You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Arapça EVLİYA kelimesinin tanımı

Arapça EVLİYA kelimesinin tanımı

Profesör
Arapça EVLİYA kelimesinin tanımı
“Evliya” Arapça’daki “veli” kelimesinin çoğulu olup “dostlar” demektir.


Kuran-ı Kerimin orijinal Arapça metninde “evliya” kelimesinin geçtiği ayetleri inceleyerek “evliya”nın ne demek olduğunu ve “evliya” edinmek ve ona tabi olmak kavramlarını anlayamaya çalışalım.


İnanmayanların evliya edinilmesi durumu ile ilgili ayetler:

3:28- Mü'minler, mü'minleri bırakıp da kafirleri veliler edinmesinler. Kim böyle yaparsa, Allah'tan hiç bir şey (yardım) yoktur. Ancak onlardan korunma gayesiyle sakınma(nız) başka. Allah, sizi kendisinden sakındırır. Varış Allah'adır.


4:89- Onlar, kendilerinin inkâra sapmaları gibi sizin de inkâra sapmanızı istediler. Böylelikle bir olacaktınız. Allah yolunda hicret edinceye kadar onlardan veliler (dostlar) edinmeyin. Şayet yine yüz çevirirlerse, artık onları tutun ve her nerede ele geçirirseniz öldürün. Onlardan ne bir veli (dost) edinin, ne de bir yardımcı


4:144- Ey iman edenler, mü'minleri bırakıp kafirleri veliler (dostlar) edinmeyin. Kendi aleyhinizde Allah'a apaçık olan kesin bir delil vermek ister misiniz?


5:51- Ey iman edenler, yahudi ve hristiyanları dostlar (veliler) edinmeyin; onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden onları kim dost edinirse, kuşkusuz onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğuna hidayet vermez.

5:57- Ey iman edenler, sizden önce kendilerine kitap verilenlerden dininizi, alay ve oyun (konusu) edinenleri ve kafirleri dostlar (veliler) edinmeyin. Ve eğer inanıyorsanız, Allah'tan korkup-sakının.

9:23- Ey iman edenler, eğer imana karşı inkârı sevip-tercih ediyorlarsa, babalarınızı ve kardeşlerinizi veliler edinmeyin. Sizden kim onları veli edinirse, işte bunlar zulmeden kimselerdir.

60:1-Ey inananlar! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olan kimseleri dost edinmeyin. Onlar size gelen gerçeği inkar ettikleri, Rabbiniz Allah'a inandığınızdan dolayı Elçiyi ve sizi (yurdunuzdan) çıkardıkları halde siz onlara sevgi iletiyorsunuz. Benim yolumda cihadetmek ve benim rızamı kazanmak için (yurdunuzdan) çıktığınız halde içinizde onlara sevgi (mi) gizilyorsunuz? Oysa ben sizin gizlediğiniz ve açığa vurduğunuz her şeyi bilirim. Sizden kim bunu yaparsa doğru yoldan sapmış olur.


4:139- Onlar, mü'minleri bırakıp kafirleri dostlar (veliler) edinirler. 'Kuvvet ve onuru (izzeti)' onların yanında mı arıyorlar? Şüphesiz, 'bütün kuvvet ve onur,' Allah'ındır.

5:80-81- Onlardan çoğunun inkâra sapanlarla dostluklar kurduklarını görürsün. Kendileri için nefislerinin takdim ettiği şey ne kötüdür. Allah onlara gazablandı ve onlar azabda ebedi kalacaklardır.
Eğer Allah'a, peygambere ve ona indirilene iman etselerdi, onları dostlar edinmezlerdi. Fakat onlardan çoğu fasık olanlardır.



Ayetlerde de görüldüğü üzere inanlar, inanmayanları, Allah’ın dinini alaya alanları evliya edinmemek konusunda kesin bir dille uyarılıyor. Bu ayetler; onlardan öncesi ve sonrasında gelen ayetler ve Kuranın bütünlüğünde bu konuya ısrarla değinilmesindeki gaye düşünüldüğünde “evliya” ve “evliya edinmek” kavramları hakkında bir kabaca bir tanım yapabiliriz.



İnanların, inanmayanları evliya edinmesi yasaklanmıştır. Çünkü Kuranda da belirtildiği ve tarihinde bize açıkça gösterdiği üzere Kafirler güruhu sürekli Müslümanlar arasında nifak çıkarmak ve onları yok etmek amacındadırlar. Onlar hakkında iyili değil sürekli kötülük isterler. Devamlı suretle Müslümanlar aleyhinde uğraşı içindedirler. İman edenlerin onların oyununa gelmelerini, onların işlerini kolaylaştıracak davranışlarda bulunmalarını önlemek amacıyla onları evliya edinmeleri yasaklanmıştır. Burada evliya “yol gösterici, dost” anlamında kullanılmıştır. Evliya edinmek; onları yol gösterici edinip, fesat çıkarma ve bozgunculuk faaliyetleri konusunda işbirliği içinde olmak anlamındadır.



