Toprakların da bir hafızası vardır.
Topraklar da üzerinde yaşanan tarih gibi yorgun düşer; üzerinde canlı olarak yaşanan zamanın ruhundan beslenir.
Topraklar da bize ayna olan bir karaktere sahiptir. Topraklar da bizim duygularımızın aktığı kanaldan beslenir, düşüncelerimizin ateşiyle ısınır...
Bizim hafızamız, toprakların da hafızasıdır. Toprakların “yazılmış hikâyesi” bizim hikâyemizde mündemiçtir, “yazılmamış hikâyesi” ise kaderimizde saklıdır. Tarih toprakta akar, tarih toprağa akar...
Gelenek toprağa sığınır, toprakta yükselir ve belki toprakta yok olur. Gelenek toprakta kök salar tarihe. Toprakla derinleşir ve büyür. Kayda düşülen yerin adı topraktır.
Topraktır, insanın ihtiyarlığı gibi bakıp kendi geçmişini görebildiği. Topraktır sesine en derinden güvenebileceği. Topraktır dünü, bugünü ve geleceği...
Biz Müslümanların Kutsal Toprakları vardır. Ak pak olan “anlamlarıyla” kutsal topraklar. Kutsalda, toprakta tasavvurumuzun kodları saklıdır. Mekke’nin, Medine’nin, Kudüs’ün varlığıyla ontolojik bir rabıtamız vardır. Varlıkları istikametimizin işaret levhalarıdır.
Kutsallar ile seçilir gidilecek istikamet. Kutsallar ile tespit edilir bulunduğumuz zaman ve yer.
Türkiye’dir, topraklarının hafızası tıpkı kutsal topraklar gibi ak pak olan. Türkiye’dir Rum elinin bir vakitler Müslüman kılındığı, vatan kılındığı yer.
Türkiye’dir, topraklarında damıtılmış bir yaşamın inşa edildiği yer. Türkiye’dir medeniyetleri kuşatan ufuk. Türkiye’dir tarihin geri döneceği ev.
Evlerine avlulardan geçerek girilir, katmanlıdır bu toprağın anlamı. Edebiyatına dualar okunmuştur, çok derindir suları…
Topraklar ayrı düşer, yenik düşer, gurbet olur; topraklar yakın gelir, tarihe direnir, umut olur. Topraklar birbirine eklemlenir, birbirinden ayrılır, birbirine katışır.
Bugün silinmiş, üzeri küllenmiş gibi görünenin endişesi bir yanıyla dramatik ve ağır gelen bir gerçektir kuşkusuz ancak yine de çok acıtmasın kalbinizi. Çünkü bir gün insanlar “modern” uykusundan uyanmak istediklerinde dönüp bakmak zorunda kalacakları ve yeniden parlatmak isteyecekleri ilk şey sahip oldukları topraklarının tarihi anlamı olacaktır.
Bekir Fuat