You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Dünyada katliam var hayvanlar uyuyor

Dünyada katliam var hayvanlar uyuyor

General
RE: Dünyada katliam var hayvanlar uyuyor
Kaynak habertürk.com
Komisyon Başkanı Miroğlu,Diyarbakır Cezaevi'ni anlatırken gözyaşlarını tutamadı orhan miroğlu diyarbakır cezaevini anlatıyor

Babam Diyarbakır Cezaevi'nde her zaman ziyaretime gelirdi , annem yaşlı olduğu için çok gelmedi ilk gördüğünde beni tanıyamadı
"Annem Kürtçe ve Arapça bilirdi Türkçe konuşamazdı.cezaevine girmeden 26-27 yaşındaydım. gayet iyiydim Kurtoğlu'ndaki işkenceler, açlık ve Diyarbakır Cezaevi'nde yaşadıklarımız kilolarımızı alıp götürmüştü.,
40 kiloydum Annem, beni tanıyamadı.Kürtçe konuştu, gardiyan Kürtçe yasak' dedi. Sonra Arapça, dedi. Gardiyan müdahale annem görüş kabinin içinde yıkıldı."Görüş günleri eziyetti dayakla gidip geldik bedenlerimize değmedi. Banyoda kış ayı olmasına rağmen buz gibi suyu hortumla üzerimize tuttular." İşkencelerin direnişlerinin ardından işkencelerde azalma oldu Diyarbakır Cezaevi'yle yüzleşebilseydik ülkenin siyasi tarihi azda olsa farklı olurdu.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Dünyada katliam var hayvanlar uyuyor
Kaynak ilkehaber.com
DİYARBAKIR CEZAEVİ KADINLAR KOĞUŞU VE ‘SOYUNUN ULAN!’ SESLERİ...Diyarbakır Cezaevi’nde 8 yıl yatan Emine Turgut, yaşadığı insanlık dışı işkenceleri anlattı.

“10 yıl yattım cezaevinde. 1981 Ocak’tan 1991’e kadar. 8 yıl Diyarbakır Cezaevi’ndeydim. Cezaevinde 19 yaşındaydım. Gözaltında her türlü işkenceyi gördük. idam da edilecek olsak cezaevine gidelim diyorduk ama bilmiyorduk cezaevinde yaşayacaklarımızı. Sadece işkenceden kurtulmayı düşünüyorduk İlk Diyarbakır’a getirildiğimizde, erkekleri dövüyorlardı. Tek kadındım Su istedim 3 hücrede gözümü açtım. Soymuşlardı beni. Karşımda köpek Co. Üzerimde İstiklal Marşı, andımız, bunlar ezberlenecekti su istemek için döndüm beni dövdüler

Esat Oktay talimat verdi. marşları okumamı istedi. Donmuş durumdayım, dayak yemişim,marşları söylenmem isteniyor. ‘Hatırlamıyorum’ diyemedim. Kâğıdı almıştım elime. Korkuyordum titriyordum. imansız’, ‘diazem’ yazılı coplarla giriştiler bana. hücrede buldum kendimi yine. 
KARŞIMDA CO...uyandım. Kıpırdayamadım Köpekten korkuyorum. beni, yanına attılar, ‘13-14-15 yaşındaki kızlara sabah akşam işkence ettiler dövdüler. İşkencenin her türünü görüyorduk. Kadın olmak sertliği azaltmıyordu. boklu suyun içine atarlardı bizi. ellerinde bayrak marş söylememizi isterlerdi. 140 marş. Bilmemek dayak yemekti. Yaşlıların önlerine atardık uyuyamazdık. kadın kimliğimiz rağmen Her türlü işkenceyi yaptılar bize. 

