını anlattı. Sultan dahi ağladı. Mukatil. İmam Zeynel Abidin-i kaçırdığını. yezittin onuda ortadan kaldırmak istediğini başındaki tacında İmam'ın olduğunu söyledi. Sultan memnun oldu.. İmamı yanına istedi. İmam'ın elini öptü..Önünde müslüman oldu. yanında bulunan birçok bey ve vezirde müslümanlığa geçti. fakat sultanın oğlu müslüman olmadı.. oradan uzaklaştı. Sultan İmam'a tahtı teklif etti ancak İmam oğlunun müslümanlığı kabul etmedini görünce retteti. Fakat o günden sonra Kayseri sultanın hazinesi altınlarla dolmaya başladı. devletine her gün yeni yerler eklenmeye başladı. Bu sırada İmam'ın kayseride olduğunu duyanlar geliyor. ve İmam kayseri etrafında her geçen gün daha çok sevilmeye ve sayılmaya başlıyordu.

Bir süre sonra..yezit ve Muaviye İmam'ın Kayseriye kaçırıldığını duydu.. ve Orada çok izzet ve ikram gördüğünü öğrendi... Bundan oldukça endişelendi.. ve Halifeliğinin elinden alınacağı endişesine düştü..

Mervan:yezite. kayseri sultanının onlara karşı duramayacağını elçi gönderip İmamı istemelerini. vermezse üzerine ordu gönderilmesini emretti. Mervan bir mektup yazdı. Amr Bin As'a verdi.

Bu durum İmam'a ayan oldu..

İmam Sultanın yanına gitti.

---Ey şah-ı rum. Yezitten elçi geliyor. beni senden isteyecekler..Sen elçinin boynunun vurulmasını cellata emret! ben de Şanı Yüce Allah'a dua edip senin için şefaatçi olayım

Sultan emir senindir. dedi.

Bir süre sonra. ibni As divana geldi. Zeynel Abidini taht üzerinde otururken gördü. İbni As edeple selam verdi. gösterilen yere oturdu. İmam'ın yanında oturan sultan. Ey kişi dileğin nedir dedi.

İbni As. Şam'dan geliyorum. Yezit bin Muaviye'den selam eder. deyince.

Sultan. -- Ben peygamber evladına kast edenlerin selamını almam.Muradın ne ise hemen beyan et! dedi.

İbni As, yezidin bir esiri yanınızdadır. onu almaya geldim. eğer onu vermezseniz.. yezit yemin etti.. üzerinize geliyor. ölüm vaktinize hazır olun..deyince sultan gazaba geldi" Bre melün size kim derler? Adın nedir?

-Adıma Amr Bin As derler. Muaviye zamanından beri vezirlik ederim..Sultan.. Bildim ki sen taht üzerindeki Şah için geldin.

İbn As: evet onun için geldim.

Bu kişi kimdir Bilir misin?

- O Resullullahın ciğer köşesi İmam Hüseyin'in oğlu Zeynel Abidin'dir. dedi..

Sultan: -- Resulullah dediğin kimdir?

- Ahır zaman peygamberi Muhammed Mustafa'dır. dedi..

Sultan..- O cümle peygamberlerden üstün müdür ?

--- Evet üstündür dedi...

Sultan:-- Ey Münafık! Öyle bir izzetli kimsenin torununu şehit edip.. Ehl-i Beyt'i ni esir ettiniz?

Amr Bin As: ben etmedim dedi.. yezit ile mervan öldürdüler..

Sultan; Sen Muaviye zamanından beri vezir değilmiydin? bu yapılanlar reva değldir..ve sende onlarla birliktesin dedi..

ve askerlerine.. Tutun şu münafığı! Hınzırın boynunu kesin! dedi..hemen cellat kalktı yürüdü.. Bunun üzerine Amr Bin As... feryad etti..

