You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Bizi şefaatinden mahrum eyleme!

Bizi şefaatinden mahrum eyleme!

Acemi Üye
Bizi şefaatinden mahrum eyleme!
Bizi şefaatinden mahrum eyleme!
Bizler de, “Vemâ erselnâke illâ rahmeten li’l-âlemîn - “Seni âlemlere rahmet olarak gönderdik” derken, Rabb’imizin âlemlere rahmet olarak gönderdiği O Zât’ın bizim için ne büyük bir rahmet olduğunu görmeye çalışmalıyız. Hatta zerreden kürreye bütün mahlukatın, O’nun neşrettiği nur sayesinde aydınlığa kavuştuğunu, onların hal diliyle O’na minnet ve şükranda bulunduklarını düşünmeliyiz. Böylece, Efendimiz’in bütün kâinatta nasıl büyük bir hamde vesile olduğunu anlamalı ve şöyle demeliyiz: “Ya Rasulallah! Sen, bütün âlemlere, insanlara, cinlere, dağlara, taşlara, bildiğimiz bilmediğimiz, canlı cansız, şuurlu şuursuz, bütün âlemlere rahmetsin. Sana layık bir ümmet olamadık; ama kalbimiz Senin sevginle dolu. Bizleri şefaatinden mahrum eyleme!” Namazlarımızda her tahiyyat okuyuşumuzda ve her “Muhammedun Rasulullah” deyişimizde, iliklerimize kadar bu manayı duymalı ve O’na bağlılığımızı ilan etmeliyiz.

O, bütün canlılar için bir rahmettir

Efendimiz’in bir peygamber olarak gönderilmesi bütün canlılar için de bir rahmettir. Çünkü O, her canlının korunmasına dair prensipler getirmiştir. Bundan dolayı mahlukatın kendi türünü temsilen O’na derin bir hürmet ve saygısı vardır. Bunu ifade için Allah Rasulü şöyle buyurur: “Bana peygamberlik geldikten sonra uğradığım her taş ve ağaç “Selam sana Ya Muhammed” diye selam veriyorlardı.” (Tirmizî, Menâkıb 6; Dârîmî, Mukaddime 4)
Sahabi bize, bir devenin Allah Rasulü’yle konuştuğunu anlatır. Deve gelip Efendimiz’in önünde saygısını göstermiştir. O’na kendi türü namına hoş geldin demiş ve lisan-ı haliyle “Ya Rasulallah, senin gelmenle develerin bir manasının olduğu anlaşıldı. Ben kıymet kazandım. İnsanlar beni İlâhi bir kitap olarak rahatlıkla okuyor ve Yaratıcı’ya giden yollar bulabiliyorlar” demiştir. Aynı şeyi ağaç, “Ben ne zamandır insanlara meyve veriyordum; ama alıp yemelerine rağmen nereden geldiğimi, nasıl olduğumu bilemiyorlardı. Sen geldin ve benim Allah’ın bir nimeti olarak geldiğimi ilan ettin. Ben mânâmı seninle buldum” şeklinde düşünüyordu.
Hâsılı, O’nun neşrettiği nur sayesinde, bütün canlıların ne ifade ettiği aydınlığa kavuşmuş, adeta hayvan, hayvan olmaktan kurtulmuş, İlahî sanat olma seviyesine yükselerek farklı bir kıymet almıştır.
Duvarlar RenkLi oLsada
KaranLıkta Ne göRebiLirsin ki?

[Resim: 330069478bfc9608332mub8tu6.jpg]
Bunu ilk beğenen sen ol.
Acemi Üye
RE: Bizi şefaatinden mahrum eyleme!
Selamun aleyküm.şefaat tümüyle Allahtandır.peygamberimizden şefaat beklemek insanı şirke götürür.birçok ayette kıyamet günü kimsenin kimseye fayda veremeyeceği söyleniyor.bunlardan birkaçı şöyle:Ey iman edenler! Hiçbir alış verişin, hiçbir dostluğun ve hiçbir şefaatin olmadığı kıyamet günü gelmeden önce, size rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcayın. İnkar edenler ise zalimlerin ta kendileridir(bakara suresi 254),De ki: “Şefaat tümüyle Allah’a aittir. Göklerin ve yerin hükümranlığı O’nundur. Sonra yalnız O’na döndürüleceksiniz.” (zümer suresi 44)
Bunu ilk beğenen sen ol.
ҳ̸Ҳ̸ҳ..ςєv!к_кยvvєt..ҳ̸Ҳ̸ҳ
Cvp: RE: Bizi şefaatinden mahrum eyleme!
rafetttt Adlı Kullanıcıdan Alıntı:Selamun aleyküm.şefaat tümüyle Allahtandır.peygamberimizden şefaat beklemek insanı şirke götürür.birçok ayette kıyamet günü kimsenin kimseye fayda veremeyeceği söyleniyor.bunlardan birkaçı şöyle:Ey iman edenler! Hiçbir alış verişin, hiçbir dostluğun ve hiçbir şefaatin olmadığı kıyamet günü gelmeden önce, size rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcayın. İnkar edenler ise zalimlerin ta kendileridir(bakara suresi 254),De ki: “Şefaat tümüyle Allah’a aittir. Göklerin ve yerin hükümranlığı O’nundur. Sonra yalnız O’na döndürüleceksiniz.” (zümer suresi 44)

