Bir çığlık ol! Evlatlarını, eşini, kardeşlerini er meydanında doğranmış olarak görse de, Uhud yamaçlarında Efendisi’nin (sas) sağ olduğunu görünce, şükür secdelerine kapanan Sümeyra anamızın, “Fedâke ebî ve ümmî yâ Resûl .” Yani “Anam babam sana feda olsun.” diye hıçkırıklara karışan çığlığı gibi... Allah ve Resulü’ne (sas) tam bağlılığın ilânı bir çığlık!
Bir çığlık ol!
Üzerine kızgın kayaların yığıldığı en çetin anlarda bile imanından vazgeçmeyen Hz. Bilâl’in (ra), “Ehad, Ehad!!” çığlıkları gibi... Rabb’in birliğini, gönlü kör, sağır, dilsiz olanlara bile duyuran bir sebat çığlığı!
Bir çığlık ol!
Bir çığlık ol!
Düşman gemileri Haliç’e girdiğinde, celadetiyle atını denize süren kumandan padişah Fâtih’in, “Ya Bizans beni alır, ya ben Bizans’ı!” kükreyişi gibi, azim ve fütüvvet fışkıran bir çığlık!