You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

BİLGE KRAL…ALİYA İZZET BEGOVİÇ

BİLGE KRAL…ALİYA İZZET BEGOVİÇ

Forumcu
BİLGE KRAL…ALİYA İZZET BEGOVİÇ
BİLGE KRAL…ALİYA İZZET BEGOVİÇ
Dile kolay tam yetmiş sekiz yıl yaşadı, 2003 yılında vefat etti.. Aliya İzzetbagoviç, 8 Ağustos 1925 yılında Bosna-Hersek'in Şamaç kasabasında dünyaya geldi. Osmanlı ordusunda subay olan dedesi Aliya, 1868'de Belgrad'dan Şamac kasabasına tayini üzerine, burada toprak satın alarak yerleşti. Osmanlı Sultanı Abdülaziz döneminde bu bölgeye Sırpların baskılarından kaçan Müslüman ailelerin yerleşmesi üzerine kasaba Aziziye adını aldı. Aziziye’nin daha sonraki yıllarda Hırvat milliyetçileri tarafından işgal edilmesi üzerine Müslümanlar buradan göçe zorlandılar, Aliya’nın ailesi de 1927'de Saraybosna'ya yerleşti. En büyük teselli kaynağı biricik dindar annesi idi. İlk eğitim anne şefkati ve onun dizi dibinde dini öğretileriyle başladı. Onun için annesine bu yönden çok şey borçlu. 1943 yılında liseyi, 1956’da Hukuk fakültesini bitirdi. Aliya İzzet Begoviç hiçbir zaman avukatlıkla uğraşmadı, bir inşaat firmasında hukukçu olarak görev yaptı.

Gençliği buram buram idealist aktivitelerle geçti. Genç yaşta Mladi Müslimani ( Genç Müslümanlar) teşkilatına üye oldu. Üç evladının baş harfleri olan ( Leyla, Sabina, Bakir) LSB kod adıyla yazılar yazdı. Derken, Anti demokrasinin 1946 yılında iktidara gelmesiyle gençliğindeki faaliyetleri bahane edilerek kendisi ve onunla birlikte 2000’ ini aşkın dava arkadaşları tutuklanarak Bosna–Sırbistan ormanlarında çalıştırıldılar. Tutukluğunun ardından yine boş durmadı, "Doğu ve İslam" eserini yayınlamak üzere sponsor bulmasıyla tekrar tutuklandı. Bu sefer ki tutukluluk dünya gündemine oturacak, şu meşhur 1983 yılı davası olarak adlandırılan aralarında yirmi entelektüelinde bulunduğu kişiler birçok gazetelerde baş sayfa haber olarak geçecektirler. Bu davada haklarında Müslüman olmayanları temizleme iddiasıyla yargılandılar, derken on iki seneliğine onunla birlikte yirmi aydın tutuklandı. Bilge Kral Aliye İzzet Begoviç Foça cezaevinde altı yıl yattı. Böylece antidemokrasizm bütün dünyada etkisini yitirmeye başlayınca erken tahliye olma şansını yakalamış oldu. Yinede İkinci Dünya savaşının son kalıntısı Tito’nun varlığı dinin yaşanmasına engel teşkil ediyordu. Öyle ki Tito’nun gizli hafiyeleri Mladi Müslüman teşkilatının genç üyelerini takibe almıştı, her an faaliyetleri izleniyordu. Hatta Boşnak’ların Kâbe’yi ziyaret etmelerine bile izin verilmiyordu.

Bütün bu olumsuzluklara rağmen Bilge Kral yılmadı, usanmadı, sürekli yazılar yazmaya devam edip; " Her Şey Allah’ın elindedir." derdi. Hapishane arkadaşlarını toplayıp Demokratik Eylem Partisini (SDA) kurdu ve başkanlığına getirildi. Parlamento da konuşmasına "Bismillahirrahmanirrahim", yani besmele çekerek başlaması Müslümanların gönlünde yankılandı, hasımlarınca şaşkınlık oluşturdu. Sırp Lideri Miloseviç gelişmelerden rahatsız olarak savaşla tehdit etmeye başladı.Yugoslavya Cumhuriyetinin liderler toplantısında en barışçı yanıyla Aliya İzzet Begoviç dikkat çekmesine rağmen yine de Miloseviç rahat durmadı. Bu toplantıdan bir süre sonra Slovenya ve Hirvatistan Yugoslavya’dan ayrılarak bağımsızlıklarını ilan ettiler.

1990 yılında Bilge Kral seçimden başarılı çıkınca Bosna Hersek Cumhuriyetinin Başkanı seçildi. Bir yandan da halkının savunmasız olması gerçeğinden hareketle gizli gizli askeri gruplar oluşturdu.
Bilge Kral’ın hayatı hep mücadele ile geçti, bu sefer hasta yatağında ve insanlar Kosevo Hastanesinde gelecek haberi beklerken bir yandan da nereye defnedileceği hususunu tartışıyorlardı. Halk, Begova Camii’nin haremini düşünürken içerden gelen ses; Beni şehitlerin yanına defnedin vasiyeti idi. O çok sevdiği ve özlediği şehit düşen dava arkadaşlarının gömüldüğü Kovaçi Mezarlığına uğurlandı. Bilge Kral Başbakan olduğunda ilk ziyareti Türkiye’ye yapmış, Hastahane’ye kabul ettiği son devlet adamı Tayyip Erdoğan ’ın olması manidardır. Kabrine Türkiye’den Fatih Sultan Mehmet’in kabrinden alınan toprağın serpilişi de bir başka güzellikti. O’da uzun bir soluktan sonra ruhunu Allah’a teslim etti, çok sevdiği halkını Yüce Yaratan’a emanet ederek gözlerini yumdu. Ruhu şad olsun.

Seyyid KEMERKAYA
"Rahman'ın has kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler ve kendini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) "Selam!" derler geçerler..."
furkan 63
Bunu ilk beğenen sen ol.
Kayıtsız
<span style="color: #1C1C1C"><strong>Kayıtsız</strong></span>
Cvp: BİLGE KRAL…ALİYA İZZET BEGOVİÇ
allah razı olsun yiğit
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.