cezaevinden sonra, vücudumda şarapnel parçası vardı işkenceden dolayı girmişti vücuduma işkence yapılırken, eşimiz ve çocuklarımıza izletirildi Esat Oktay. Köpeğinin ısırmadığı kimse kalmadı Cinsel organım parçalandı tedavi olamadım. onunla yaşamak istiyorum, unutmamak için.” Bir köpek sesiyle askerler hazır ola geçti. Yüzbaşı Esat Oktay’ı, işkenceci ekibini ve Co’yu gördük. Bize ilk cümlesi; ‘Aybaşı mı oluyorsunuz, Co kokuyu aldı Burası Diyarbakır burada Allah benim. Hepiniz dediklerimi yapacaksıniz diyen oktay yıldırayım Gitmesiyle, askerlerin bizi tekme-tokat dövmesi bir oldu.

Soyunun ulan!’ sesini duyduk. soyunmayınca 20 asker bize tüm güçleriyle vurmaya başla. Bir arkadaşın kulağı patladı.kadınların kazaklarını. Çamaşırlarını ve sutyenlerini çıkardılar yırttılar sarkıntılık yaptılar Tam bir hayvanlık
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Dünyada katliam var hayvanlar uyuyor
Kaynak bianet.org
Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi tanıklar anlatıyor

Beş yıllık bir kabustu, amaç kimliğimizi ve kişiliğimizi ortadan kaldırmaktı, insan soyu böyle zulüm görmedi, cehenneme giden yolda bizi açlıla terbiye ediyorlardı... Diyarbekir zindanında
"Hakkarili yaşlı bir adam vardı; o kötü şartlarda namazını kılardı Kürtçe yasaktı görselerdi öldürürlerdi ben kendimi öldürmek istiyorum" dedi. çok şaşırdım Müslüman bir adam bunu nasıl der? 'Onu bu hale düşüren neydi Adnan Güllüoğlu 30 yaşındaydı. 12 Eylül işkenceleri nedeniyle kulağında yüzde 70 duyu kaybı var Şanlıurfa'da işyeri hekimliği yapıyor.

Diyarbakır 5 Nolu Askeri ceza evi.Göz görür dil anlatamaz 14 yaşındaki çocuklar soruşturmada kaldı işkencelerden nefes darlığı, böbrek rahatsızlığı ve bel ağrısı kaldı. Çocuklarımızla, eşimizle, konuşurken asabileşiyoruz,"26. Koğuştaydık. çatıda bir miyavlama sesi geldi. Koğuşta 140'a yakın insandan 50'nin üzerinde insan ağlamaya başladılar! İnsanlar bir kedi sesine bile hasrettiler hüngür hüngür ağladılar.
o ses yaşamı ve özgürlüğü bize çağrıştırmıştı."
Çocuk olduğum için daha fazla işkence yaptılar

16 yaşında çocuk yaşta .İdamla yargılandılar 24 yıl ağır hüküm giydiler. İşkencelerde kulak zarları patladı yıllar geçmesine rağmen yaşadığı işkencelerde romatizma, bel ağrıları çekenler var
TKPML-TYKO davasından Garabet Demircioğlu
Maşallah"lı sünnet elbisesi giydirerek, törenle sünnet ettirdi Esat Yıldıran gururla "Garebet'i sünnet ettirdik, ismini Ahmet olarak değiştirdik. Artık adı, Garbis değil Ahmet'tir" diyordu.
ASALA'nın eylemlerinden dolayı, gece yarısı komando baskınlarıyla hepimizi dayakla yere seriyorlardı Ermeni arkadaşlarımıza fare yediriliyor özel olarak dövüyorlardı. Masum insanları
ASALA cı ve pkk lı olmakla suçluyorlardı
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Dünyada katliam var hayvanlar uyuyor
Kaynak bianet.org
Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi tanıklar anlatıyor

Mahmut Yiğiteli Bütün İşkence aletleriyle Lice'ye getirdiler Eşinin yanında çırılçıplak soydular, askıya aldılar, elektrik verdiler, oto lastiğine koydular. Yanında eşini taciz ettiler... Yiğitel, 12 yıl ceza aldı, anlatıyor.koğuşta Hasan dayı diye bir Yezidi vardı; PKK'liler Hasan dayının evine gidip geliyorlar.ve üzerine iftira atıyorlar Hasan dayı yakalanıyor, pkk lıların attıkları iftiralarla diyarbakır cezaevine atılıyor Hasan dayıyı rahat bırakmıyorlar işkence yapıyorlar.

