You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

General
RE: Altın öğütler
Kaynak dinimizislam.com
İmam-ı Şafii sözleri ve nasihatleri

*Allahü teâlâyı bilen necat (kurtuluş) bulur. Dininde titizlik gösteren, kötülüklerden kurtulur. Nefsini ıslah eden saadete kavuşur.”

*Kim üç şeyi yaparsa imanı kâmil olur 1- Emr-i bil-maruf Allahü teâlânın emirlerini yapmak ve yaymak.2- Nehy-i anil-münker yapmak, yani Allahü teâlânın yasaklarını yapmamak ve yapılmaması için uğraşmak.3- Her işinde Allahü teâlânın dinde bildirdiği hudutlar içinde bulunmak.” 

“Dünyada zahid ol, dünya malına bağlanma! Ahireti isteyici ol, onun için çalış! Her işinde Allahü teâlâyı hatırla. Böyle yaparsan, kurtulmuşlardan olursun. Ruhsat ve teviller ile uğraşan âlimden fayda gelmez.”

“İnsanları tamamen razı ve memnun etmek çok zordur. Bir kimsenin bütün insanları kendinden hoşnut etmesi mümkün değildir. Bunun için kul, daima Rabbini razı ve memnun etmeye bakmalı, ihlas sahibi olmalıdır.”

"İlmi, kibirlenmek, kendini büyük görmek için isteyenlerden hiçbiri felah bulmuş değildir. Ama ilmi tevazu için, âlimlere ve insanlara hizmet için isteyen, elbette felah bulur, kurtulur."

"Senden daha çok malı ve parası olan kimseyi kıskanma. O malına ve parasına hasretle ölür. İbadeti ve taatı çok olan kimselere gıpta et. Yaşayanlar da sonunda ölecekleri için, onların dünyalıklarına özenmeye değmez."

"Hiçbir kimse yoktur ki, dostu ve düşmanı olmasın. Madem ki böyledir, o halde Allahü teâlâya itaat edenlerle beraber bulun, onları sev."

"İlim, ezber edilen şey değil, ezber edilen şeyden temin edilen faydadır."

"Resulullahın ve Eshabının yolunda olmayanı havada uçar görsem, yine doğruluğunu kabul etmem."

"Herkese akıllı denmez. Akıllı kimse, kendisini her türlü kötülükten koruyandır."

"Kalbine ilahi bir nur penceresinin açılmasını isteyen şu dört şeyi yapsın:
1- Günün belli bir vaktinde yalnız kalsın ve huzura dalsın.
2- Midesini pek fazla doyurmasın.
3- Sefih kimselerle düşüp kalkmayı bıraksın, kötü kimselerle düşüp kalkmasın.
4- İlimleriyle yalnız dünyalık arzu eden kimselere yaklaşmasın."

“Dünyayı ve Yaradanını bir arada sevdiğini söyleyen kimse yalancıdır.”

"Hiç bir vakit yoktur ki, ilim mütalaası, hüzün ve kederi yok etmesin, ilmi mütalaa, kalbin en ince ve en gizli noktalarını harekete geçirir, insanda yüce duygular uyandırır.”

Sadık dost, arkadaşının hüzün ve sevinçte ortağı olandır."

"İki kişinin, darıldıktan sonra birbirinin ayıplarını ortaya çıkarması, münafıklık alametidir."

"Haksız sözleri tasdik eden, dalkavuk ve iki yüzlüdür."

"Sadık dost, arkadaşının ayıplarını görünce ihtar eder, ifşa etmez."

"İbret almak istersen, hata sahibi kişilerin akıbetlerine bak da kalbini topla."

"Dünya sevgisi ile Allah sevgisini bir arada toplarım iddiasında bulunmak, yalandır."

"Âlimlerin güzelliği, nefslerini ıslah etmeleridir, ilmin süsü, şüpheli şeylerden sakınmak, yumuşak olup, sertlik göstermemektir."

"Dünya işlerinde bir darlığa ve sıkıntıya düşen kimse, ibadete yönelmelidir."

"Gururlanıp böbürlenmek, adi ve bayağı kimselerin vasfıdır."

"Hizmet edene, hizmet edilir."

"Dostlar ile yapılan sohbetten sevimli bir hareket yoktur. Dostların ayrılığı kadar da gam ve keder veren şey yoktur."

"İlmi sevmeyende hayır yoktur. Böyle kimselerle dostluk ve bağlılığını kes. Çünkü, ilim kalblerin hayatı, gözlerin aydınlığıdır."

"Sadık dost ve halis kimya az bulunur, hiç arama!"

"Bütün düşmanlıkların aslı, kötü kimseler ile dostluk etmek ve onlara iyilik yapmaktır."

"İlim öğrenmek, nafile ibadetten üstündür."


Kaynak dinimizislam.com
İmam-ı Şafii sözleri ve nasihatleri

"Kendini bilmeyene ilim öğreten, ilmin hakkını zayi etmiş olur. Layık olandan ilmi esirgeyen de, zulmetmiş olur."

"Resulullahtan sonra insanların en üstünü Hazret-i Ebu Bekir, sonra Hazret-i Ömer, sonra Hazret-i Osman, sonra Hazret-i Ali'dir.” (radıyallahü anhüm)

"İlim öğrenmek için üç şart vardır: Hocanın maharetli, talebenin zeki olması ve uzun zaman."

"Kimin düşüncesi, arzusu, maksadı yemek içmek (dünya) ise; kıymeti, bağırsaklarından çıkardığı kazurat kadardır."

"Dünyada en huzursuz kimse, kalbinde haset ve kin taşıyanlardır."

"Başkalarını senin yanında çekiştiren, senin bulunmadığın yerde de seni çekiştirir."

"Kanaatkâr olmak, rahatlığa kavuşturur."

"Sırrını saklamasını bilen, işinin hakimidir."

"Günlerin beraberinde getirdiği hadiseler, seni tesiri altına almasın. Sen iyi bir insan olmaya bak. Zaman içerisinde gelen musibetler ve belalardan dolayı sabırsızlık gösterme. Dünyanın bela ve musibetleri devamlı değildir. 

*İnsanlar arasında hata ve ayıbın çok olsa bile, ahlakın; iyilik, cömertlik ve vefa (sözünde durmak) olsun, iyilik ve cömertliğin ile, hata ve ayıplarını ört. Cimriden iyilik bekleme. Çünkü Cehennemde, susuz kimseye su yoktur. 

*Dünyanın sevinci de, kederi de, bolluğu da, darlığı da devamlı değildir. Kanaatkâr bir kalbe sahip olduğun zaman, sen ve dünyaya sahip olan kimse eşitsiniz.

*Ölüm, kimin yanına gelirse, artık onu ölümün elinden kurtaracak ne yer ve ne de gök vardır. Gerçi Allahü teâlânın yarattığı şu yeryüzü geniştir. Fakat, bir kere Allahü teâlânın hükmü gelince, feza bile dar gelir. Ölümün asla devası (ilacı) yoktur."

"Başımda ağaran saçların ortaya çıkmasıyla, nefsimin ateşi sönüp gitti. Başımda beyaz saçların yanmasıyla, benim gecem oldu. Çünkü bunlar, ölümün habercileri idi. İhtiyarlığın habercileri yanaklarıma indikten sonra, ben nasıl rahat yaşarım,

*insanın ömrünün en iyi kısmı, ihtiyarlıktan öncekidir. Halbuki, gençliği yok olan bir nefs, yok olmuş demektir, insanın rengi sararıp, saçları ağardığı zaman, güzel ve tatlı günleri de, o güzellik ve tatlılığını kaybeder.

*Yeryüzünde büyüklenerek yürüme. Çünkü, bir müddet sonra bu yer, seni de içine çekip alacaktır."
"Sefih ve cahil bir kimse konuşunca ona cevap verme. Sükut, ona cevap vermekten daha hayırlıdır."

"Öğrenmenin acısını bir müddet tatmayan, hayatı boyunca cehaletin zilletini yudumlar."

"Bütün düşmanlıkların sevgiye dönüşmesi umulur. Fakat hasetten dolayı olan düşmanlık böyle değil."

"Allahü teâlâyı sevdiğini söylersin, halbuki, Ona isyan edersin. Böyle sevgi olmaz. Eğer sevginde samimi olsaydın, Allahü teâlâya itaat ederdin. Çünkü seven, sevdiğine itaat eder."

"Senden görüşünü istemeyene, görüşünü verme. Çünkü böyle yaparsan, övülmediğin gibi, görüşün de o kimseye fayda vermez."


"Müslümanların önderi imam-ı a'zam Ebu Hanife, memleketleri ve içerisinde yaşayanları, ilmiyle verdiği hükümlerle süsledi. Doğuda, batıda ve Kufe'de onun bir eşi yoktur. Allahü teâlâ ona rahmet eylesin."

"İlim öğren, kimse âlim olarak doğmaz, ilim sahibi ile cahil bir olmaz."

"Bir kavmin büyüğünün ilmi yoksa, herkes ona yönelip geldiği zaman o küçüktür. Kavmin makam ve mertebe sahibi olmayan ve ilim sahibi olan küçüğü, ilmi meclislerde kavmin büyüğüdür."

"Sana gelene sen de git. Sana kötülük ve eziyet edene sen eziyet etme."

"Ey insan, dilini muhafaza et, seni sokmasın. Çünkü o, büyük bir yılandır. Kabirlerde, kahraman ve cesur kimselerin bile kendileriyle karşılaşmaktan çekinip, dilinin kurbanı giden nice kimseler vardır."
"Hakkı doğruyu kim söylerse söylesin kabul ediniz."
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Altın öğütler
Kaynak dinimizislam.com
İmam-ı Şafii sözleri ve nasihatleri

*Allahü teâlâyı bilen necat (kurtuluş) bulur. Dininde titizlik gösteren, kötülüklerden kurtulur. Nefsini ıslah eden saadete kavuşur.”

*Kim üç şeyi yaparsa imanı kâmil olur 1- Emr-i bil-maruf Allahü teâlânın emirlerini yapmak ve yaymak.2- Nehy-i anil-münker yapmak, yani Allahü teâlânın yasaklarını yapmamak ve yapılmaması için uğraşmak.3- Her işinde Allahü teâlânın dinde bildirdiği hudutlar içinde bulunmak.” 

“Dünyada zahid ol, dünya malına bağlanma! Ahireti isteyici ol, onun için çalış! Her işinde Allahü teâlâyı hatırla. Böyle yaparsan, kurtulmuşlardan olursun. Ruhsat ve teviller ile uğraşan âlimden fayda gelmez.”

“İnsanları tamamen razı ve memnun etmek çok zordur. Bir kimsenin bütün insanları kendinden hoşnut etmesi mümkün değildir. Bunun için kul, daima Rabbini razı ve memnun etmeye bakmalı, ihlas sahibi olmalıdır.”

"İlmi, kibirlenmek, kendini büyük görmek için isteyenlerden hiçbiri felah bulmuş değildir. Ama ilmi tevazu için, âlimlere ve insanlara hizmet için isteyen, elbette felah bulur, kurtulur."

"Senden daha çok malı ve parası olan kimseyi kıskanma. O malına ve parasına hasretle ölür. İbadeti ve taatı çok olan kimselere gıpta et. Yaşayanlar da sonunda ölecekleri için, onların dünyalıklarına özenmeye değmez."

"Hiçbir kimse yoktur ki, dostu ve düşmanı olmasın. Madem ki böyledir, o halde Allahü teâlâya itaat edenlerle beraber bulun, onları sev."

"İlim, ezber edilen şey değil, ezber edilen şeyden temin edilen faydadır."

"Resulullahın ve Eshabının yolunda olmayanı havada uçar görsem, yine doğruluğunu kabul etmem."

"Herkese akıllı denmez. Akıllı kimse, kendisini her türlü kötülükten koruyandır."

"Kalbine ilahi bir nur penceresinin açılmasını isteyen şu dört şeyi yapsın:
1- Günün belli bir vaktinde yalnız kalsın ve huzura dalsın.
2- Midesini pek fazla doyurmasın.
3- Sefih kimselerle düşüp kalkmayı bıraksın, kötü kimselerle düşüp kalkmasın.
4- İlimleriyle yalnız dünyalık arzu eden kimselere yaklaşmasın."

“Dünyayı ve Yaradanını bir arada sevdiğini söyleyen kimse yalancıdır.”

"Hiç bir vakit yoktur ki, ilim mütalaası, hüzün ve kederi yok etmesin, ilmi mütalaa, kalbin en ince ve en gizli noktalarını harekete geçirir, insanda yüce duygular uyandırır.”

Sadık dost, arkadaşının hüzün ve sevinçte ortağı olandır."

"İki kişinin, darıldıktan sonra birbirinin ayıplarını ortaya çıkarması, münafıklık alametidir."

"Haksız sözleri tasdik eden, dalkavuk ve iki yüzlüdür."

"Sadık dost, arkadaşının ayıplarını görünce ihtar eder, ifşa etmez."

"İbret almak istersen, hata sahibi kişilerin akıbetlerine bak da kalbini topla."

"Dünya sevgisi ile Allah sevgisini bir arada toplarım iddiasında bulunmak, yalandır."

"Âlimlerin güzelliği, nefslerini ıslah etmeleridir, ilmin süsü, şüpheli şeylerden sakınmak, yumuşak olup, sertlik göstermemektir."

"Dünya işlerinde bir darlığa ve sıkıntıya düşen kimse, ibadete yönelmelidir."

"Gururlanıp böbürlenmek, adi ve bayağı kimselerin vasfıdır."

"Hizmet edene, hizmet edilir."

"Dostlar ile yapılan sohbetten sevimli bir hareket yoktur. Dostların ayrılığı kadar da gam ve keder veren şey yoktur."

"İlmi sevmeyende hayır yoktur. Böyle kimselerle dostluk ve bağlılığını kes. Çünkü, ilim kalblerin hayatı, gözlerin aydınlığıdır."

"Sadık dost ve halis kimya az bulunur, hiç arama!"

"Bütün düşmanlıkların aslı, kötü kimseler ile dostluk etmek ve onlara iyilik yapmaktır."

"İlim öğrenmek, nafile ibadetten üstündür."


Kaynak dinimizislam.com
İmam-ı Şafii sözleri ve nasihatleri

"Kendini bilmeyene ilim öğreten, ilmin hakkını zayi etmiş olur. Layık olandan ilmi esirgeyen de, zulmetmiş olur."

"Resulullahtan sonra insanların en üstünü Hazret-i Ebu Bekir, sonra Hazret-i Ömer, sonra Hazret-i Osman, sonra Hazret-i Ali'dir.” (radıyallahü anhüm)

"İlim öğrenmek için üç şart vardır: Hocanın maharetli, talebenin zeki olması ve uzun zaman."

"Kimin düşüncesi, arzusu, maksadı yemek içmek (dünya) ise; kıymeti, bağırsaklarından çıkardığı kazurat kadardır."

"Dünyada en huzursuz kimse, kalbinde haset ve kin taşıyanlardır."

"Başkalarını senin yanında çekiştiren, senin bulunmadığın yerde de seni çekiştirir."

"Kanaatkâr olmak, rahatlığa kavuşturur."

"Sırrını saklamasını bilen, işinin hakimidir."

"Günlerin beraberinde getirdiği hadiseler, seni tesiri altına almasın. Sen iyi bir insan olmaya bak. Zaman içerisinde gelen musibetler ve belalardan dolayı sabırsızlık gösterme. Dünyanın bela ve musibetleri devamlı değildir. 

*İnsanlar arasında hata ve ayıbın çok olsa bile, ahlakın; iyilik, cömertlik ve vefa (sözünde durmak) olsun, iyilik ve cömertliğin ile, hata ve ayıplarını ört. Cimriden iyilik bekleme. Çünkü Cehennemde, susuz kimseye su yoktur. 

*Dünyanın sevinci de, kederi de, bolluğu da, darlığı da devamlı değildir. Kanaatkâr bir kalbe sahip olduğun zaman, sen ve dünyaya sahip olan kimse eşitsiniz.

*Ölüm, kimin yanına gelirse, artık onu ölümün elinden kurtaracak ne yer ve ne de gök vardır. Gerçi Allahü teâlânın yarattığı şu yeryüzü geniştir. Fakat, bir kere Allahü teâlânın hükmü gelince, feza bile dar gelir. Ölümün asla devası (ilacı) yoktur."

"Başımda ağaran saçların ortaya çıkmasıyla, nefsimin ateşi sönüp gitti. Başımda beyaz saçların yanmasıyla, benim gecem oldu. Çünkü bunlar, ölümün habercileri idi. İhtiyarlığın habercileri yanaklarıma indikten sonra, ben nasıl rahat yaşarım,

*insanın ömrünün en iyi kısmı, ihtiyarlıktan öncekidir. Halbuki, gençliği yok olan bir nefs, yok olmuş demektir, insanın rengi sararıp, saçları ağardığı zaman, güzel ve tatlı günleri de, o güzellik ve tatlılığını kaybeder.

*Yeryüzünde büyüklenerek yürüme. Çünkü, bir müddet sonra bu yer, seni de içine çekip alacaktır."
"Sefih ve cahil bir kimse konuşunca ona cevap verme. Sükut, ona cevap vermekten daha hayırlıdır."

"Öğrenmenin acısını bir müddet tatmayan, hayatı boyunca cehaletin zilletini yudumlar."

"Bütün düşmanlıkların sevgiye dönüşmesi umulur. Fakat hasetten dolayı olan düşmanlık böyle değil."

"Allahü teâlâyı sevdiğini söylersin, halbuki, Ona isyan edersin. Böyle sevgi olmaz. Eğer sevginde samimi olsaydın, Allahü teâlâya itaat ederdin. Çünkü seven, sevdiğine itaat eder."

"Senden görüşünü istemeyene, görüşünü verme. Çünkü böyle yaparsan, övülmediğin gibi, görüşün de o kimseye fayda vermez."


"Müslümanların önderi imam-ı a'zam Ebu Hanife, memleketleri ve içerisinde yaşayanları, ilmiyle verdiği hükümlerle süsledi. Doğuda, batıda ve Kufe'de onun bir eşi yoktur. Allahü teâlâ ona rahmet eylesin."

"İlim öğren, kimse âlim olarak doğmaz, ilim sahibi ile cahil bir olmaz."

"Bir kavmin büyüğünün ilmi yoksa, herkes ona yönelip geldiği zaman o küçüktür. Kavmin makam ve mertebe sahibi olmayan ve ilim sahibi olan küçüğü, ilmi meclislerde kavmin büyüğüdür."

"Sana gelene sen de git. Sana kötülük ve eziyet edene sen eziyet etme."

"Ey insan, dilini muhafaza et, seni sokmasın. Çünkü o, büyük bir yılandır. Kabirlerde, kahraman ve cesur kimselerin bile kendileriyle karşılaşmaktan çekinip, dilinin kurbanı giden nice kimseler vardır."
"Hakkı doğruyu kim söylerse söylesin kabul ediniz."
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Altın öğütler
Kaynak gizliilimler.tr.gg Başbuğ Attilanın sözleri

Akıllı bir komutan uyum sağlar, ödün vermez.

Asla hakem tayin etmeyin; bu üçüncü bir kişinin sizin kaderinizi belirlemesidir. Böyle bir seçim zayıfın yararına olur.

Baş olmayı istememelisiniz.

Başarılarınız, zaferleriniz ne kadar büyük olursa düşmanlarınız yolunuza o kadar büyük muhalefetle, acı ve cesaret kırıcı olaylarla çıkacaklardır.

Başarılı olma ihtirasınız olmalıdır. Bu tutku kendinizi hazırlamanıza ve milletimizin mükemmel olmasına yardımcı olacaktır.

Bilmediğimiz durumlarda, öfkeyle ileri atılmaktan kaçınmalıyız.

Bir hükümdar ya da komutan tüm pazarlık ve anlaşmalarda diplomatik inisiyatifi elinde tutmalıdır. Asla düşmanınızla teması koparmayın, daima atak olun. Bu onu daha düşük düzeyde tutacak ve siz üstün durumda olacaksınız.

Büyük komutanlar asla kendilerini fazla ciddiye almazlar.

