Bir şevkle yola koyuldu gene bu UŞAK,
Herşeye kulak tıkayarak,
Duymadan sonunu dinlemeden,
UŞAK bak dinle beni,
Aşk bedel ister,
Yakan tarafı vardır..........
Acıtan tarafı vardır,
Sitem ettirten,
Ağlatan tarafı vardır..........
Duymadı bile UŞAK.......
Vardığında YÜREK devletinin kapısına, CÜMLE KAPISINA, GÖNÜL ATÖLYESİNE, VE GÖNÜL ŞEHRİNE
-Gardiyan aç kapıyı, Umutlarını ateşin buharında ısıtan Gülü görmeye geldim dedi...........
Uğruna ölmeye,
Yanıp kül olmaya,
Irmak olup akmaya,
Doyasıya koklamaya,
Gözyaşları akıtmaya geldim.......
Ben AŞKA geldim,
Güle SOL YANIMI vermeye geldim.......
VE
Kapısı açıldığında yürek devletinin,
Aşuk ve maşuk tadında,
Dillere destan bir aşktır yaşanan................
VURGUN YEMEK BUDUR İŞTE GÜLDE UŞAK..........
Aldığın gül,
Verdiğin gül,
Gördüğün gül,
Yandığın gül,
Baktığın gül olmak budur işte..........
GÜLÜN UĞRUNA ÖLMEK BUDUR İŞTE............
Ölesiye sevmek budur işte..............
Yaşadığı müddetçe bitmedi sevdası meçhul UŞAĞIN,
Çıplak bir beden,
Bir çokta bilinmeyenle,
Geldiği bu dünya denilen yerküreye GARİP UŞAK.........
Giderkende,
_Suskun Yüreğini_
Yağmurda yaptığı dualarını
Beyaz bez parçası,
Bir de
Bir Sol yan sevdası götürdü..........
yazan ben değilim bir arkimm paylaştım izniyleeee
