(Hadis-i Şerif, Müttefekun aleyh)
SÜNNETE SARILMAK BİD'ATTEN SAKINMAK
Ashab-ı Kiram, tabiin ve tebe-i tabiinden sonra, onların gittiği yola muhalif olarak dinde ihdas edilen şeyler bid'attir. Her bid'at dalalettir, sapıklıktır. Ashab-ı Kiram (r.anhüm), az olsun çok olsun, büyük olsun küçük olsun, (alışveriş, vekalet v.s.) muamelede, ibadette veya zikirde, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) zamanında olmayan bir şey ihdas eden; bir adet uyduran kişilere şiddetle karşı çıkar, onları reddederlerdi. (Şir'atü'l-İslam)
İmam-ı Rabbani Hazretleri Mektubat-ı Şerifesinde şöyle buyurdu:
"...Said; bahtiyar, terk edilmiş bir sünneti ihya eden, işlenen bid'atlerden bir bid'ati de ortadan kaldıran kimsedir.
Bu zaman, beşerin en hayırlısı olan Resulullah Efendimiz'in (s.a.v.) peygamber gönderilmesinden bin sene sonraki zamandır. Bu zamanda kıyamet alametleri ortaya çıktı. Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) zamanından uzaklaşıldıkça sünnetler unutuldu; yalanın yayılmasıyla da bid'atler çıktı ve yayıldı. Sünneti ihya edecek, bid'ati yok edecek bir yiğide ihtiyaç hasıl oldu.
Bid'ati yaymak dini tahrib etmektir. Bid'ati işleyene saygı ve hürmet göstermek de İslam'ı yıkmaya sebep olur. Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) şu hadisini duymuş olmalısın:
"Bid'at işleyen kimseye ta'zimde bulunan ve hürmet eden, İslam'ın yıkılmasına yardımcı olmuştur."
Bütün himmet ve hayret ile sünnetin ihya edilip yayılmasına, bid'atin ortadan kaldırılmasına çalışmak lazımdır. Her zaman; hususiyle de İslamîn zayıfladığı şu vakitte İslam merasimini ikame etmek, sünnetin yayılmasıyla ve bidatin ortadan kaldırılmasına bağlıdır." (Mektubat-ı İmam-ı Rabbani, 2/23)
Bid'atlerden sakınmanın ehemmiyetine dair bir hadis-i şerifte şöyle buyuruldu:
"Sözün en hayırlısı Allah'ın kitabıdır. En güzel en doğru yol da Muhammed'in yoludur. İşlerin en kötüsü de bid'atlar; dinde sonradan uydurulanlardır. Her bid'at dalalettir, her dalalet (sahibi) de cehennemdedir. (Sünen-i Nesai)