-Ya imam. Sen mürevvet kanisin. ceddin Muhammed Mustafa, deden Aliyel- Mürteza ve atan İmam Hüseyin ruhu için bana inayet eyle.." diyince..

İmam: - Ya İbn-i As, Şefaati bu dünya için mi yoksa öte dünya için mi istiyorsun?

İbni As, " bana dünya gerek.. Ahireti nasıl bulursak öyle olur. dedi.

İmam. sana öte dünya için benim koruyucum olman şarttıyla şefaat edeceğimi söylemiştim

hatırladın mı. sözünde durup görevini yapmadın.. onun için pişman olacaksın.. bunun üzerine.

İbni As: "Ben ahiretten geçtim burada beni kurtar" dedi.

İmam: Ya İbni As! Sözünde dursaydın ebedi cennette kalırdın. Şimdi sende Muaviye ve Yezitle berabersin..senin yerin cehennemdir.

İmam, sulatana döndü İbni As'ın hayatının bağışlanmasını istedi.. ve Annesi Şehrebanu hatun ile diğer kişilerin geri verilmesini isteyen eğer verilmezse büyük bir orduyla şama geleceğini belirten bir mektup yazıp.. İbn Bin As 'a verdiler..

Yezit. mektubu okuyunca büyük bir korkuya düştü. Mervanın yanına gitti. mervan'da asker hazırlayıp üzerine gidelim dedi. Yüzbin asker toplandı. ve kayseri üzerine yola düşüldü.

Bir süre sonra Yezittin ordusunun her yeri yakıp yıkarak geldiği duyuldu. İmam Bir su kenarına gitti. Elini yüzünü yıkadı.. Dua etti. Tanrı'dan yardım diledi. Bu sırada ortalık toz duman oldu.. bir at geliyordu. Bu gelen at. İmam Hüseyin'in atı ZELCENAH idi. İmam çok sevindi. Zülcenah gelip İmam 'ın önünde diz çöktü..Yüzünü İmam'ın ayağına sürdü. İnsan gibi ağladı.. İmam Zülcenah'a bindi şehre gitti.. Yezitin ordusunun geldiğini öğrendi. ve Sultan'da ordusunu harekete geçirdi Bir süre sonra iki ordu karşılaştı.

Yezit:- Ey sultan. seninle kavgam yoktur. Lakin senden Hüseyin oğlu Zeynel Abidin'i isterim.

Bunun üzerine. ZeynelAbidin. Zülcenah'ı meydana sürdü.

-Ey Yezit! Benim. Zeynel Abidin İbni Hüseyin! Ey münafık, Haramzade Yezit.. işte karşındayım. Yiğit isen. er isen. ileri gel. seninle kerbelada olan hali beyan edellim.. dedi ve yezit ordusunun içine daldı. Yezit bu durumu görünce kalbine korku düştü. Mervan'a Koymayın gelmesine izin vermeyin dedi.

Yüzbin asker imamın üstüne yürüsede İmam. Yezit üzerine doğru gidiyordu. Önündeki saffı yaran Zülcenah. Yezit'e kavuşmak üzereyken. yezit kaçtı. Bunu gören Yezitin ordusu dağıldı ve bozuldu. Bundan yararlanan Sultanın askerleri yezidin askerlerini yendi. yanındaki birçok ganimet ve eşyaya el konuldu. bir çoğu esir alındı. ve dahi öldürüldü.

Yezit arkasına dahi bakmadan Şama kadar kaçtı...

Yezit şama gelip saraya oturunca. Mervan;- Ya yezit kavagadan neden kaçtın. sen kaçınca ordu bozuldu. dedi.

Yezit: - Ey Mervan. Eğer benim gördüğümü siz görseydiniz ödünüz patlardı..