Hasan dayı bir kayalığın başına silah saklamışım, beni götürürseniz, gösteririm" diyor. Bir uçurumun kenarına gidiyorlar. Hasan dayı,Askerler yeri kazmayla uğraşınca, Hasan dayı uçurumdan aşağı atıyor. Uçurumdan atlıyor Bir kolu, bir bacağı kırılıyor, bir gözü kör oluyor.Hasan dayıyı bizim koğuşa atmışlardı. Ayağı, kolu sakat bir gözü kör, Türkçe bilmiyor, kimsesi yok.sessiz sedasız ranzada uzanıyor hiç sesini çıkarmıyor, bir şey istemiyor

Bir gün hücremize Diyarbakır Eski Belediye Başkan Yardımcısı Kemal Ezber'i getirdiler. Ezber, arkadaşım ve dostumdur. hiç bir örgütle ilişkisi olmamıştı. Ancak iftira atarak TKP ile bağ kurmuşlardı. Öğrencilik döneminde devrimciydi Burnu 3 defa kırılmıştı. Akıllı, zeki, espriliydi Hoş geldin dayağından hücreye getirdiler.askerler geldiler.Yeni gelen ibne dışarı çıksın" dediler. Kemal Esas duruşta bekliyordu Askerin biri ulan ibne, hangi örgüttensin?" dedi.Kemal dayağın korkusuyla, Cumhuriyet Halk Partisi örgütü üyesiyim komutanım." cevabını verdi.
CHP isimli bir örgütü duyulmamıştı Cezaevine binlerce insan geliyordu. BPKK, TKSP, KUK, DDKD, RIZGARİ, KAWA, TKP, TİK-KO, KURTULUŞ, DEV YOL gibi örgütler vardı Gardiyanlardan biri bağırdı;- Vay be, yeni bir örgüt kurulmuş. Ulan orospu çocuğu, şimdi ananı s..tik. Kemal'e yüzlerce cop vurdular ve komaya soktular.

Nuri Sınır: İnsan soyu böyle bir zulüm görmedi
O 51 yaşında; cezaevinde 27 idi yaşı. Bel fıtığı, reaksiyon sağlık problemleri yaşıyor... 4 sağlam dişini çürükler yerine cezaevi diş hekimi çekmiş almış... Diyarbakır belediyesinde çalışıyor anlatıyor.
Aziz Nesin diyarbakır cezaevinde kalmış cezaevi uygulamaları için insanlarla görüşmek istiyordu anlatmaya başladım, Aziz Nesin Yahu çocuklar, ben kendi hayal dünyamı çok geniş biliyordum. Ama bakıyorum ki, Kürtlerin hayal dünyası benimkinden daha çok genişmiş."anlattıklarımıza inanmadı ve anlattıklarımızı bir hayal ürünü olarak değerlendirdi.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Dünyada katliam var hayvanlar uyuyor
Kaynak bianet.org
Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi tanıklar anlatıyor

Haluk Yıldızhan: Diyarbakır 5 Nolu askeri cezaevi
44 yaşında; 8 yıl hapse mahkum oldu, altı yıl hapiste kaldı. Unutkanlık, stress, şiddetli baş ağrıları ve telsiz sesine dayanamam gibi sorunları yaşıyor...ticaretle uğraşan Yıldızhan diyarbakır cezaevinde gündelik yaşamı anlatıyor.
"Koğuş her sabah 5:30'da kaldırılırdı. kör jiletle susuz, sabunsuz ve aynasız, yüzleri kanata kanata yapılan tıraştan sonra sayıma kadar "eğitim" düzeninde, marşlar okunurdu

