Cemaziyelevvel, Hicri takvimdeki aylardan beşincisinin ismidir. Bunu takip eden aya da cemaziyelahir adı verilmiştir. Kelimelerin aslı Arapça cumadu'l-ula ve cumadu'l-ahire'dir. Arabistan'da takvimin yürürlüğe girdiği zamanlarda iki ay boyunca yağmursuzluktan kaynaklar kurumuş. Buna bakılarak da bu aylara cumadu'l-ula (ilk kuraklık) ve cumadu'l-ahire (son kuraklık) adları konulmuş.
Şimdi gelelim cemaziyelevvelini bilirim kinayesine:
>Bilindiği üzere Osmanlılarda arşivciliğe büyük önem verilir ve devlete ait her belge titizlikle saklanırdı. Şimdiki gibi dosyalama sisteminin olmadığı devirlerde devlet daireleri bu iş için çuvallar kullanır ve her aya ait biriken evrakı bir torbaya doldurarak saklarmış. Arşiv evrakı birbirine karışmasın ve arandığı zaman kolay bulunabilsin diye de torbaların üzerine iri yazı ile ait olduğu ayın ismi yazılır, böylece mahzene indirilip kronolojik sırasına konulur imiş.
Yıllardan birinde cemaziyelevvele ait evrakın, sandık içine mühürlenip bir yere nakli gerekmiş. Henüz fakir bir mülazim olan arşiv memuru istenilen evrakı sandığa boşalttıktan sonra boş torbayı alıp evine götürmüş. Bir müddet sonra da fakirlik belasıyla torbadan bir iç donu diktirip giymeye mecbur olmuş. Ne var ki torbanın üzerindeki halis bezir isi mürekkep, yıkamakla çıkmamış ve cemaziyelevvel yazısı tam da poposunda okunur vaziyette kalakalmış. Olacak bu ya; bir gün kalem (eskiden devlet dairelerine bu isim verilirdi) arkadaşları onu iç donuyla görüp poposundaki cemaziyelevvel yazısını okuyunca fakir mülazimin sırrı ortaya dökülmüş; aralarında imalı imalı gülüşmeye başlamışlar.
>Gel zaman, git zaman; mülazim efendi çalışıp çabalamış, okumuş yazmış ve kısa sürede yükselmiş. Artık kadife astarlı samur kürkler, mücevher işlemeli kaftanlar giyer olmuş. Eski arkadaşları kendisine gıpta ile bakmaya ve hatta kıskanmaya başlamışlar. Onun yüceliğinden bahsedildiği bir gün de içlerinden biri:
>- Canım, demiş, şimdiki haline bakmayın, biz onun cemaziyelevvelini biliriz.
O günden sonra cemaziyelevvelini bilmek, birisinin mazideki bir ayıbından kinaye olarak kullanılmaya başlanmıştır.
YÜREGİ YETEN GÖRMEDİGİNE