Mervan:-Ne gördün ? dedi

Yezit: -Ben zeynel Abidinle karşılastığımda. sağında Muhammed'i. solunda Ali'yi. Önünde. Hüseyin'i başsız olarak gördüm. Başının üzerinde bir beyaz kuş. Onu kanatları ile koruyordu. Onlar hep beraber bana hücum ettiler..O meydan yeşil kanatlı.. ve kırmızı kanatlılarla doldu. Korktum. Bilmem bundan sonra halim ne olur.

Yezit. Göz altında bulunan Şehrebanu Hatun'u ve göz altındakileri.. Kayseriye gönderdi.

Allah Eyvallah.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Cezalı Üye
Eba Müslim Horasani ve Emeviler
Eba Müslim Horasani ve Emeviler



".... İmam Hüseyin'in şehadetinden sonra, mel'un yezit'in hırsı dahada arttı,, bu defa İmam Hüseyini seven Al'i abaya muhabbet besleyen ülkelere savaş açtı ve İran'ın alınmamış birçok yeri alındıktan sonra sıra Türkistan diyarına geldi...

Kutaybe kumandası altında bir ordu Türkistan'a yürüdü, Kumandan Türklerin şiddetli biçimde direndiğini görünce:

--- " Bir Türk öldürmeyeceğine" dair şartnameyi Türk Komutan Girgan'a gönderdi. Birer sureti Türkistan şehirlerine gönderilen bu şartnameye itimat eden Türkler, silahsız olarak direnmeden Biy'at etmek için geldiklerinde;

Kumandan kutaybe tarihi kaynaklara göre 180 Bin Türkü Enderhez nehri üzerindeki değirmene götürerek Türk kanı ile değirmeni döndürmeye başladı..

Tarih görmedi böyle bir vahşeti, Türklerin erkekleri nin başlarını kestirerek kanından değirmen döndürüyor, bu kan ile yapılan ekmeği Kutaybe yiyordu...


Oysaki Kutaybe, askerlerinin önünde evvelce yemin etmiş, Türk kanıyla Değirmen döndüreceğine dair yezite söz vermişti...

tarihi kaynaklardan edilen bilgiye göre, değirmenin oluğuna akan ve burayı dolduran kan tortusu poyradan geçemiyerek tıkadı, bunun üzerine Kuaybe yezite verdiği yemini yerine getirmek için arka su bıraktıve böylece kan ile un öğtülmeye devam edildi..


Öyleki En son Türk kaldığında onu serbest bırakarak



".. işte Biz and olsun ki, Allah'a ve size verdiğimiz sözü yerine getirdik:

". Bir türk kesmeyeceğim dedim ve bir Türk'ü azat ettim..."

Bu elim faciadan sonra savunmasız Türk illerine giren Yezit orduları hayatta kalmış erkekleri topladılar Talkan şehrine giden yol kenarlarındaki ağaçlara birer birer astılar, kadınlar ise esir olarak şam'a götürüldü..

İşte emeviler kendi dillerini konuşmayan ve kendi iradelerini kabul etmeyenlerin müthiş düşmanı olmulardı.. Türklerden evvel AYNI akibete farslılarda uğramıştı...

Emevilerin Türk katlşmalarından sonra Türk illerini gezen bir şair

".. Medeniyet merkezleri denilen yerleri Semerkantı, Buharayı ve daha nice yerleri gördüm .. heyhat!! harabe yığınları, ve tarumar olmuş yanmış yıkılmış sehirlerinden gayrısını görmedim.." demiştir...

ve Bu zülümler uzunca bir süre devam eyledi..

Zulüm altında ezilenlerin Ah-u zarı göklere ulaşınca, cümle fars ve Türkler birleştiler, Ehl-i beyt'in hz. Muhammed'in Sancağını Türkistanda açtılar...

Hz. Muhamed'in sancağının altına Şia Farisiler, ve Cümle Türk beyleri, birleştiler medine'de ise Arap Ehli beyt yarenleri Bu müjdeli haberi duyunca isyan bayrağını onlarda kaldırdı..

