RE: BİR ÜSTTEKİ ÖZLÜ SÖZÜN KARŞILIĞI OLARAK ŞİİRLEŞTİRME
HEMEN SAĞINI SOLUNU TOPARLAYALIM, VE DEVAM EDELİM
günlerden pazardı, gözleri hüzünlü ve dumanlı. Birşeyler anlatmak ister gibiydi aynalara, korkuyordu karşılığını bulamamaktan masum suretinin
Korkunun ecele faydasi yoktu, biliyordu. Ya kallip icindeki aski gomecek yada gidecek bulacakti aradigi masumlugu
orada evet işte tam o noktada içindeki bir ses ona " gitme " diye yalvarıyordu adeta, sanki karşısına çıkacak engelleri bilir gibiydi, başını hafif öne eğdi ve gözlerini kapattı, yalnızlığa meydan okur gibi düşüncelerinin kalabalığında boğuluyordu. Sonra birden etrafına baktı... bunca kalabalıklar içinde onu yalnız bırakan şey neydi?
Hüzün...
yaşadığı sıkıntının, iç geçirmelerinin, kendini yalnız hissetmenin tek nedeni hüzündü...
Öyler anlar olurdu ki içinde alıp başını gidesi gelirdi hayalinde var ettiği, uzak çok uzak yerdeki tepeciğe kurduğu küçücük evine...
ama yinede hayata tutundu, sığındı yalnızlığın koynuna, geceleri sokak lambalarının altında diz çöküp oturuyordu, üzerine yağan yağmura aldırmadan. zaten o saatte kim bulabilirdiki onu? ...
Kalktı....Adımları O'na götürüyordu onu...Sanki beyni ayaklarına hükmedemiyordu...Gidiyordu işte... Ona gidiyordu...Belki cama çıkardı...Bir kerecik olsun gölgesini bile görse razıydı...
...kapısının önüne yaklaştı, çalmalımıydı kapıyı? ya kapıyı açan yoksa veya yüzünü bile görmekten nefret ediyorsa o, şöyle bir kalbini dinledi, ya bitmeliydi bu acı yada baştan başlamalıydı hayata. geri döndü yapamadı işte, cesaret edemedi, koşar adım ilerledi, sanki arkasından bakıyordu o, sanki ılık nefesini ensesinde hissediyordu, köprüye çıktı ve ayın yakamozu vuruyordu karanlık suya, şimdi ne yapacaktı, bir sonmu vermeliydi bu anlamsızlaşan hayatına?
Aklına üstadın bir sözü düştü..
"Düşündükçe Gelir Aklıma Anılarımız Halime Bakıp Ağlarım intihar Sebebim Anılarımız"
Anılarıydı onu intihara sürükleyen.. Sevdiğiyle gözgöze gelmeye cesareti yoktu.. Ama içinde bu cesaret olmasa da görme isteği vardı onu.. Ama birşeyler yapmalıydı ki sevdiği onu gördüğü zaman içinde ki aşk alevlensin.. Sönen ateşin yerini alevler alsın.. Ne yapabilirdi Ki..
... HAYIR dedi sonra bir kez daha HAYIIIR diyerek haykırdı uçsuz karanlığa, diz çöktü köprünün buz tutmuş soğuk asfaltına. Üşümüyorduda hiç, üzerinde onun aldığı kırmızı bir kazak vardı, altında " kırmızının altına çok iyi durur " diye birlikte aldıkları uçuk sarı bir pantolon. Atamıyordu işte onu içinden, atmaya kalksa anılar bırakmıyordu peşini. Gözlerinden yanaklarına süzülen damlalar artık hafiften bir iz bırakmıştı yanaklarında, soğuktan elleri titriyordu. ne farkederki isterse derisini yüzsünler, hiçbir acı onun bıraktığı gibi kalıcı değildi. Kalktı... Usul usul yürüdü, yine bilmiyordu nereye gideceğini, yoldan geçen bir taksiyi çevirdi ve bindi ... ?
BOŞ ZAMAN YOKTUR ! BOŞA GEÇİRİLEN ZAMAN VARDIR ...
Çok malın köleliğide çok olur! YAŞASIN ASİL YOKSULLUĞUM ..
Bunu ilk beğenen sen ol.