Adım sana bağlı. Aklından ne geçerse bana öyle seslen.
Çok eskiden olmuş bir şey düşünüyorsan; diyelim biri sana bir soru sordu, sen de cevabını bilmiyordun.
Benim adım bu.
Belki de bardaktan boşanır gibi yağmur yağıyor.
Benim adım bu.
Belki de çocukken oynadığın bir oyun ya da yaşlanıp pencerenin yanındaki sandalyende otururken durup dururken hatırladığın bir şey.
Benim adım bu.
Ya da bir yerlere yürüdün her yan çiçek doluydu.
Benim adım bu.
Ya da yatağa uzanmış, neredeyse uykuya dalmak üzereydin; bir şeye güldün kendinle ilgili. Günü bitirmenin en iyi yolu.
Benim adım bu.
Belki de alabalıklar gölcükte yüzüyordu ama ırmak yalnızca sekiz santim enindeydi
...Ve ay ben üzerinde parlıyor, karpuz tarlaları ayışığında boyutları çarpılmış ışıldıyor, her yan karanlık ve sanki çevredeki tüm bitkilerden birden yükselmekte.
Benim adım bu.
(...Richard Brautigan)