ve aleyküm selam aslında söylediklerin bi bakıma doğru bi bakıma yanlış neden yanlış dersen biz Hz Muhammed (s.a.v)in ümmetleriyiz ve mümin olduğumuz için ancak onunda gönlünü alarak cennete girebiliriz senin dediğin mantığa bakarsak peygamberize itaat etmeyenlerde cennete girebilir bu en başta imanın şartlarından peygamberlere imana ters düşer.işin doğrusu peygamberimizin bizlere kefil olmasıyla Allah c.c.den şefaat istemek yani peygamberimiz ve din büyükleri burda bir bakıma araç
haklı olduğun noktaya gelirsek şefaati yalnızca peygamberlerden ve din büyüklerinden istemek Allaha imana ters düşer onlar için diyosan haklısın
[Resim: indexjbordobere.jpg]
Bunu ilk beğenen sen ol.
Acemi Üye
RE: Bizi şefaatinden mahrum eyleme!
peygamberimizin başlıca üç görevi vardır.1)ayetleri tebliğ etmek 2)ayetleri insanlara açıklamak 3) insanları kuranla müjdeleyip ve onunla cehennemin ateşinden korkutmak.bunlar kuranda var zaten.hatta bir ayette peygamberimizn Allahın dilemesi dışında kendisine bile yarar veya zarar veremeyeceğini söylüyor.müşrikler de Allaha inanıyorlardı ama taptıkları putların kendilerine şefaat edeceklerini zannediyorlardı.işte o zamanki şefaat anlayışıyla bu zamanki şefaat anlayışının arasında pek bi fark yok.zaten müslüman bir insan cennte girecek ve kusurlarını yani bilmeden günah işlediklerini Allah affedeceğini söylüyor.bize peygamber efendimizin kurtaracağına inanmak Allah ın haşa iradesini bir kenara atmak demektir.ayette dediği gibi şefaatin tümüyle Allah a aittir.ondan başka kimse bize şefaat edemez.
Bunu ilk beğenen sen ol.
ҳ̸Ҳ̸ҳ..ςєv!к_кยvvєt..ҳ̸Ҳ̸ҳ
Cvp: RE: Bizi şefaatinden mahrum eyleme!
rafetttt Adlı Kullanıcıdan Alıntı:peygamberimizin başlıca üç görevi vardır.1)ayetleri tebliğ etmek 2)ayetleri insanlara açıklamak 3) insanları kuranla müjdeleyip ve onunla cehennemin ateşinden korkutmak.bunlar kuranda var zaten.hatta bir ayette peygamberimizn Allahın dilemesi dışında kendisine bile yarar veya zarar veremeyeceğini söylüyor.müşrikler de Allaha inanıyorlardı ama taptıkları putların kendilerine şefaat edeceklerini zannediyorlardı.işte o zamanki şefaat anlayışıyla bu zamanki şefaat anlayışının arasında pek bi fark yok.zaten müslüman bir insan cennte girecek ve kusurlarını yani bilmeden günah işlediklerini Allah affedeceğini söylüyor.bize peygamber efendimizin kurtaracağına inanmak Allah ın haşa iradesini bir kenara atmak demektir.ayette dediği gibi şefaatin tümüyle Allah a aittir.ondan başka kimse bize şefaat edemez.

tamam bende onu dedim zaten dikkatli okudun mu yazdıklarımı

bak eğer gerçekten dediğin gibi olsaydı yani peygamberimizi örnek almadan rızasını almadan Rabbimizin huzuruna çıkmamız istenseydi biz peygamberimizi değil Allahı örnek alırdık ki buda şirke girerdi anlatabildim mi
[Resim: indexjbordobere.jpg]
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 25-07-2008, Saat:08:34 PM, Düzenleyen: Kartalizma.
ҳ̸Ҳ̸ҳ..ςєv!к_кยvvєt..ҳ̸Ҳ̸ҳ
Cvp: RE: Bizi şefaatinden mahrum eyleme!
rafetttt Adlı Kullanıcıdan Alıntı:tamam kusura bakma kardeş
yok kusura bakmadım bi faydam olduysa ne mutlu
yalnız sana söylemek istediğim şey Allaha ulaşmak derken peygamberlerin bu yolda araç olduğunu unutmamaktı
[Resim: indexjbordobere.jpg]
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 25-07-2008, Saat:08:46 PM, Düzenleyen: Kartalizma.
Acemi Üye
Cvp: Bizi şefaatinden mahrum eyleme!
benim demek isteğimin özeti şu.bir insan kuran a uyarsa zaten peygamber efendimize de uymuş olur.benim karşı çıktığım bi insanın peygamber efendimizin onu kurtaracağına inanmak.namazı kılması orucunu tutması hiçbirşeyi ifade etmez.benim peygamber efendimizin razılığını aramama gerek yoktur.zaten ben kurana uyuyorsam peygamber efendimizin rızasını almış olurum.ayrıca onun rızasını aramam.o sadece ayetleri tebliğ edicidir.
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.