1 - Tevbe etmek: Her günahtan sonra tevbe etmelidir. Allahü teâlâ, tevbe edenleri sever, tevbe edenin tevbesini kabul eder. Hattâ son nefeste Cennet ve Cehennemi gördükten sonra tevbe edebilirse yine tevbesi kabul edilir. Son nefeste tevbenin kabul olması, yalnız bu ümmete, ya'ni Muhammed aleyhisselâmın ümmetine mahsustur. Fakat son nefeste iman kabul olmaz. Ba'zıları iman ile tevbeyi karıştırmakta, iman kabul olmaz demesi lâzımken, tevbe kabul olmaz demektedir. Son nefeste kâfirin imanı kabul olmazsa da, günahkâr mü'minin tevbesi kabul olur.
2 - Cömertlik: Zenginliinde ve fakirliğinde cömert olanı Allahü teâlâ sever. Çünkü hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Cimrilikten kaçın! Çünkü sizden öncekileri cimrilik helak etmiştir.)
(Cimri çok ibâdet edici olsa da Cennet'e, cömert, günahkâr olsa da Cehennem'e girmez)
(Allahü teâlâ, cimri ve kötü huylu bir evliya yaratmamıştır.)
(Cömerdin kusurunu afvediniz. Çünkü onun bir sıkıntısı olursa, yardımcısı Allahü teâlâ olur.)
(Cömert, Allahü teâlâya, Cennet'e ve insanlara yakındır. Cimri, bunlardan uzak, Cehennem'e yakındır.)
(Allahü teâlâ, bilgisiz cömerdi, cimri âbidden daha çok sever. En fena hastalık cimriliktir.)
(Allahü teâlâ, izzet ve azametine yemin ederek bildirdi ki, hiç bir cimri cennete girmez.)
Gazanın birinde, birî hariç bütün esirlerin cezalandırılması emredilince, Hz. Âli, dedi ki:
— Ya Resûlallah, bunların hepsinin sucu bir olduğu halde, birisini niçin istisna ediyorsunuz?
Peygamber aleyhisselâm buyurdu ki:
(Bana Cebrail aleyhisselâm gelip dedi ki: "Bu adamı bırak! Zira cömertliğinden dolayı Allahü teâlânın hoşuna gitti, onu beğendi.")
Bir kâfir, cömertlik gibi islâm ahlâkından birine sahip olursa, ölmeden önce (Cenab-ı Hak ona iman nasib edebilir.)
3 - Kızmayıp öfkesini yenmek: Öfkesinde haklı bile olsa, Allah rızası için öfkesini yenmenin fazileti büyüktür. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Gazap, kızgınlık, sirkenin balı bozduğu gibi imanı bozar.)
(Gazabını, kızgınlığını yenenden Allahü teâlâ azabını kaldırır.)
(Kızması icap eden yerde, kızgınlığını yenenin, Allahü teâlâ, kıyamet gününde kalbini kendi rızasıyla doldurur.)
(Pehlivan, güreşte yenen deil, kızdığı zaman kızgınlığını yenendir.)
Gazaba gelen kimse, dilediğini yapmaya kadir olduğu halde, yumuşak davranırsa, Allahü teâlâ onun kalbini emniyet ve iman ile doldurur.
(Sizin en iyiniz, geç kızıp, çabuk barışandır. En fenanız da çabuk kızıp, geç barışandır.)
4 - Özür dileyeni afvetmek: Kendisi haklı, arkadaşı haksız bile olsa, eğer arkadaşı özür diliyorsa afvetmelidir. Çünkü özrü kabul etmek mü'min sıfatıdır. Hadis-i şerifte (Mü'min hep mazeret arar, münafık da hep ayıp arar.) buyuruldu. Başka bir hadis-i şerifte ise (Müslüman kardeşinin özrünü kabul etmemek günah olur.) buyuruldu. Özrü kabul etmek ve kusurları afvetmek Allahü teâlânın sıfatlarındandır. Özrü kabul etmeyen kimseye Allahü teâlâ gazap ve azap eder. Mü'min afvetmek için özür dilemesini bekler. Münafık ayıpların ortaya çıkmasını ister. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Din kardeşinin özrünü kabul etmeyen, kevser havzından içmeyecektir.)
(Güzel ahlâk, sana vermiyene vermen, senden ayrılana gitmen, ve sana zulmedeni afvetmendir.)
Allah'ım sen kimlerden razıysan, kimleri seviyorsan, bizleri onlarla dost eyle.
Dinimizi yanlış öğrenmekten bizi koru. Amin.