Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz. Ankebut-57
Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilseler! Ankebut-64
Divanı Kebir den
Divanı Kebir den
Ey kervancı yavaş git! Çünkü canıma huzur veren de gidiyor
Sahip olduğum gönül, gönlümü çalanla beraber gidiyor
Ben ondan ayrı kaldım, çaresiz ve hüzünlü
Sanki ondan uzakta, zehirli bir iğne kemiklerime saplanıyor
Sihir ve aldatmacayla içimdeki yarayı gizleyeyim dedim
Kan gizli kalmıyor eteklerimde beliriyor
Onun bütün adaletsizliklerine rağmen ve onun asılsız sözlerine rağmen
Hala kalbimde onun anısı var ya da dile geliyor.
O eteğini çekip gidiyor, bense yalnızlığın zehrini tadıyorum
Artık sorma benim izimi, çünkü gönlümdeki iz gidiyor.
Yine gel gözbebeğime yerleş, ey nazlı sevgili
Çünkü kargaşa ve feryatlar benim gökyüzüme geliyor.
Ey kervancı yavaş git! Çünkü canıma huzur veren de gidiyor
Sahip olduğum gönül, gönlümü çalanla beraber gidiyor
Yalnızlık,esaret ve sevgilinin hasreti,
Yalnızlığın ve esaretin çaresi var,
Ama sevgilinin hasreti,
Sevgilinin hasreti..
Mum alevi önündeki üç pervane ateşe önce uzaktan baktı...
İlk olan yaklaştı ve "Ben aşkı biliyorum, gördüm" dedi.
İkinci olan kanatlarıyla azıcık aleve dokundu ve "Ben aşk ateşinin nasıl yaktığını biliyorum." dedi.
Üçüncü olan kendisini alevin kalbine attı ve alevin içinde yandı, kayboldu.
Hakiki aşkın ne olduğunu sadece o bildi.
Yalnızlık,esaret ve sevgilinin hasreti,
Yalnızlığın ve esaretin çaresi var,
Ama sevgilinin hasreti,
Sevgilinin hasreti..
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi