iki hafta sonra pazartesi sabahı yeni müdür sabah güvenlikle beraber gelip, üst kata çıkmış ve odasında kapanmıştı, gün boyunca onu kimse görmedi. mesai saati bitiminde yeni müdürümüz tüm şubeye şöyle bir mail attı;
" arkadaşlar saat 17:30'da müşteri koltuklarında buluşalım, güvenlik görevlisi, çay servisi yapan arkadaşımız, temizlik görevlisi arkadaşımıza da haber verelim. "
17:30'da 30 kişiye yakın bir ekip, geniş salonda yukarıdan müdürün gelmesini bekledik, yeni müdürümüz elinde bir çikolata kutusuyla geldi, herkese ikram ederek tek tek tokalaştı bizlerle, daha sonra müşteri koltuklarının yuvarlak hale getirilmesi için ön ayak oldu, şubenin tüm erkekleri koltukları çevirdik, toplu psikoterapi seanslarındaki gibi oturduk. önce herkes kendini tanıttı, sonra yeni müdürümüz dün gibi aklımda olan şu konuşmayı yaptı;
" arkadaşlar hepimiz aynı trenin vagonlarıyız ağır bir yük taşıyoruz, birimiz olmazsak diğerimiz olmaz. çaycı arkadaşım, güvenlik arkadaşım, portföy yöneticisi arkadaşlarım hepiniz benim için birsiniz. bu sınırlar içinde sizin amirinizim ama dışarıda abiniz, arkadaşınızım, her türlü probleminizde maddi manevi yanınızda olduğumu bilmenizi isterim. zor bir meslek icra ediyoruz farkındayım, ama sizlerle bu şubeyi hak ettiği başarılara taşıyacağımıza inancım tam. bunca yıllık meslek hayatımda öğrendiğim tek şey " en iyi yatırımın insana yapılan yatırım " olduğudur. insana güvenin, birbirinize güvenin, her türlü zorluğun üstesinden geleceksiniz. "
müdürümüz mehmet bey, bunları söylerken, kapitalizm çarkının ilk dişlileri olan bizler aval aval birbirimize bakıyorduk, aramızda 20 yılını devirmiş duayen şubeciler biz yeni yetmelerden daha da şaşkındı, çünkü bankacılık hayatlarında ilk defa böyle üstten konuşmayan, kibirsiz, herkesle aynı mesafade duran, çaycı ablayı sağ yanına oturtan bir müdürle karşılaşıyorlardı, o müdür yıllar sonra herkesin saygı ve sevgiyle anacağı, baba diyeceği mehmet baba'ydı.
mehmet baba gelmeden önce ticari gelirler, kredi satışları, şube gelirlerinde türkiye'nin en kötü şubelerinden biri olan şubemiz, mehmet baba geldikten sonra gitgide büyüyüp, ivme kazanıyordu, her ay satış ve hacimlerde türkiye'nin ilk 10 şubesi içine giriyordu ve ennihayetinde yıl sonu şube raporlarında türkiye'nin en iyi 5 şubesi arasında yer alıyordu.
tüm banka mehmet bey'in başarısını konuştu uzun bir süre ve mehmet bey aramızdan ayrılıp bölge müdürlüğüne bir yıl sonra da genel müdürlükte başkanlığa getirildi sonra da emekli oldu.
o günlerde çok borcum, harcım vardı, kısa marlboro içerken samsun 216'ya geçmiştim, ayın son günlerinde samsun içerdim. bir akşam mesai bitiminden sonra odasına çağırdı, hayırdır inşaallah diyip odasına çıktım, masasının üzerinde 2 adet büyük box paketlerde kısa marlboro duruyordu, 10'luk paketlerden birini bana uzatıp, arkadaşının hediye getirdiğini, kendisine fazla geleceğini benim de aynı sigarayı içtiğimi bildiğini paylaşmak istediğini söyledi. kabul etmememe rağmen zorla paketi verdi. sonradan öğrendim ki, benim samsun içtiğime dikkat etmiş, şubedeki yakın bir arkadaşımdan durumunun iyi olmadığını öğrenmiş ve o paketi bana kendi almış, kırılmamam için hediye geldiğini söylemişti. mehmet baba şube önünde kestane satan deli fikri'yle cebindeki parayı paylaşan bir adamdı.
hani bir söz vardır; " yerleri öyle bir süpür ki, dünyanın en iyi çöpçüsü buradan geçmiş desinler ", mehmet baba kapitalizm çöplüğünün en temiz adamlarından biriydi onun geçtiği her yer insanlıktan nasibini alıyordu, müdür değil dosttu, ağabeydi, babaydı. o şubeden gittikten bir ay sonra ben de bankadan istifa edip başka işlere yöneldim ama onu hiç unutmadım, iş hayatıyla ilgili en güzel şeyleri o pisliğin, batağın içinde ondan öğrendim.
bu sabah bankadan eski bir arkadaşım, mehmet baba'nın 1 hafta önce vefat ettiğini öğrenmiş, her iyi insan gibi o da erken gidenlerden, söyleyecek bir şey bulamadım ama ona bir gönül borcu olarak hikayesini burada yaşatmaya karar verdim.
aranızda bunu okuyan yöneticiler, müdürler vardır illa ki, ne demişti mehmet baba;
" en iyi yatırım, insana yatırımdır. "
bu lanet sistemde, nefret ettiğim bankacılık sektöründe olsa bile mehmet baba'nın yanında çalışmış olmaktan gurur duyuyorum.
iş hayatım devam ettikçe adını yaşatmaya devam edeceğim mehmet baba!
cenazene gelemedim ama bankadayken beraber yanyana kıldığımız her cuma namazında " allahım yanımda duran mehmet baba'nın günahlarını affet " demiş olmak kalbimi hafifletiyor.
dua ile güzel insan, babam!"
Yazan; don tshort