Allah inanmayanları dost edinen kişilerin amaçlarının, (4:139) ayeti ile kuvvet ve onuru onların yanında aramak olduğunu belirtmiştir. Bu tür insanların, aslında gerçekten iman etmemiş, zulmeden, fasık kişiler olduğunu vurgulamıştır. Ve inanmayan kişilerle onları bir tutarak “kim inanmayanları evliya edinirse o da onlardandır” demektedir.
"Ey Sevgili!..
Bir geceliğine değiş tokuş etseydik yüreğimizi,
Taşıyabilir miydin acaba bendeki seni!..
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: Arapça EVLİYA kelimesinin tanımı
Allah razı olsun..
Göz sayesinde görüyor olsaydın gece uyurken rüya göremezdin.
Demek ki görmüyorsun, sana gösteriliyor.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Cezalı Üye
RE: Arapça EVLİYA kelimesinin tanımı
Evliya kelimesi, Veli kelimesinin çoğuludur, eyvallah.

Fakat Veli kelimesinin mana karşılığı dost demek değildir.

Evliya : İrşad ve velayet makamını haiz kişi.

Veli : İbadet ve taat ile Allah 'ın yakınlığını kazanmış kul.

Yukarıdaki iki manayı dost olarak birleştirebilir misiniz.? Ayetlerin manalarını değiştiriyorsunuz. Her iki deyim de koruyan, gözeten, yön veren manasındadır. Sizin ifade ettiğiniz gibi dost demek değildir.

Veli kelimesi için, hem Evliya kelimesinin çoğuludur diye ifade edeceksiniz, hem de dost manasına gelir deyip manasını yüz seksen derece değiştireceksiniz.


Sizin "veliniz", ancak Allâh, Elçisi ve namazlarını kılan, zekâtlarını veren, rükû'a varan mü'minlerdir.
Maide 55


‘‘Dikkat et! EVLİYA 'MA korku yoktur; onlar üzülmeyeceklerdir de.’’
Yunus 62

Onlar, İman edip de Takvâya ermiş olanlardır.
Yunus 63

Rabbimiz! Onlara, kendi içlerinden senin âyetlerini kendilerine okuyacak, onlara kitabı ve hikmeti öğretecek, onları temizleyecek bir elçi gönder. Her zaman üstün gelen, her şeyi yerli yerince yapan yalnız sensin. Sen.
Bakara 129


‘‘Ey iman edenler!.. Allah’ın kendilerine gazaplandığı topluluğa tabi olmayın ki onlar, kabir hayatına iman etmedikleri gibi öldükten sonra dirileceklerine de inanmazlar, onlar kâfirlerdir.
Mümtehine 13


‘‘Sizden herhangi bir ücret istemeyen bu kimselere tâbî olun, onların sözlerini önemseyin. Çünkü onlar hidayete ermiş kimselerdir.’’
Yasin 21

Muhakkak ki, Sana Bi'at edenler, gerçekte Allah'a bi'at etmektedirler. Allâh'ın eli, onların ellerinin üzerindedir Kim ahdini bozarsa, kendi aleyhine bozmuş olur. Ve kim Allah'a verdiği sözü tutarsa Allâh ona büyük bir mükâfât verecektir.
Fetih 10



Biat, tabii olmak ne demek hiç araştırdınız mı.? Bu zamanda Evliya var mıdır, yok mudur.? Ayetleri kendi anladığımız kadarı ile paylaşmak ne kadar doğrudur.? Bunu vebal olarak hiç düşündünüz mü.?

Hele ki ayrıştıran, bölüştüren, ötekileştiren bir kitap olabilir mi iman etmiş olduğumuz Kuran..?

Günümüzde evli bir insanın, nikahsız olarak yaşadığı kişilere verilen dost kelimesi, köpek veya evcil başka hayvanlar için kullanılan dost kelimesi, kendisine yakın gördüğü insanlar için kullanılan dost kelimesi, hatta hiç tanımadığı kişiler için kullanılabilen dost kelimesini ..!

Mana olarak Evliya kelimesinin çoğulu diye ifade ettiğiniz Veli kelimesine karşılık olabilir mi.?

Yapmayın Allah rızası için, lütfen..

Cezalı Üye
RE: Arapça EVLİYA kelimesinin tanımı
Kuran 'da "dost" kelimesi nerede kullanılmış..?

Arapçası, okunuşu ve meal olarak buyurun..


