![[Resim: hastlikdprsyn.jpg]](http://cdncms.zaman.com.tr/2013/12/28/hastlikdprsyn.jpg)
Bitmek bilmeyen ağrılar, sabahları yataktan uyanamama, gün içinde devam eden halsizlik ve isteksizlik hali… Depresyona çok benzese de bu belirtiler fibromiyaljinin habercisi olabilir. Özellikle kadınlarda görülen bu hastalık, kimi zaman depresyonla birlikte de seyredebiliyor.
Sabahları dayak yemiş gibi her yeriniz ağrıyarak uyanıyorsunuz ve bu hal gün boyu devam ediyor. Müthiş bir halsizlik, işlerinizi ve günlük faaliyetlerinizi yapmanıza engel oluyor. Bu hal de yavaş yavaş depresyona sürüklüyor sizi. Eş dostun dediği gibi “Kış depresyonudur, geçer” mi demeli, yoksa fibromiyaljiden mi şüphelenmeli? Memorial Ataşehir Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Uz. Dr. Nurten Korkmaz, fibromiyalji ile ilgili bilinmeyenleri ve bununla en çok karışabilen hastalıkları anlattı.
10 hastadan 8’i kadın
Fibromiyalji; yaygın kas iskelet sistemi ağrısıyla giden kronik bir sendrom. Nedeni henüz tam olarak bilinmese de bu hastalıkta genetik faktörler önemli rol oynuyor. Birinci derece yakınlarınızda varsa yakalanma riskiniz 8 kat fazla. Bir de daha çok kadınlarda görülüyor. Öyle ki 10 hastadan 8’i kadın. Psikolojik boyutu da olan fibromiyalji hastalığı depresyon hastalarında daha sık görülüyor. Uyku bozukluğu da bu hastalığın bir parçası. Uyku düzeninin bozuk olması da anksiyete ve diğer psikolojik problemleri de artırıyor. Bu nedenle hastalarda psikoloji ve duygu durum bozukluğu iç içe.
Çevresel faktörler, fibromiyalji sendromuna neden olabiliyor. Özellikle çocukluk çağında geçirilmiş fiziksel ve duygusal travmalar, ileride fibromiyalji oluşumunda etkili. Fibromiyalji kaslara bağlı bir hastalık değil. Daha çok ağrı sinyalinin merkezi sinir sisteminde işlenişiyle ilgili bir problem. Hastalar herhangi bir ağrıyı normalden daha fazla algılar. Ayrıca ağrı yapmayan uyarıcıları bile ağrı gibi hissedebilir. Fibromiyaljide birçok değişik belirtiyi bir arada görmek mümkün. Yaygın vücut ağrısına yorgunluk ve baş ağrıları da eklenebiliyor. Sabah zor uyanma, bağırsak problemleri, eklemlerde şişlik, uyuşma ve karıncalanma hissi gibi bulgular görülebiliyor. Ancak bu uyuşma ve şişlik hali gerçek değildir. Hasta bu şekilde hisseder. Stres devreye girdiğinde hastalık yeniden tekrarlayabilir. Fibromiyalji tanısı için şikayetlerin en az 3 ay sürmesi gerekir. Sabah yorgun uyanma, belin üst ve alt tarafında ağrı, boyun ve belde ağrı hissediliyorsa bir uzmana başvurulması gerekir.
Depresyonla karıştırılabiliyor
Belirtileri bu kadar genelken fibromiyalji sendromu daha birçok hastalıkla karışabiliyor. Bunların başında kronik yaygın ağrı yapan romatizmal, nörolojik, psikiyatrik, enfeksiyöz ve hormonal hastalıklar geliyor. Romatoid artrit ve ankilozan spondilitin başlangıç dönemleri, nörolojik ve sinir lifleri ile ilgili rahatsızlıklar, hiper ve hipotiroidi gibi hormonal hastalıklarla karışabiliyor. Depresyon ve fibromiyalji hastalarında yaygın kas ağrıları, uyku bozuklukları, stresle baş etme becerilerinde zorluklar yaşanır. Fibromiyalji ayrıca soğuk ve nemli hava ile tetiklenebilir. Bu nedenlerden dolayı iki hastalık sıklıkla karışabiliyor. Fibromiyalji hastalarında depresyon görülme oranı da yaygın. Bu yüzden ikisi birlikte de görülebilir.
Hastalarda birçok psikolojik ve fizyolojik belirti bir arada görüldüğünden teşhisi zor olabiliyor kimi zaman. Tüm şikayetler adım adım çözülmeli bu yüzden. Egzersiz; kondisyonu artırıp ağrı kısır döngüsünü kırabildiğinden önemli. Hastalara aerobik, pilates ve yüzme egzersizleri öneriliyor. Sıcak tedaviler ve masaj gibi fizik tedavi uygulamaları da kullanılabiliyor. Kaplıca uygulamaları da hastalar tarafından tercih edilebilecek yöntemler arasında. Fibromiyalji sendromunda antidepresan grubu ilaçlar da kullanılabiliyor. Bu ilaçlar hem uykuyu düzenler hem de kronik ağrılı durumlara iyi gelir.
Aklınızda olsun...
*Fibromiyaljinin hayat boyu iniş çıkışlarla seyreden bir hastalık olduğunu unutmayın. Şikayetleriniz dönem dönem artıp azalabilir.
*Ağrı dirençli olsa da tedaviye aksatmadan devam edin.
*Uyku düzenini iyi oturtmanız şart.
*Kısa süreli yoğun egzersizden ziyade ömür boyu süren hafif egzersiz çok daha etkili.
*Sıcak uygulamalarla birlikte yapılan egzersiz programları daha verimli olur.
*Gerekli görüldüğünde hekimin uygulayacağı antidepresan tedavileri de işe yarayacaktır.
*Düzenli fizyoterapist kontrolü ve uygun zamanlarda alınan fizik tedavi uygulamaları hayat kalitenizi önemli ölçüde yükseltir.