Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz. Ankebut-57
Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilseler! Ankebut-64
Dünya "düz" mü yuvarlak! mı?hocam
Dünya "düz" mü yuvarlak! mı?hocam
Kurt kardeş geçenlerde de fransa göndermişti sanırım bir uydu canlı yayınla falan izlemiştik hatırlıyormusun onu rosetta mıydı yoksa başka bişeymiydi
Hamdi Yazır gibileri alim olarak kabul ediyorsundur)
Ömer Nasuhi Bilmen ayetin kıyamet gününe işaret ediyor olabileceğini söylemiş ancak eklemiştir: yer küresinin bugün de devran edip durduğuna işaretten uzak olmasa gerektir .
Şifa Tefsiri: sen dağları görür de yerinde durur sanırsın. halbuki onlar bulutlar gibi geçip giderler. allah yaptığı her şeyi sağlam yapmıştır. şüphesiz o, yaptıklarınızdan haberdardır. yani dünya hareket halindedir. eceline doğru gidiyor. allah(cc) her şeyi sağlam ve güzel yaratmış. işini sağlam ve güzel yapanı sever.”
Celal Yıldırım tefsiri: dağları yerinde durur görürsün; oysa onlar bulutların geçişi gibi geçmektedirler. her şeyi sapasağlam yapan allah'ın sanatıdır bu. şüphesiz ki o, yaptıklarınızdan haberlidir. ilgili âyetle çok önemli bir husus. yüce yaratan'ın varlığına, birliğine ve mutlak düzenine delil gösteriliyor. ayni zamanda astronomi ve fizikle uğraşan ilim adamlarına ana fikir veriliyor ve kur'ân'ın insan kafasının ürünü olmadığına işarette bulunuluyor. böylece kur'ân dünyanın kendi ekseni ve güneş etrafında iki ayrı hareket halinde bulunduğunu belirtirken dağları nirengi noktası olarak gösteriyor. kur'ân, on dört asır önce hiç kimsenin yerkürenin hareketi hakkında ciddi bir bilgisi ve keşfi yokken çok hikmetli ve düşündürücü bir anlatımla dünyanın hareket halinde bulunduğunu haber vermiş kur'ân'dan ilham alan imam gazali, muhyiddin arabî ve benzeri islâm âlimleri dokuz yüz ve yedi yüz yıl önce dünyanın boşlukta döndüğünü net bir anlatımla haber vermişlerdir. şeyh muhyiddin arabî, füsusu'l-hikem adlı eserinde idris bahsinde ve fütuhat-i mekkiyye adlı paha biçilmez kitabında güneşin merkez olduğunu açıklamıştır. gazalî'yi de, ibn arabî'yi de bırakalım; kur'ân birkaç yerde ve özellikle konumuzu oluşturan âyette on dört asır önce dünyanın boşlukta döndüğünü haber vermiştir.”
xiii.yy ‘da yaşamış İmam Kurtubi bile döneminin şartları içerisinde bu ayeti doğrudan kıyamet gününe işaret ediyor olarak niteleyebilecekken el-camiu li-ahkami’l-kur’an isimli tefsirinde şöyle demiştir: sen dağları görür ve onları yerinde duruyor sanırsın. halbuki onlar bulutların gitmesi gibi giderler" buyruğu hakkında ibn abbas dedi ki; sen dağlan dimdik ayakta görürsün, gerçekte ise onlar kesintisiz, aralıksız olarak yürümektedir. el-kutebî dedi ki; çünkü dağlar bir araya getirilecek ve yürütülecektir. insan gözüyle ayakta duruyor gibi görünecek, gerçekte ise onlar yürümektedirler. büyük olan her şey ve büyük kalabalıkları göz tamamıyla ihata etmekten uzaktır. buna sebep ise bunların çoklukları ve enleri ile boyu arasındaki mesafelerin büyüklüğüdür. bu görenin bir yanılmasıdır. o, onları duruyor gibi görecektir, gerçekte ise onlar yürümektedirler.
Diyanet İşleri tefsiri: bazı müfessirler bu âyeti dünyanın güneş etrafındaki dönüşüne işaret olarak değerlendirmişledir.yine bazı tefsircilere göre bu vakıa, kıyametin ilahî kudretle kopacağının delilidir. dünya gibi büyük bir kütleyi uzay boşluğunda yaratılış amacına uygun, düzenli bir şekilde ve bulutlar gibi yürüten sonsuz kudret, zamanı geldiğinde bu dünyayı başka bir âleme dönüştürebilecek bilgi ve kudrete sahiptir ve bunu yapacaktır. nitekim müfessirler sûrun üflenmesinden sonra allah teâlâ'nın dağları yok ederek yeryüzünü başka bir âleme dönüştüreceğini ifade etmişlerdir. "bu, her şeyi sapasağlam yapan allah'ın sanatıdır" cümlesi, sadece dünyanın ve dağların değil evrendeki her şeyin allah'ın ilmi, kudreti ve sanatıyla mükemmel bir şekilde yaratıldığını ve yaratılış amacına uygun, düzenli bir şekilde idare edildiğini, hiçbir şeyin tesadüfe bırakılmadığını ifade etmektedir. "şüphesiz ki o, yaptıklarınızdan tamamıyla haberdardır" mealindeki son cümle ise bu değişimin meydana geldiği kıyamet gününde allah teâlâ'nın insanları dünyada yaptıklarından hesaba çekeceğine işaret etmektedir. nitekim bundan sonra gelen âyetler de bu yorumu destekler mahiyettedir.
