Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz. Ankebut-57
Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilseler! Ankebut-64
BÜYÜK ŞİRKTE CEHALET MAZERETTİR(DELİLLERLE)
BÜYÜK ŞİRKTE CEHALET MAZERETTİR(DELİLLERLE)
Şeyh Muhammed (b. Abdulvahhab) dedi ki; Şeyh ishak ve Şeyh Abdullatif naklettiler; “ Bu tür müşriklere yani evliyalara ve Salihlere ibadet edenler ve benzerlerinin şirklerini işleyenlerin müşrikler olduğuna hükmediyoruz. Günahlar dışında şirk olan amellerde risalet hücceti kaim oldu ise biz onların küfürde olduklarına hükmederiz. Günahtan tekfir etmeyiz.” (Durerus seniyye 1/515, 522)
Şeyh İshak diyorki:
"Şüphesiz ki Şeyh Muhammed ibn Abdulvehhab Kuran ve sünnetin aynı şekilde ümmetin alimlerinin icmasının tekfirine icma ettiği şeyleri yapanları tekfir etti. Tıpkı dinini değiştiren ya da cahiliye fiilleri işleyenler gibileridir. Onlar ki Salihlere, meleklere ve enbiyalara dua edenler ve ibadet edenler gibileri tekfir etmiştir." (Muayyen Tekfir isimli risalesi)
Bu nakillerden açıkca anlşılıyorki: Şeyh Muhammed b. Abdulvahhab (rh.a) büyük şirkte cehaleti mazeret saymamış, şirk işleyenleri tekfir etmiştir.
........... mam Muhammed b. Abdu'l Vehhab'a Şöyle bir soru soruldu
İnsanları haktan uzaklaştırmak isteyen, onların hakka boyun eğmelerini istemeyen bir kişi şöyle derse:
Sizin anlattığınıza göre ve kesin İslam dan olduğunu söylediğinize göre, kim ey Allah ın resulü bana şefaat et derse o kişi müşriktir kanı helaldir.
Bu söylediklerinize göre, İslam ümmetinin çoğu bu hükme göre kâfir olmuş olur,
Özellikle son dönem âlimleri (900 -1000 senenin âlimleri) dir. Çünkü o dönemin muteber âlimleri, bu şekilde demek mendup (mustehap)olduğunu söylediler, bu konuda o dönemin âlimleri, kendilerine muhalefet edenlere, karşı gelerek çok kötü sözler söylediler ve onlara saldırdılar.
İmam Muhammed b. Abdu'l Vehhab şöyle cevap verdi.
Benim Size anlattığımdan böyle anlayış çıkmaması gerekir Çünkü mezhebin görüşünden gerektiren şey mezhep değildir,
Örneğin hadiste olduğu gibi Allah göktedir dendiği zaman bu hadisten dolayı Allah göktedir dersek mucessime olduğumuzu göstermez yani Allah yukardadır göktedir dediğimiz zaman Allaha yer tayin ettiğimizi göstermez.
Biz şöyle diyoruz
Biz, bizden önce ölen kişiler hakkında şöyle diyoruz bizden önce ölmüş olan Müslümanlar âlimler onlar geçmiş bir ümmettir
Biz ancak doğru dürüst bir şekilde davetimiz tebliğimiz kendilerine ulaşan kişileri tekfir ederiz.
Ve kendilerine hüccet açıklananlar, kendilerine hüccet ap acık şekilde belli olanlar, deliller açıkça kendilerine anlatılanlar ve bundan sonra ısrarla kibirlenerek reddeden kişileri tekfir ederiz,
Bu günde, savaş açtığımız çoğu kişinin hali gibi
Onlar şirk üzerinde ısrar ediyorlar, farz olan şeyleri eda etmeyi reddediyorlar ve büyük günahları, haram olan şeyleri açıkça işliyorlar,
Bu halde olmayıp ta, az olanlar ise, yani savaş açtığımız kimselerden az olan kimselere gelince, bunlara savaş açıyoruz çünkü vasfettiğimiz kişileri destekliyorlar, onların amellerine rıza gösteriyorlar, onların sayılarını çoğaltıyorlar ve onlara karşı gelenlere karşı savaşa katılıp sayılarını çoğalttıkları için tekfir ediyoruz.