Sayım düzeninde görevli sopayla vurarak saydırırdı. koğuş cezalandırılırdı.havalandırmada, içeride daracık yerlerde soğukta saatlerce eğitim yapılırdı.Nutuk okutulur sesli bir şekilde tekrarlardık
"Diyarbakır 5 nolu Askeri Cezaevinde amacımız geçmişe takılıp kalmak değildir geçmişi unutmanın geleceği kaybetmek olduğunu çok iyi biliyoruz... anlatacaklarımız sayfalara sığmadı, yetmedi ve anlatılanların sadece yüzde birini anlatmaya çalıştım,"
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Dünyada katliam var hayvanlar uyuyor
Kaynak mehmetsaliharvas.tr.gg.com
AHISKA KATLİAMI

ahıska Sürgününün sebebi anlaşılmamıştır.  şu düşünceler ileri sürülebilir. Ahıskalıların Türkiye’ye sınırdaş olmaları Türkiye’ye muhabbetle bakmaları ve bölgeyi Türklerden temizlemek isteyen Ermenilerin Moskova’ya baskıları sürgün sebepleri  sayılabilir. Kırım’ı Türksüz bırakmak kastıyla yapılan sürgünde Ahıska Türklerinin Alman işbirliğinden dolayı sürülmemiştir

Ahıska Türkleri sürülürken onlara "Sizleri Alman tehlikesinden korumak için başka yerlere naklediyoruz" gibi bir bahanenin öne sürülmüştür Ahıska Türkleri Orta Asyadaki kazakistan ve Özbekistana dağıtılmışlardır Sürgün Ahıska köylerinin boşaltılması ile başladı.Askerlerin kontrolünde gerçekleştirilen sürgün, halkın, vagonlara bindirilmeleriyle son buldu. vagonlardan sağ çıkılamayacaktı.

Tanıklardan Nuru Feyzullayeva şöyle diyordu; "Gece askerler köyümüzü kontrol altına aldılar 2 saat içinde toparlanmamızı emrettiler. Neden sürüldüğümüzü anlatmadılar sadece vazifemizi yapıyoruz" diyorlardı. "Böyle emredilmiştir" diyerek 220’ye yakın Ahıska köyü ve Türk Müslüman nüfusu bir gecede Orta Asya’ya sürüldü. Tanık Latifşah Baratoğlu şöyle diyor; kıyamet günü gelmişti. halk, sokaklarda kamyonları bekliyordu

Demiryolunda yüzlerce insanın sesi duyuluyordu. Çocuklar ağlıyorlardı. kamyonlardan biri köprüden aşağı devrilmiş, adamlar ölmüşler. Silahlı bir subay yırtık, delik deşik elbisesiyle 6 yaşındaki kız çocuğunu vagon vagon gezdiriyor ve "Bu çocuk yetimdir, babası cephede ölmüş. Ona sahip çıkın". Peki ama Rus devleti için canını veren bu çocuğun suçu neydi Her vagonda 30-40 kişi vardı. Tuvaletsiz, susuz vagonlarda hayvan gibi götürülen bu adamların suçu neydi? Ölüleri defnetmek imkansızdı. Askerler ölüleri teslim alıyorlardı Nerede cesetler, mezarları nerede? kimse bilmiyor. Bütün bu faciaya nasıl kahrolmazsın.
              