Son olarak bu konuda en doyurucu yorumlardan birini yapan Elmalılı Hamdi Yazır ise dağların kıyamet günü "dağlar sallanıp yürütüldüğünde..." (tekvîr, 81/3) "dağlar atılmış yün gibi olduğu..." (kâria, 101/5) ayetlerinde olduğu gibi bu ayetin doğrudan kıyamet gününe işaret ettiği görüşüne katılmamaktadır çünkü ayetteki "sanırsın" ifadesi de gelecek zamana uyarlandığında "o gün dağlar bulut gibi geçecekler de o halde sen onları hareketsiz duruyor sanacaksın” şeklinde anlaşılacağını ve bu şekilde mananın hafifleştiğini ve içeriğini kaybettiğini anlatıp ardından "sanmak" fiilinin bugüne ait, "bulut gibi geçmek" ifadesindeki fiilin de kıyamet gününe ait olabileceğini belirtmekte fakat bu durumda da "tehsebuheni" ifadesinin fazla kalacağını ve "veteral cibale camideten" denilmesinin daha uygun olduğunu söylemektedir.
Bu nedenle Elmalılı bu tefsiri yaptığı dönemde bu ayetin bazı alimler tarafından yeryüzünün güneş etrafında hareket etmesi şeklinde anlaşıldığını belirtip bunun esas itibariyle güzel bir mana olduğunu belirtmekte ancak bu halde de kıyamet ayetleri arasında bunun neden ifade edildiğinin anlaşılamadığını söylemektedir. ayrıca "yerinde durur" fiilinin bulut hareketi karşılığı olarak kullanılmasındaki zevkin kaybedilebileceğini belirtmektedir.
Netice olarak bu ayetin, "varlığın şimdiki halinde her an gerçekleşen var oluşuna ve yok oluşuna işaret ettiğinin" düşünülmesi gerektiğinden bahsetmekte ve bu durumun yeryüzünün en sağlam varlılarından biri olarak düşünülen dağlar üzerinden örneklendirildiğini belirtmektedir. böyle bir anlamın hemen bir sonraki "yani ilim ve hikmeti ile her şeyi yerli yerinde sağlam ve muntazam yapan allah'ın sanatıdır" ifadesiyle tamamlandığını düşünmektedir.
Eşşafi yarın bir gün kafirlerin teorisi çökerse Kur'ana zarar vermek isteyenlere kapı
açmış olacaksınız diyorsun da şu anda senin gibi düşünenlerin verdiği zararı anlamıyor musun?
Ateist sitelerine bak bunlarla dalga geçiyorlar.
O kadar uydu görüntüleri var hepsi yalan mı sanıyorsun? Bak internete giriyorsun,
haberleşiyorsun uyduları inkar mı edeceksin? Bir ülke komplocu, yalancı olsa diyelim
kaç tane ülke uydu göndermiş, milyonlarca görüntü alınıyor, hepsi mi yalan söylüyor? Akıl mantık bunu kabul eder mi? Dünyanın şeklini 37 km yukardan balonla gözlemleyene inanıyorsun da daha yukardan gözlemleyenlere niçin inanmıyorsun? Çünkü o zaman küre yapısı, düz olmadığı ortaya çıkıyor değil mi? Uzaya giden müslümanın sözüne, görüntülerine inanmıyorsun da gayri müslim flat earth society ( düz dünya cemiyeti) görüşlerine mi inanıyorsun?
1956 yılında kurulmuş, varlığını halen devam ettiren derneğin sitesi onlarla dalga mesajlarıyla dolu..
Bak neleri savunuyorlar:
Derneğin başkanı:
" Dünya aslında bir disk, aya falan gidilmedi, kuzey kutbu bu diskin merkezinde ve şekil olarak birleşmiş milletler amblemini andırıyor." diyor.
Bu diskin kenarından düşülmüyor mu diye soranlara, "diskin kenarları buz duvarları ile kaplı" diyor kendisi, hani nerede bi göstersene? diye sorunca da "hükümet engelliyor" diye bir iddiada bulunuyor. hükümetin ne hükümeti olduğu meçhul, kendisi bilim adamlarının hepsini satılmış, 'yol'dan sapmış kişiler olarak tanımladığı için sanırım bütün bilim dünyasını içine alan bir yönetim şekli veya company yapılanmasını kastediyor olabilir. zaten "bütün bilimi falan bırakalım, bunlar yalan dolan işler, hepsi komplo" diye buyurmayı da ihmal etmiyor. zaten bu adımdan sonraki her mantıklı soru da "hükümet tarafından engelleniyor" argümanıyla karşılanıyor.
