You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Çekin ellerinizi yüreğimden

Çekin ellerinizi yüreğimden

Uzman
Çekin ellerinizi yüreğimden
Çekin ellerinizi yüreğimden

Bana giydirilen deli gömleğini yırttım. Baktım, altından ilginç bir hizmet adamı çıktı. Yaşam öyküm, kendime kalmasın istedim. Öğrencilerim, onların aileleri, iş arkadaşlarım ve dostlarım bunu fark etmeme neden oldular. Hayatımı yazsam roman olurdu, demiyorum. Fakat hayatımı yazarsam hizmet olur… diye düşünüyorum.
İstedim ki bir öğretmen nasıl olur bilinsin. Yine istedim ki memleketimde yönetici nasıl olunuyor? İnsanlar bir kalemde nasıl harcanıyor? Küçük âlemde dönen dolapları birkaç kat büyüttünüz mü büyük alemdeki dolapları anlarsınız.
Toplum mühendisliği, tek tip insan yetiştirme hevesi, ideolojik körlük. İhtilaller ve onların sebep olduğu yıkımlara benim penceremden bakın istedim. Sahte dostlukların, iki yüzlülüğün, makam mevki için alçalmanın derecesini görürken, gerçek dostlukları, samimi arkadaşlıkları, insan sevgisinin gücünü de göstermek istedim.
Cehaletle savaşın sadece okul binaları ve yüreği insan sevgisinden mahrum öğretmenlerle olmayacağını görsünler istedim. Sevginin, istemenin, inancın her güçlüğü aşabileceğini ben yaşayarak öğrendim. Yüreğimdeki insan sevgisini topluma yansıttığınız zaman, polis gücüyle yapamayacağınız nice olmazların oldurulduğunu göstermek istedim.
Kısacası Rabbimin istediği model insan olmanın ya da olmamanın sebep-sonuç ilişkilerini göreceksiniz. Amacım, sadece akla kapı açmak, iradenize dokunmak değil. Çünkü iradeye ipotek koymanın, ideolojileri dayatmanın çok fazla bir şey ifade etmediğini göreceksiniz.
Lafızdan çok manaya, dikkat etmeye çalıştım. Yazdıklarımda mübalağa yerine, gerçekleri yalın bir şekilde konuştuğum dille anlatmaya gayret ettim. Olaylar benim aynama yansıdığı ve belleğimde kaldığı şekliyle aktarılmıştır.
Gönlü gönlümüze yakın olanlarla paylaşmak için söylenmiştir bütün sözler. Tenkit edilmek, beğenilmemek, endişesi taşımamaya gayret ettim. Yazarken herhangi bir korku ve kaygı yaşamamaya özen gösterdim. Zira korku ve kaygılar gerçeklerin aktarılmasına engel teşkil eder. Tabi fincancı katırlarını da ürkütmemek gerekiyordu. Ayrıca “Her dediğiniz doğru olmalı, ama her doğruyu söylemek doğru değildir.” düsturunu da kendime rehber edindim.
Hayat vardır sadece yaşanmış olmak için yaşanır. Hayat vardır güzel bir davaya adanır. Herkes bir şekilde bir davanın adamıdır. Önemli olan davanın hak bir dava olmasıdır. Ebu Cehil’de bir davanın adamıdır Ebu Bekir’de. Birini kömüre çeviren dava diğerini elmasa dönüştürmüştür. Elmas ya da kömür olma seçeneği insanın iradesine bırakılmıştır. Yalan dava olduğu gibi doğrulukta bir davadır. Dava sahiplerinin biri aşağıların aşağısına düşerken, diğeri yükseklerin yükseğine çıkar. Biri meleklere arkadaş yaparken, diğeri şeytana oyuncak yapar insanı.
Ve aŞk İnsanın aLnına Dokundu !

SubHane RabbiyeL aLa...
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.