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Dünyada katliam var hayvanlar uyuyor
Kaynak mehmetsaliharvas.tr.gg.com
AHISKA KATLİAMI

Ahıska katliamında Laurantiy Beriyaya ait rapor şöyledir:Devlet Savunma Komitesi Yoldaş Stalin’e
SSCB Halk Komiteleri Başkanı Yoldaş Molotav’a
Kominist Merkez Komitesi Başkanı Malenkov’a

Devlet Savunma Komitesinin kararınca Türklerin, Kürtlerin ve Hemşinlilerin Gürcistan sınır bölgesinden tahliye işlemleri tamamlamıştır.
Türkiye’nin sınırındaki akrabaları kaçakçılık yapmakta olup, muhaceret eğilimi gösteriyor ve Türkiye istihbaratı için casusluk ve çete oluşturma kaynağı teşkil ediyordu.Tahliye için önlemler alınmıştı. tahliye edilenlerin sınırı geçmesini önlemek için Türkiye sınırımızın korunma ve gözetimi kuvvetlendirilmişti. Adigen, Aspinza, Ahıska, Ahılkelek ve Boğdan  tahliye işlemleri Acaristan Özerk Cumhuriyetinde 
gerçekleştirilmiştir.

Toplam 91,000 kişi tahliye edilmiştir.
Tahliye edilenler Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan’daki iskan yerlerine yol almaktadır. Tahliye işlemleri düzenli ve olaysız bir şekilde tamamlanmıştır.Gürcistan’ın 7 bin köylü hanesi iskan edilecektir.SSCB Gürcistan SSC ile Türkiye sınırındaki hudut güvenliğini artırmak için özel önlemler alınmaktadır

SSCB Halk İçişleri Komiseri LAVRANTİY BERİYA
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Dünyada katliam var hayvanlar uyuyor
Kaynak mehmetsaliharvas.tr.gg.com
AHISKA KATLİAMI

Ahıska katliamındaki stalinin raporlarını değerlendirdiğimizde şu sonuçlar çıkar

Türk nüfusunun sınır güvenliği için tehlike oluşturmasına eşkiyalık, kaçakçılık, casusluk yalan ve iftiraları sürgün için gerekçe değildir çünkü erkekler silah altında olup Almanya savaşındaydı. İhtiyar, çocuk ve kadınların tehlike oluşturacağı düşünülemez.Ahıska Türkleri Türklerden ayrı olarak ele alınmış ve güvenilmez oldukları vurgulanmıştır. Oysa askere alınmış ve Almanya savaşına gönderilmişlerdir. Sürgünde Gürcü liderler Beriya ve Stalinin Şovenliği dikkat çekmektedir.  
Sürülen Türklerin yerine Gürcülerin iskanıyla Türklerin Ahıskaya dönüşü imkansız görülmektedir.  Sürgün normal bir tahliye olmayıp "Ceza" gibi uygulanmış, devlet suç işlemiştir. toplu cezalandırma söz konusudur.
       
Ahıska sürgününde şu faktörler unutulmamalıdır    
 Batı Avrupa’da Almanya’ya karşı ikinci cephe açılmıştır zaferi kazanan SSCB, Türkiye ile ilişkilerini gözden geçirmekte saldırısında bir politika izlemektedir İran Güney Azerbaycanda yayılmacı bir politika izlemekte Gürcü ve Ermeni topraklarının" iadesi talebiyle ermeniler sovyetlere baskı kurmakta Sovyetlerin yayılmacılık işgalcilik ve sömürge politikalarında Ahıskalı Türkler sakıncalı görülmüşlerdir.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Dünyada katliam var hayvanlar uyuyor
Kaynak Olaganustukanitlar.com
150 bin Yahudi’yi kurtaran II. Bayezid!

Fatih hanın oğlu, II. Bayezid, 1481 de tahta geçmiş 31 yıl ülkeyi yönetmiştir. Bayezid han
Elhamra Kararnamesi ile İspanya’yı terk etmek zorunda bırakılan Yahudilere kucak açmış, Kemal Reis komutasında Osmanlı donanmasını İspanya’ya göndererek, 150 bin Yahudiyi Osmanlıya getirmiştir 8. yy.’da Kuzey Afrika’daki Müslümanlar, İber adasını İslam İmparatorluğuna dahil ettikten sonra, Hristiyanlar ve Yahudiler, Zımmi vergilerini verdikleri sürece, dinlerini korumuşlardır Yahudiler, ticaret, ve bilimde gelişmişler rahat ve huzurlu bir yaşama kavuşmuşlardı.