Dümdüz bir dünyanın yerçekimi sorununu da diskin sürekli yukarıya(?) doğru hareket etmesine bağlıyor. yani aslında zıpladığınızda yerçekimi etkisiyle yüzeye dönmüyorsunuz, dünya sizi yükselerek yakalıyor!
Bunlara mı inanıyorsun?.. Oku dediğin kitabın yazarı inanıyor ki onlardan alıntı yapmış..
Bak sorduğum sorulara cevap vermedin. Nasıl oluyorda kuzey güney doğrultusunda
iki şehir aynı süre oruç tutmuyor, imsak-sahur zamanı farklı dedim; işte bu da
Dünyanın şeklinin ve eğiminin bir sonucu..
Alıntı:Abla yazımı okumuyor musun tam olarak bilmiyorum. Ben altını çizerek söylüyorum dedim dünyanın düzlüğüne değil dönüyor diyen bir islam alimi yoktur dedim
Aktardığını kişiler düz ve yuvarlak olması ile ilgili ben sana icmanın dönmediği ile ilgili olduğunu söyledim yazı da bir Seyyid kutup var oda alim değil zaten bu meselelerden anlamaz mütefekkir birisi
Düz olduğunu söyleyen alıntılara gelince Ebu Hanifenin kitabı yok adına uydurulmuş bir söz imam Şafiden gelen ise düzdür felan demiyor sen öyle çıkarmışsın beş vakti kılar demek düz demek değildir gazali ye gelince kendisi felsefecidir haliyle etkilenmiş ayrıca benn dünyanın düz olduğunda İcmâ var demedim bir kaç tane çıkmış yuvarlak diyen ben döndüğü noktasında dedim
Abdulmuize gelince iyi birisi olabilir fakat oda kelamcı lardan etkilemiş o yüzden bu mesele de selefin yolundan sapmıştır
Bana dünya dönüyor diye bir tane ayet getiremezsin bir tane sahabe getiremezsin bir tane muhaddis ya da fakih getiremezsin
Ama dünya sabittir diye onlarca ayet var
Yarın iki gün sonra kafirlerin teorisi çökerse kurana zarar vermek isteyenlere kapı açmış olacaksınız
seyyid kutub'a alim değil diyebilmen için önce onun gibi çile çekmen , onun gibi hapisanelerde yatman , onun gibi iftiralara maruz kalman ve onun gibi ölmeyi göze alman gerekir .
fizilal kuran dünyaca tanınmış dünyaca bilinen ve okunan bir tefsir kitabı.seyyid kutub meseleye belki rafizi gibi ömer nasuhi bilmen gibi bakmaz .o bir dava adamıdır .davası uğrunda ölümü göze almıştır .seyyid kutub müslüman olmadan önce yanlış yaptığını , hatalarının olduğunu söylüyor .
ama müslüman olduktan sonra meseleyi anladıktan sonra hiç boş durmamış islamın net bir şekilde anlaşılması için ve uygulanması gereken metodu kitaplarında anlatmıştır .kitaplarının birçoğunu da hapisanede yazmıştır .
alim olabilmek için ne yapılmalıdır acaba ?
mütefekkir olan aynı zamanda müfessir de olabilir .tefekkür eden insan kainatı inceleyen insan kuranın tefsirini de yapabilir ...
senin görüşünde olmadığı için hiçbir alimi karalama hakkın yoktur .
birçok alim dünyanın küre şeklinde olduğunu ve gezegenlerin hareket halinde olduklarını söylüyor .
Mahkeme heyeti onu idama mahkûm ettiğinde Kutub'un ağzından şu sözler dökülmüştü:
“ Eğer Allah kanunu ile mahkûm edilmişsem ben Hakk'ın hükmüne razıyım. Eğer batıl kanunlarla mahkûm olmuşsam ondan çok daha üstün bir düşünceye sahip olduğum için batıldan ve münafıklardan merhamet dilemem. Allah'a şükürler olsun ki on beş sene cihad ettikten sonra bu mertebeye ulaştım. Ben Allah yolunda yaptığım iş için asla özür dilemem. Namazda Allah'ın birliğine şehadet eden parmağım asla bir tağutun hükmünü onaylayan tek bir harf bile yazmayacaktır.
Şevk bir zencîrdir gönlüm anın dîvânesi
-Şeyh Galip-
Şevk bir zencîrdir gönlüm anın dîvânesi
-Şeyh Galip-
Az aklınızı kullanın Kur'anın tarifiyle
Bırak ey biçare feryadı belâdan kıl tevekkül
Zira feryat belâ ender hatâ ender belâdır bil
Eğer belâ vereni buldunsa, safâ ender atâ ender belâdır bil
Eğer bulmazsan bütün dünya cefâ ender fenâ ender belâdır bil
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi