İslam akılla değil nakille hareket eder. Aklı, naklin önüne geçiren bütün fırkalar sapmıştır ve sapmayada mahkumdur. Ama maalesef insanımız hep aklıyla hareket ettiği için doğru yoldan sapmış, şeytanın saptırmalarıyla batılda olduğu halde kendini hakta sanmıştır.
Şimdi bazı arkadaşlar çıkıp "İslam'ın hükümleri akla uygun değil mi" gibi garip sorulara sarılabilir. Söylediklerimden bu soruyu saracak bir mana çıkaramazsınız. Çünkü bildiğiniz üzere günümüz insanlarının akılları farklı çalışmaktadır. Bir mesele, bir kişinin aklına uygunken, diğer bir kişiye göre akla uygun olmayabilir. Fakat şu bir gerçektektirki Sarih Akılla Sahih Nakil asla çatışmaz. Ama günümüz insanlarının akılları artık sarih değil, şeytanın istediği gibi hareket etmektedir. Bu yüzden günümüz insanlarının çoğunun aklı sahih nakille çatışmaktadır. Şu üzerinde konuştuğumuz basit bir meselede dahi bunu görmektedir. Halbuki yapılması gereken Kur'an ve Sünnete sarılmaktadır. Çünkü kurtuluş ancak bu ikisine sarılmakla gerçekleşir.
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Veda hutbesinde şöyle buyuruyor:
"Size iki şey bırakıyorum. Onlara sarıldığınız müddetçe asla sapıtmazsınız. Bunlar da Allah’ın kitabı (Kur’an) ve benim sünnetimdir." (Buhari-Müslim (Cem'ul Fevaid: c.1 Kitap ve Sünnete sarılma bah.)
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor:
"Arzusu benim getirdiğime tabi olmadıkça hiçbiriniz iman etmiş olmaz." (Müslim-Beyhaki)
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
"Rabbinizden size indirilene uyun. Ondan başka dostlar edinerek onlara uymayın. Pek az öğüt dinliyorsunuz." (A'raf: 3)
Yani; Allah’ın Rasulullah’a indirdiği Kur’an ve sünnete uyun, demektir.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
"İhtilafa düştüğünüz her meselede hüküm verecek olan Allah’tır." (Şura: 10)
Başka bir ayette:
"Allah ve Rasulü bir şeye hükmettiği zaman inanan erkek ve kadına artık işlerinde başka yolu seçme hakkı yoktur. Allah'a ve Rasulüne başkaldıran şüphesiz apaçık bir şekilde sapmış olur" (Ahzap: 36)