zamanla İslam zayıflamış ve 14. yy da iber adası İspanya’nın hakimiyetine geçmiş Katolikler Yahudileri Hristiyanlaştırımıştır Hristiyanlığa geçenlere, ‘dönme’ anlamına gelen “konverso” denilir. Yahudi konversolar için kullanılan isim ise ‘domuz’ anlamında “Marrano”dur. Yahudiler için, osmanlı zamanında cazibe merkezi olan ispanya toprakları cehenneme dönmüştür. İber yarımadasında 15. yy.’a kadar,  Yahudilik varlığını sürdürmüştür

Kastilya ve Leon Kraliçesi evlenerek, İspanya’daki İslam tasfiyesi hız kazanmıştır. 1478’de İspanyol Engizisyonu binlerce Yahudi’nin infaz emrini vermiş Müslümanların son kalesi Beni Ahmer devleti yıkılınca 2 Ocak 1492 de başkent Gırnata’daki Yahudiler için,zor günler başlamış
31 Mart 1492’de Isabel ve Ferdinand, Yahudilerin Hristiyanları inancından döndürmeye çalıştıkları’ gerekçesi ile İspanya’yı terk etmelerini emreden, Elhamra Kararnamesini imzaladılar. giderken, sahip olduklarını almaları yasaklandı. Kararnameye uymayanlar, ülkeyi terk etmeyenler ve yardım edenler ölüm cezasına çarptırılacaktı.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Dünyada katliam var hayvanlar uyuyor
Kaynak Olaganustukanitlar.com
150 bin Yahudi’yi kurtaran II. Bayezid!

Elhamra Kararnamesi ile Yahudilere İspanya’yı terk etmeleri için verilen süre, 31 Mart 1492’de doluyordu. Bu tarih, Yahudilerin matem günü Tişa beAv’a denk gelmişti. Tişa beAv, Kudüs Yahudi’lerin dünyanın göz bebeği gördükleri dinsel yapı Beth Amikdaş’ın, yıkılış tarihidir.Kemal Reis komutasında Osmanlı kadırgaları İspanya’ya doğru yola çıkar 150 bin yahudi II. Bayezid’in donanması ile Osmanlı topraklarına vardılar. onlar en şanslılarıydı Kuzey Afrika’ya geçenler, çöllerde vahşi hayvanlar ve zorlu doğa ile karşılaşıtılar.

II. Bayezid, yayınladığı bildiri ile Yahudi göçmenlere yerleşme hakkı ve vatandaşlık ve Yahudilere hoşgörüyü emretti. Yahudilere kötü muamele edenlere, sert cezalar verildi
Kemal Reis kumandasındaki kadırgalarla, Osmanlı topraklarına ulaşan Yahudiler, malarını kaybetmişlerdi ancak kültürlerini ve bilgilerini Osmanlıya taşımayı başardılar. Osmanlının, gelişimine katkıda bulundular yükselme döneminde, kalifiye insan ihtiyacının karşılanması, ateşli silahların yapımı, teknoloji ve tıp alanında önemli katkıları oldu. Saray’a hizmet ettiler Onlara İbranice, İspanya anlamına gelen “Sefarad” Yahudisi denildi. 16. yy.’da en parlak dönemini yaşayan Osmanlı İmparatorluğu’nda, saraya hizmet veren Safarad Yahudilerinin osmanlı devletine önemli katkıları oldu.

Seferad yahudileri İstanbul, Edirne Selanik İzmir, Manisa, Bursaya yerleştirildiler.II. Bayezid elhamra
kararnamesini şaşkınlıkla karşıladı II. Ferdinand’a bilge hükümdar denmesi ile ilgili olarak “Bir hükümdar, kendi ülkesini fakirleştirirken, benim ülkemi zenginleştiriyorsa ona nasıl bilge hükümdar denebilir?” dediği rivayet edilir.
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.