Büyük Türk komutan EBA MÜSLİM HORASANİ, Fars üzerinden Hilafet merkezine yürüyordu.. ordu büyüdükçe büyüdü..

yapılan Muharebede Emeviler yenilgiye uğradı.. saltanata son verildi.. Ehli beyt'in intikamı günlerce Emevi yanlılarının kanları akıtılarak sürdü...

Böylece Allah'ın zalimler üzerine olan gazabı yerine geldi... Cehennem ehli emeviler ve lanetmiş soy ÜZERİNE, KEVSER SURESİNDEKİ VERİLEN AHİT YERİNE GELDİ...

PEYGAMBER'İN DÜŞMANLARINI ZALİM HAKİMİYETİ YERLE BİR OLDU...

Zindanlardaki Şialar serbest bırakıldı...

Devam-ı var..



Kaynak: Kur'an da İbadet Müslüman'a Saadet, halil ÖZTOPRAK, Hüseyin ERDOĞAN, S.29-30
Bunu ilk beğenen sen ol.
Cezalı Üye
Eba Müslim Horasani ve Emeviler-2-
1. BÖLÜMÜN DEVAMI


Ebamüslim Hilafeti evvela Hz. Resul'un torunu olan İmam-ı Cafer'e teklif etti ise de. İmam Kabul etmedi. Bur kerede Hz. fatıma'nın diğer torunlarına teklif edildi. onlarda kabul etmedi...

Bu seferde zindandan çıkarılan Hz. peygamber'in amcası Abbas'ın torunlarından Abül-abbas'ın halife olmasına karar verildi.

Abülabbas Şia ve Muhibbi Ehlibeyt'i Resul-ullah adıyla halife edildiği halde yerine geçen diğer halife Abulcaferül-mansur kendilerini hilafete geçiren Ebamüslüm'ün Kumandanlığını çekemeyip kahramanlığından çekinerek, hile ile öldürmeyi düşündü..

Ebamüslüm'e bir nağme yazıp övgüler düzerek

".. senin kılıcın sayesinde hanedanımız hilafete geçerek ikbalimize sebeb oldun. Sen bizim velinimetimiz'sin davetimize icabet etmeni beklerim..."

daveti alan Ebamüslüm, saf ve temiz bir genç olduğundan, Halifeyi ziyarete geldi..

Sohbet sırasında

".. Şu şahane kılıcın misilli kılıç yaptırıp askere dağıtmak üzere lütfet kılıcını biraz müsade et de ustalara gönderelim benzeri kılıç yaptıralım..."

Demesine kanan Ebamüslüm kılıcı kabzasından çekip hürmetkerane Halifeye uzattı..

Halife, kılıcı alıp ustalar götürün emrinden sonra, ellerini şiddetle çarptı.. İşareti alan celatlar, kılıçsız kalan Ebamüslüm'e saldırdı

Halife Bu arada öldürün öldürün diye bağırıyordu...

Ebamüslim'in öldürülmesinden sonra, Abulcaferül-mansur Türkler ve farslıların tekrar bir araya gelmemesi için mezhepleri uydurmaya karar verdi

İmam Hanifi, İmam şafii, hanbeli, maliki tümüne haber saldı.. Bağdat şeyhüsselamlığı önerdi.. yeni bir mezhep ve islami yorum yapmaları için ısrarcı oldu..

Fakat Bu İmamların tümü, Evvel emirde İmam Cafer'in hem öğrencisi idi. hemde Ehl-i beyt varken başka İmam'a tabi olunmaz diye red ettiler..

Abulcaferül-mansur'un hiddeti bir kat daha arttı, bu İmamların tümü İmam Cafer'i üstün kabul ettikleri ve Halifeyi geri çevirdikleri için hapse atıldı, zindanlarda Falakyla işkenceyle öldürüldü..

Kaynak: Kaynak: Kur'an da İbadet Müslüman'a Saadet, halil ÖZTOPRAK, Hüseyin ERDOĞAN, S.29-32
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.