You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Doğu Türkistanlılardan Mehmet GÖRMEZe Açık Mektup

Doğu Türkistanlılardan Mehmet GÖRMEZe Açık Mektup

General
Doğu Türkistanlılardan Mehmet GÖRMEZe Açık Mektup
Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği Başkanı Hidayet Oğuzhan, T.C Diyanet İşleri başkanı sayın Mehmet GÖRMEZin Doğu Türkistan ziyareti dolayı açıklama yaptı ve Çinin Uygur Müslümanların özgür iradesini çiğneyen bir takım sıkıntıları konusunda taleplerde bulundu.

Diyanet İşleri Başkanı sayın Mehmet GÖRMEZ Doğu Türkistan’a ( sözde Sincan Uygur otonum özerk bölgesi)’ne Gidiyor, Bu Konuda Türkiye’deki Doğu Türkistanlıların Hassasiyetlerini dikkate almaları hususunda işbu mektubu yazmaktayım.

Sayın Mehmet GÖRMEZ

Siz Doğu Türkistan’a Ziyarete gidiyorsunuz, seferinizin Doğu Türkistan Müslümanlarına hayırlı olmasını temenni ederiz.

Ancak Dikkatinize sunmak istediğimiz hususlar var!!

Türkiye’de ister siyasiler olsun ister devlet yetkilileri olsun düzeltilmesi gereken bir eksiklik vardır. Geçmişte bazı devlet büyüklerimiz Doğu Türkistan’a önemli ziyaretler yaptılar elbet bunu birçok müspet faydaları vardır, Lakin bölgeye gitmeden önde Türkiye’de bulunan Doğu Türkistan Uygur STK lar ve Kanaat önderleri ile temasa geçilmesi gerekiyordu bunu hiçbir zaman gerek duymadılar. Türkiye de Büyük ölçüde Doğu Türkistanlı bulunmaktadır. Türkiye ve burada yaşayan Uygurları temsil eden Teşkilatlar çok önem arz etmektedir. Türkiye’de faaliyet gösteren Doğu Türkistanlı Teşkilatlar Çinin bakış açısından da, halkımız açısından da çok dikkat çekici bir konumu vardır. Birde Doğu Türkistan özgürlükler açısından dünyada en son sırada yer alan bir bölge olmakla birlikte baskıcı sıkıyönetimle idare edilen tek halk olması nedeniyle bölgeye ziyarete giden heyetlerin diaspıoradaki uygurlar ile ön görüşmelerde bulunması onların ziyaretlerinin daha da isabetli ve neticeli olmasına katkı sağlayacaktı.

Sayın GÖRMEZ. Biz Burada siyasi meselelere dikkatinize çekmeyeceğiz, siz bir dini şahsiyetsiniz ve temsil ettiğiniz kurumda buna müsaade etmez ancak Siz Kaşgar’da ve Urumçide ziyarette bulunacaksınız. Haberlerden aldığımız bilgilere göre Kuran Kerimin basılması konusunda adımlar atılacakmış. Allah gayretinizi arttırsın.

Doğu Türkistanlılar bugüne kadar Kuran Kerime olan ihtiyaçlarını Suudi Arabistan başta olmak üzere Türkiye Pakistan, Malezya ve Mısır gibi ülkelerden karşılamaktadır. Son zamanlarda Çin de Doğu Türkistan’da Uygurca Mealli Kuran bastırıp dağıttı(meali ve tefsiri konusunda halkımızda şüpheler ve tedirginlikler ifade edilmektedir).

asıl mesele kuranı kerimin nüshalarının temini değildir sayın Mehmet GÖRMEZ!! Mesele özgürlüklerdir. İnanç ve inandığı gibi yaşam ve ifade özgürlüğüdür. Eğer inanç ve yaşam özgürlüğünüz yoksa o basılan kuran kerimleri milletimiz nasıl okuyacaktır.

35 milyon Müslüman doğu Türkistan da bir tane bile Kuran Kurusu ve din eğitimi veren Medrese yoktur. İsterseniz ziyaret esnasında bir kuran kursunu ziyaret edelim gezelim diye talepte bulunun. Talebinizi karşılayamayacaklar, çünkü yok bir tane bile. Milletimiz bütün baskı, cezalar ve ölüme giden işkencelere rağmen bu aziz Kuranı gece yarısı evlerde yeraltı mekânlarda öğreniyorlar. Ev kuran kurslarında tutuklana hocalardan şehit olanlar var, Geçen sene Hotan’da Ev kuran kursuna bombayla baskın yaptılar 30 u aşkın çocuk yanarak şehit oldu. Binlerce minik çocuklar kuran kursunda tutuklanıp ailelerinden de alındı ve devlet siz bakamadınız çocuklarınıza biz bakacağız diye el koydular yavrularına.

Sayın Mehmet GÖRMEZ.!!

