uzayıp giden yollardı,
tenime zerk edilen zehir
deliliğin kum saatinde öğütülürken
masumane fikir,
harcadı gençliğimi namussuzca
duvarlarına asi sloganlar yazılan bu şehir...
dört atlıyı yedi mahşeri, bu zalim şehrin.
Dört atlı, dört isimsiz kahraman
Ve uyurdu insanlar yedi uyurlar gibi
Ne gece, ne gündüz hiç durmadan...
Tekrar eden her günün ertesinde
Beni de unutsaydı ya geçen zaman,
Ve sen; ey rüzgarında...
Günah tohumları saklı şehir!
Hayat uzaktır toprağa
Ölümse çok yakın
Ah bir anlasan!
Ne ben vazgeçtim yürümekten caddelerinde
Ne sen kemirmekten beni
Bir değirmen gibi gürültüyle ve hiç durmadan
Eziverdin sarhoşluğunda
Ruhları çalınmış bedenleri...
30 mart 2000
Eşref Günaydın