Çok güzel bir adet kaldı anneciğimden. Yolda satış yapan yere tezgah açan satıcılar var ya hani üzerinde iğne, iplik, lastik veya küçük şeyler bulunan sergi satıcıları.İşte, bunlardan ihtiyaç olmadığı halde alışveriş yapardı.
Bu alışverişin adı " kazansın diye " idi. Bak kızım! dedi bir gün, sen de mutlaka bir şey al, ihtiyacın olmasa da al, birisine verirsin. Akşama kadar ayakta dikiliyorlar evlerine ekmek götürmek için. Şu tezgahın hepsi kâr olsa ne olur!,. Zaten bunları alırken de para ödedi onu düş, ne kalacak geriye..Al, bir katkın olsun. Belki, o gün hiç satış yapamayacak onlara yardımcı ol." Ve biz, anneciğimle hep "kazansın diye" alışveriş yaptık. Şimdi onlardan bazılarına evde rastladıkça burnumun direği sızladı denir ya..işte aynen, böyle oluyorum.
Geçen böyle bir amcaya rastladım hemen alışveriş yapmak istedim. Ama elimi cebime attım ki, eyvahhh! para almadan çıkmışım. Ağlayacak gibi olduğum bir suçlluluk duygusu ile eve geldim. O zaman anladım ki annemin bu işleyişi kızında, sünnet halini almış.
Evet, "kazansın diye ".. verirsek .toplumda bir açığa katkımız olur değil mİ? İNŞALLAH. RABBİM, şefkat duygularıyla hayata bakmayı ve de görebilmeyi, hissedebilmeyi, diğergam yaşabilmeyi nasip eylesin. AMİN..
Aziz hatıraları önünde hürmet ve hayır dualarımla.. bütün anne ve babalara..AMİN.
Fatma Nezahat Dinçkol