وَمَنْ أَحْسَنُ دِينًا مِّمَّنْ أَسْلَمَ وَجْهَهُ لله وَهُوَ مُحْسِنٌ واتَّبَعَ مِلَّةَ إِبْرَاهِيمَ حَنِيفًا وَاتَّخَذَ اللّهُ إِبْرَاهِيمَ خَلِيلاً

Ve men ahsenu dînen mimmen esleme vechehu lillâhi ve huve muhsinun vettebea millete ibrâhîme hanîfâ(hanîfen). Vettehazallâhu ibrâhîme halîlâ(halîlen).

1. ve men : ve kim
2. ahsenu : ahsen, en güzel, daha güzel
3. dînen : dîn bakımından, dînen
4. mimmen (min men) : o kimseden
5. esleme : teslim etti
6. veche-hu : onun vechi, kendi fizik vücudu
7. li allâhi : Allah'a
8. ve huve : ve o
9. muhsinun : muhsindir
10. ve ittebea : ve tâbî oldu
11. millete : topluluk, dîn
12. ibrâhîme : Hz. İbrâhîm
13. hanîfen : hanif olarak, tek Allah'a inanarak
14. ve ittehaza : ve edindi
15. allâhu : Allah
16. ibrâhîme : Hz. İbrâhîm
17. halîlen : dost

Kuran 'da geçen Evliya veya Veli kelimelerinin karşılığı, "dost" demek değildir..!
Cezalı Üye
RE: Arapça EVLİYA kelimesinin tanımı
Ve men ahsenu dînen mimmen esleme vechehu lillâhi ve huve muhsinun vettebea millete ibrâhîme hanîfâ(hanîfen). Vettehazallâhu ibrâhîme halîlâ(halîlen).
Nisa 125


Hangi insan, din yönünden, iyilik edici olarak yüzünü Allah'a teslim edip dosdoğru İbrâhim dinine tâbi olandan daha güzel olabilir? Allâh, İbrâhim'i dost edinmişti.
Nisa 125


Arapçada "halîlen" kelimesinin Türkçe karşılığı "dost" demektir.

Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: Arapça EVLİYA kelimesinin tanımı
Allah dostlarina canimımız feda olsun... Resulullahada ki en buyuk Allah dostudur.ve O nun dostlarina da...

Selam Alah dostlarına ki onlar icin korku yoktur onlar mahzun olacakda degillerdir.

[Resim: avatar_1657.gif]

Bırak ey biçare feryadı belâdan kıl tevekkül
Zira feryat belâ ender hatâ ender belâdır bil
Eğer belâ vereni buldunsa, safâ ender atâ ender belâdır bil
Eğer bulmazsan bütün dünya cefâ ender fenâ ender belâdır bil
Bunu ilk beğenen sen ol.
Cezalı Üye
RE: Arapça EVLİYA kelimesinin tanımı
Eşi, benzeri, şeriki ve naziri olmayan Allah 'ın, düşmanı mı var ki, dostu olsun.? Veya diğer insanlar Allah 'ın düşmanı mı.?

Allah dostları demek yanlış bir ifadedir.

Allah 'ın Veli 'si, Evliya 'sı, Elçi 'si, Resul 'ü, Mürşid 'i olarak ifade etmek Allah 'ın ayetlerine de bağlı kalmak anlamını taşır. Çünkü Hz. Allah ayetinde;

Nitekim kendi içinizden size âyetlerimizi okuyan, sizi temizleyen, size Kitab'ı ve hikmeti ve bilmediklerinizi öğreten bir Elçi gönderdik.
Bakara 151


‘‘Ey inananlar, müminleri bırakıp da kâfirleri ‘‘EVLİYÂ’’ edinmeyin. Allah’a aleyhinizde apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz.’’
Nisa 144


Rabbin, kendilerine âyetlerimizi okuyan bir "RESULÜ" memleketlerin ana merkezine göndermedikçe, o memleketleri helâk edici değildir. Zaten biz ancak halkı zalim olan memleketleri helâk etmişizdir.
Kasas 59


Allah kime hidayet ederse, işte o, hakka ulaşmıştır, kimi de hidayetten mahrum ederse artık onu doğruya yöneltecek "MÜRŞİT" bulamazsın.
Kefh 17


‘‘Sizden herhangi bir ücret istemeyen bu kimselere tâbî olun, onların sözlerini önemseyin. Çünkü onlar hidayete ermiş kimselerdir.’’
Yasin 21


Buyurmakta ..

Eğer ki ayetlerde geçen Evliya, Veli, Mürşid kelimelerinin manalarına dokunulacak olursa, ayetlerin manaları yüz seksen derece değişmekte, birleyen, diğer bütün kitap ve peygamberlere imanı emreden Kuran-ı Kerim, ayrıştıran, bölüştüren, ötekileştiren bir Allah Kelamı olarak karşımıza çıkmaktadır.

Neye baktığımız değil, nasıl baktığımızdır önemli olan.

Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.