İşte bundan dolayı onların hükmünü alır ve bundan dolayı onlara savaş açtık.
Geçmiş olan Müslümanlar hakkında ise biz onları mazeretli görüyoruz onlar hatalıdırlar özür sahibidirler çünkü hatadan masum değiller
Rasulullah(s.a.s) ümmetimin hata üzerinde birleşmeleri mümkün değildir,
Kim rasulullah tan şefaat istenilmez diyenlere saldırırsa hata yapmıştır Ve âlimlerinde hata yapması vakidir, onlardan daha hayırlı olan kişilerde hata yapmışlardır,
Örneğin Ömer ibni hattap r.a hata yapmıştır o da mehir konusunda hata yapmıştır bir kadın onu düzeltince hatasından dönmüştür
Ömer r.a mehir konusu dışında başka konularda da hata yapmıştır ve siyeri bilen kişi bunu bilir hatta büyük bir gurup sahabede yanlış yapmışlardır rasulullah s.a.v
Onların içinde olduğu halde ve rasulullahın nuru yani ilmi Onların içine yayıldığı halde.
Rasulullaha(s.a.s) şöyle dediler.
Onların zatu envatı gibi, bizim içinde bir zatu envat yap dediler
Bunu isteyenler zuhul halinde istediler, yani dehşet halinde oldukları halde istediler ve uyarıldıklarında hemen döndüler
(Yani İmam Muhammed b. Abdu'l Vehhab zatu envat isteyen Müslümanları zuhul (dehşet)halinde olarak vasvediyor)
Yani ne dediğini düşünmeden söylemiş ve uyarıldıkları zaman hemen geri döndüler.
Ama bunların hali, delilleri gören deliller kendisine anlatılan büyük âlimlerin sözlerini okuyan buna rağmen ölünceye kadar devam eden kişinin hali gibimidir?
Biz aynı şekilde dini sahih olan, Salih olduğunu, ilmi, takvası olan, Zahitliği olan, sireti iyi olan ve İslam ümmetine nasihat veren ve bütün vaktini ve saatlerini Müslümanlara ilim öğretmeye harcayan ve İslam kitabı yazan kişiyi asla tekfir etmeyiz, bu meselede veya başka bir meselede hata yapsa bile tekfir etmeyiz, aynı ibni hacer el heytemi gibi,
Biz ibni haceril heytemi eddurrul munazzam kitabında, bu mesele hakkında ne yazdığını biliriz ibni haceril heyteminin geniş ilim sahibi olduğunu inkâr etmiyoruz, onun için kırk hadis şerhini övüyoruz okuyoruz, insanlara öğretiyoruz zevacir kitabına ve başka kitaplarına da önem veriyoruz ve naklettiği hadislere de itimad ediyoruz çünkü o Müslüman âlimlerindendir
eddürerüsseniye cilt bir akaid babı sayfa 235’ 236
Muhammed b. Abdulvahhab'ta cehaleti mazeret görmez. Şeyh İshak'ın kitabından naklettiğim yazıyı okursan bunu açıkca göreceksin.
Gelelim Muhammed b. Abdulvahhab'ın, İbn Hacer el-Heytemi'yi şefaat mevzusundan dolayı tekfir etmeme meselesine. Öncelikle bu konuyu açıklamadan önce sana bir soru sormak istiyorum. Rasulullah (a.s)'ın kabri başında ondan şefaat istemenin hükmü nedir?
araya vesile koymak mümkündür ama ALLAHTAN başka kimseden bir şey istenmez asla
ne deriz RABBİM sevdiklerin Habibin yüzü suyu hürmetine deriz örneğin
ALLAHTAN başka bir şeyden medet ummamak gerekir zira sonuçta olacak yine RABBİMİZİN dilemesiyle olacaktır.
Şirk olması için kişinin hakikatten haberdar olması ve bile isteye kasıtlı olarak aykırı davranışta bulunması gerekir. Hakikatten haberdar olmayanın bilmeden aykırı davranması nasıl şirk olabilir.?
''Allah sizin amellerinize değil, niyetlerinize bakar'' buyruğu bunu içermez mi.? Kasıt olmadan yapılan herhangi bir hatada umulur ki Allah 'u Teala merhamet eder.
Sizler bu konuda canınızı sıkmayın. Yargı da, karar da Hz. Allah 'ın vesselam.
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi