You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Profesör
RE: - Baran -
yorumlar ve izlediğiniz için tşk ederim size gülücükumuyorum beğeni ile izlemişsinizdir..

Baran’; Fıtratın dili

Sanatta ancak fıtrata uygun olanın gönülleri fethedeceğini sezecek kadar bilge, taşmış da durulmuş ırmaklar kadar berrak ve sakin. Bir o kadar derin. Şatafatsız, şaşaasız. İddiasızlığında ihtişamlı.

İranlı yönetmen Mecid Mecidi’nin filmi “Baran”, hayatın sert yanına çevrilmiş bir masal ışıldağında küçük sahneler üzerinden akıtılmış aşka dair büyük bir hikaye. Hazin ve zengin. Rikkatli bir doğu dili.

“Sinema Dili” diye bir ara başlık açmak niyetinde değilim. Sadece zannımca, münferit parıltılarına rağmen kesintisiz ırmağının ortak dilini bir türlü bulamamış Türk sineması gibi romanının da yitik malını sahiplenir gibi sahiplenmesi gerekenin böyle bir dil olduğunu işaret etmekle iktifa edeceğim. Şarkın bilgeliğinde halin dili.

O dil ki, tepeden tırnağa aşk olan bir hikayede kahramanlar bütün şunları kimi taşarak kimi sızarak ayan beyan söylüyorlar. Ama erkek olan aşka dair tek kelime etmeden, kadın olansa değil kelime etmek sesini bile işittirmeden.

Erkek (Her sahnede/Her haliyle)

Sen geldin. Benim eziyetim dokundu sana. Ama bağışla, senin sen olduğunu bilmiyordum. Ne zaman ki öfkemin üzerine indi yağmur. O zaman duruldum.

Sen saçlarını tararsın. Ben seni, puslu aynanın içinde bir resim, ağır ağır uçuşan perdenin üzerinde bir gölge olarak fark ederim. Masal keser dört bir yan. Seni yeşiller içinde bir cennet çiçeği velvelesinde ilk kez gördüğümde, sen o musun, diye sormam bile. Bilirim ki rengini gizlesen kokunu saklayamazsın, perdeni çeksen ışığını boğamazsın. Benim gördüğüm benim rüyamda kalır. Senden şüphelenmek yerine çimento yanığı göz bebeklerimden şüphelenmeyi yeğlerim. Fark ederim aynanın sırtındaki sırrı. Eksiğim gibi durduğunu. Güvercinlerin kanat sesleri inşaat işçilerinin yanık türkülerine karışırken fıtratın dilinde işlemeye başlarım. Bir yanımdan sakinleşir ama bambaşka bir yanımdan taşarım.

Bir başka aynada tanırım kendimi. Bundan böyle hoş-halim. Latifim. Gördüm ya seni görülmek de isterim. Yağmurun rengini ateşte seçerken ne yana gitsen sana dönerim. Çıkarırım alnımdaki kara bağı. Bahtımı ekmeğine bağlarım. Anlamsız varlığım anlam bulur. Başkalaşırım. Mademki elinin dokunduğu her şey, bir bardak çay, iki parça şeker olsa bile. Harikulâde bir şey.

Çamura saplanmış kara lastik pabucun bütün masallardaki kristallerden daha varlıklıdır. Ama yokuşun dik senin, yükün ne kadar ağır. Senin taşıdığın benim belimi büküyor. Sen ezilme, bel verme diye her şeyden vazgeçebilirim. Sarı bir sayfanın resmiyeti üzerinden kazınan vesikalık bir fotoğraf gibi bir anda kimliksiz kalabilir, ismim gibi cismimden de geçebilirim.

Kadın (Sadece Bir Sahnede/Peçesini indirmesiyle)

Daha düne kadar yüzüm açıktı sana. Aramızda masumiyet ihlaline dair bir hece yoktu. Çünkü senin farkında olmadığım gibi benim farkımda olduğunun da farkında değildim. Ama şimdi bir bilmek halindeyim ki yüzüm, keskin inen bir satırın gürültüsünde, her şeyi karanlığa boğan bir perdenin düşüşü kadar ani ve kesin, senin yüzüne kapalı bundan böyle.

Çünkü beni fark ettiğin anda ve bunu benim de bildiğim anda ne senin senliğin ne de benim benliğim kalır. Geriye sadece içimizde taşıdığımız Âdem ve Havva ve aramızdaki ezel olasılığı kalır. Bu yüzden şimdi sadece yüzümü değil kalbimi de her an izleyen bir çift göze dair terbiyeyle, aramıza bir uçurum koyuyorum. Senden kaçıyor, kendimi senden gizliyorum.

Ama. Aşkın koşulanda değil kaçılanda, açılanda değil kapananda olduğunun da bilgisindeyim. Peçemi örterek açıyorum sana kapılarımı. Dahası ezeli bir bilginin ürpertisi yüzüme sinerken aramıza bir senlik ve benlik davası sokuyorum. Seni ben karşısında tanımlıyorum yani. Sana yer veriyor, baha biçiyorum. O dairede kendimi tamamlıyorum. Senden gizlenerek seni sen, beni ben yapıyorum. Böylece benim için taşıyabileceğin bütün anlamların farkında olduğumu da beyan ederek benim kadın senin erkek olduğumuzu yüzüme indirdiğim şu peçede aşikâr ediyorum. Bu halimle seni bir mümkün olarak gördüğümü itiraf ediyor, senle ben arasındaki bütün ihtimallere evet diyorum.

Nazan Bekiroğlu

____________


Baran, Latif'in gönlüne düşen rahmetti Rahman'dan;
Rahman'ın Latif'e lütfuydu sonsuz letafetinden.
Latif ki muzır bir latife idi rahmetten önce,
Rahmetten sonra bir latif bir letafet ki sorma..!
Ta ki, gönlüne rahmetin düştüğü yere kadar yüceldi.
Bir sevda böylesine ihya edebilir mi ki bir gönlü..?
Öylesine bir aşk ki gönlü latifleştiren ve dahi Latif'in gönlü..
Öyle bir aşk ki sevdaya dair edilmemiş tek cümle,
Ama her cümlede ve her susta alabildiğine sevda saklı..
Bir sevdaydı bu velhasıl; ezelinde ezeli, ebedinde ebedi..
Latif'in, sevdasıyla yücelen, o koca gönlüne sığmayan;
Baran'ın geride bıraktığı o küçücük, çamurdan kalıba sığan...

Baki muhabbetle... gülücük

[Resim: avatar_1657.gif]

Bırak ey biçare feryadı belâdan kıl tevekkül
Zira feryat belâ ender hatâ ender belâdır bil
Eğer belâ vereni buldunsa, safâ ender atâ ender belâdır bil
Eğer bulmazsan bütün dünya cefâ ender fenâ ender belâdır bil
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 11-03-2014, Saat:05:52 PM, Düzenleyen: Gül-i Cennet.
Profesör
RE: - Baran -
İzlemiştim bunu gerçekten güzel bir filim...
Aşkın fedakarlıklarla örülmüş en sade ve yalın halini anlatıyor.
Geldi üzerime üç keder bir anda,
Yalnızlık,esaret ve sevgilinin hasreti,
Yalnızlığın ve esaretin çaresi var,
Ama sevgilinin hasreti,
Sevgilinin hasreti..
Bunu ilk beğenen sen ol.
Uzman
RE: - Baran -
güncel ...

izlemeyen arkadaşlar izlesinler gülücük
Düşlerinden vurulurken çocuklar, hangi yaşamaktan bahseder ki masallar ...
Bunu ilk beğenen sen ol.
Uzman
RE: - Baran -
bu filmi izledikten sonra , iran filmlerine merak saldım . bu aralar iran filmleri izliyorum . beğendiklerimi paylaşacağım inşallah gülücük
Düşlerinden vurulurken çocuklar, hangi yaşamaktan bahseder ki masallar ...
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.