Şeytan insanoğlunu aldatırken daima tedricilikle yaklaşır.Bir kerede ona herşeyi yaptırmaya çalışmaz.Adım adım onu o günahlara yakınlaştırır.Mesela sünnete dikkat eden bir kimseye önce sünneti ağır gösterir ve bir şekilde terk etmesini sağlar.Derken sadece fazlarla yetinir. Bir süre sonra farzlarda da gevşeklik yapmaya başlar.Sonra bakmış ki farzları da yavaş yavaş terk etmeye başlamış.Öylece devam eder gider.Elini veren kolunu kaptırır darb-ı meseli gibi...
Şöyle bir hikaye anlatılır;
Malik b. Dinâr rahimehullah buyurur:
- “Bir gün bir çocuğa uğradım. Toprakla oynuyor ve bir gülüyor, bir ağlıyordu. Şuna selam vereyim, dedim. Nefsime büyüklük geldi. Vazgeçtim. Sonra dedim ki; Ey Nefis! Nebiyy-i Ekrem sallalahü aleyhi ve sellem büyüklere de selam verirdi, küçüklere de, vardım selam verdim.
- Ve aleyke’s-selam ve rahmetullahi ve berakatuhu Ey Malik bin Dinar! diye mukabelede bulundu. Şaşırdım, dedim ki:
- Bugüne kadar beni görmediğin halde beni nereden tanıdın? Dedi ki:
- Ruhum rûhuna melekût aleminde mülaki olduğunda. Şimdi de Hayy u lâyemut olan Allah sizi bana tanıttı. Sordum:
- Akıl ile nefis arasındaki fark nedir? Dedi ki:
- Seni bana selam vermekten men eden nefsindir. Selam verdiren de aklındır. Cevabına hayret ettim. Dedim ki:
- Derdin ne, bu toprakla oynuyorsun? Dedi ki:
- Çünkü biz ondan yaratıldık. Yine ona döneceğiz. Yine sordum:
-Görüyorum, onunla oynarken bir gülüyor, bir ağlıyorsun.
- Evet, dedi. Rabbimin azabı gözümün önüne geliyor, ağlıyorum. Rahmetini hatırlayınca da gülüyorum. Dedim ki:
- Ey oğulcuğum! Daha senin ne günahın var ağlıyorsun?
Bana:
- Böyle deme ya Malik! dedi. Her vakit görüyorum, annem ateş yakarken, büyük odunları küçükleriyle tutuşturuyor. Onun için ağlıyorum.
Yalnızlık,esaret ve sevgilinin hasreti,
Yalnızlığın ve esaretin çaresi var,
Ama sevgilinin hasreti,
Sevgilinin hasreti..
verdlği cevap beni çok etkiledi
zehan ablamda çok doğru söylemiş eyvah ki ne eyvaaahh