“Bu bardağın ağırlığı sizce ne kadardır?”
''100gm!' ... '125gm!'...
“Bu bardağı bu şekilde birkaç dakikalığına tutsaydım ne olurdu?”
‘Hiçbir şey' .
“1 saat boyunca tutsaydım?”
“Kolunuz ağrımaya başlardı efendim” diye öğrencilerden biri cevapladı
“Haklısın, peki şimdi ben bu bardağı 6 saat boyunca tutsam ne olurdu?”
Gülüşmeler içinde her kafadan bir ses çıktı: “Kas spazmı geçirirdiniz", "Hastanelik olurdunuz”, "Bunu yapamazdınız"
“Çok iyi" dedi profesör, "peki tüm bu sorunlar olurken bardağın ağırlığında bir değişme olur muydu?”
“Hayır”
“Acıdan ve ağrıdan kurtulmak için ne yapmam gerekir bu durumda?”diye tekrar profesör sordu.
“Çok basit. Bardağı bırakın” diye cevapladı öğrencilerden biri gülümseyerek.
“Kesinlikle!” dedi profesör, “Hayatta karşılaştığınız sorunlar da bu bardak gibidir. Onları kafanızda birkaç saat tutarsınız, çözüm ararsınız. Bir sorun yokmuş gibi görünür. Süre günlere yayıldıkça başınız ağrımaya başlar. İpin ucunu kaçırırsanız o sorun sizi yemeye başlar. Üstelik sırf onları aklınızda tuttuğunuz için çözüme kavuşmak bir yana, azalmaz da.
Meselelerinizi çözmek için elbette kafa yorun. Ama hemen çözülmüyorsa onu zamana bırakın, yani bardağı yere bırakın ve çözüm için Allah'a dua edin, gelen çözüme de tevekkül edin.