Doğu Türkistan’da Oruç tutmak, Camide belirli yaşlar ve bayanların namaz kılması yasak, dini yaşam ve kıyafete yasak, evde dini içerikli kitaplar saklamak yasak ve cezaların katı bir şekilde uygulanan bir bölgeye gidiyorsunuz. Halkımızın hassasiyetlerine ümit ve arzularına dikkat etmenizi istiyoruz. Protokol ve resmi törenler ve Çinin tezgâhladığı yalandan Din adamları heyetleri, ayarlı dinini özgürce yaşayan aileler numarası arasında hakikati görmek ve mazlum halkımızın vermek istedikleri mesajı anlamak için samimi, ciddi bir gayret ve çaba gerektirir.

Doğu Türkistanlı Müslümanlar dini inanç özgürlüğü baskı altında tutuluyor.

Çin Doğu Türkistan’da İslam kültürünü yok etmeye çalışıyor, eski camilerin restore edilmesine izin verilmiyor, yeniden cami yapmak yasak. Müslümanlar camide namaz kılmada zorlanıyorlar. Namaz kılmak için evinden uzak bölgelerdeki camilere gediyorlar.

Çin Komünist partisi Doğu Türkistan’da Uygur Müslümanları dini inancından uzaklaştırıp ateist ve komünist yapmaya çalışıyor.

Erkeklerin sakal bırakması, bayanların İslami kıyafet giymesine müsaade etmiyorlar. Onların Hastane, otogar, alışveriş merkezleri, halk meydanı gibi kamu alanlara girmesine izin verilmiyor. Hatta benzin istasyonlarına tesettürlü bayan bulunan araçların girmesi ve kapalı bayanların Otobüs ve taksiye binmeleri yasak. Şuan Doğu Türkistan’da Müslümanlara ikinci sınıf muamelesi yapılıyor, kamuoyundan dışlanıyor.

5 eylül 2013 Doğu Türkistan’ın Aksu ilinden Urumçiye yola çıkan (.N.32563شىن.) nolu sefer sayılı otobüste Namaz kılan bir Uygur yaşlı kişi Çinli şoför tarafından öldürüşüne düvelmiş ve seccadesi dışarı atılmış. Olaya tanıklık eden kişiler durumu polise bildirmiş ama polise Çinli olduğu için şoföre müdahale etmeden namaz klan yaşlı Müslüman Uygur’u gözaltına almış. Bu durumu gören Uygurlar çok tepki göstermiş ama tepkileri yetersiz kalmış. Doğu Türkistan’daki Müslümanların durumu böyleyken onların kuran okuma ve öğrenme imkânı yoktur.



Camilere öğrenciler, 18 yaş altı çocuklar, mamurlar, kadınlar ve komünist partiye üyelerin girmesi yasak.

Doğu Türkistan’daki tüm okullarda Din afyon (eroin)dir ona inanmayın diye Müslüman Uygur Çocuklara eğitim veriliyor.

Ateistlik eğitimi ve dinsizlik propagandası nasıl serbestçe yapılabiliyorsa, halkın kendi inançlarına göre yaşamaları ve ibadetlerini yerine getirmelerine Pekin Hükümeti saygı göstermek durumundadır.

Nitekim Çin Halk Cumhuriyeti Anayasası’nın 36ncı Maddesi’nde “her bir Çin vatandaşı dini inanç ve özgürlüğe sahiptir, devlet vatandaşın normal dini faaliyetlerini korur” denmektedir. Aynı şekilde; “hiçbir devlet organı, toplulukları ve bireyleri dine inanmaya veya inanmamaya zorlamaz; dine inanmayanlar ve dine inananlar arasında ayrım yapmaz” denerek din ve inanç özgürlüğü yasalarca güvence altına alınmıştır.

Sözde Bölgesel özerklik yasalarında da “Din adamlarının yaptıkları normal dinî işler, dinî faaliyetlerin yapıldığı yerlerde ve dinî alışkanlıklara göre dine inananların evlerinde yapılan bütün normal dinî faaliyetler yasalar tarafından korunur ve hiç kimse bu faaliyetlere müdahale edemez.” denilerek dini inançlar ve faaliyetler koruma altına alınmıştır.

Ne var ki, anayasada ve sözde özerklik yasalarında dini inançlara tanınan bu özgürlükler kağıt üzerinde kalmış olup, tüm dini faaliyetler “devletin, rejimin güvenliğini tehdit eden yasadışı faaliyetler” olarak görülmektedir.

Asırlardır İslamiyet’in Asya’daki bayraktarlığı görevini sürdürmüş olan Saltuk Buğra Han’ın evlatlarının hizmetinde olmak dini ve vicdani bir görev olmanın ötesinde İNSANİ bir vazife olduğu unutulmamalıdır…

Türkiye Cumhuriyeti diyanet işler başkanı Sayın Mehmet Görmezin Doğu Türkistan Müslümanları karşı karşıya kalan bu sıkıntıları görmezden gelmemelerini rica ederiz.

Çin yetkilerle görüşürken bunları sormasını ve 35 milyon Uygur Türk Müslümanların dini inanç ve ifade özgürlüğü konusunda tam özgürlük talep etmesini temenni ederiz

Hidayet Oğuzhan

Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği Genel başkanı
"Bizi yükselten, dinimize karşı duyduğumuz büyük aşktır."

[ Cennet Mekan Abdülhamit Han ]
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.