Çabuk verilmiş kararlar her zaman iyi kararlar değildir. Aynı şekilde çok ağır verilen kararlar da en iyi kararlar olmayabilir.

Daha büyük bir sonuç pahasına, daha yakın ama daha az yararlı şeyler için pazarlığa oturmayın. Daha önemsiz konulara sapmak, hasmınızın kalbini yumuşatır.

Doğal davranmalı, mevkinizin size getirdiği sahte bir gurura kapılmamalısınız.

Düşmanınızın gelecekte size güvenmesini istiyorsanız, pazarlık sırasında verdiğiniz sözleri tutun.

En değerli amaçlara çok zor ulaşıldığını unutmayın. Zafer kolay kazanılıyorsa, kendi isteklerinizin değerli olup olmadığını sorgulamalısınız.

En değerli çabalarınızın arkadaşlarınız tarafından lanetleneceğini bilin.

Siz mükemmel oldukça en çok acıyı çekecek onlardır. Eğer hareket ve istekleriniz onları tehdit etmiyorsa, önemsiz biri olma yolundasınız demektir.

En iyi komutanlar en uygun zamanda soru sorma yeteneğini geliştirenlerdir.

Geçmişi uygulamaktan asla vazgeçmemeliyiz. Tüm düşmanlara ve engellere karşı mükemmel olabilmek için bir kez daha ve sonsuza dek plan yapmalıyız.

Görevinizdeki başarınızın çok çalışma hevesine bağlı olduğunu unutmamalısınız. Alın teri, daima ilhamdan önce gelir.

Hizmet verdiğiniz ve liderlik ettiğiniz kişiler için kimseye fark ettirmeden ve teşekkür beklemeden kişisel özveride bulunmalısınız.

Kaçınılmazı kabullenirken cesur olun. Engel olunmayacak ya da çok yüksek bedele elde edilecek şeyleri kabul edin. Bunu kabullenmeyebilirsiniz, ama asıl göreviniz milletimizin çıkarını korumaktır.

Karmaşık sorunları çözerken mutlaka sağduyunuzu kullanmalısınız.

Karşınızdakini kesinlikle küçümsemeyin.

Komutan arkadan gelirse, asla lider olamaz.

Komutan olmak kolay olsaydı, herkes olurdu.

Komutanların güçlü yönlerini görmek için onların zayıf yanlarına anlayış göstermeliyiz.

Mevkiinden özveride bulunmak yetki vermek değildir.

Milletim amaçları gösterdiği çabaya değmelidir.

Onun sırlarını bilmek sizi güçlü kılar ve asıl amaçlarınız konusunda onu aldatır.

Pazarlığa mümkün olduğunca küçük sorunlardan başlayın. Böylece, küçük işlerin halledilmesi sağlanacak, bu ayrıntıların boyutundan çıkıp anlaşmayı olanaksız hale getirmeleri önlenmiş olacaktır.

Pazarlığı asla şansa bırakmayın. Her görüşmeye düşmanların güçlü ve zayıf yanlarını bilerek girin.

Pazarlığı gizli yapın. Ancak ilkeler herkes tarafından, öğrenilebilir.

Sonuca nasıl varıldığı ise bilinmemelidir.

Pazarlıklarda zaman sizin dostunuzdur. Öfkeyi yatıştırır ve daha mantıklı bir bakış açısı sağlar. O yüzden sakın acele etmeyin.

Sorunlar ve muhalefet karşısında bile ısrarlı olmalısınız.

Tüm Hunlar kör olsaydı, tek gözlü Hun hükümdar olurdu.

Unutmayın ilkelerde anlaşmak, uygulamada anlaşmak anlamına gelmez. Ama o anlık durumu kurtarır.

Ülkemizi yönlendirmek için, tüm komutanlarımız deneyim yoluyla yetenek haline gelecek suni tehlikelere sahip olmalıdır. Bunlar: Cesaret, arzu, duygusal güç, fiziksel güç, sevgi, kararlılık, tahmin, zamanlama, rekabetçilik, özgüven, sorumluluk, inanırlılık, ısrarcılık, güvenilirlik, koruyuculuktur.

Yazılı raporlar, ancak hükümdar tarafından okunursa bir işe yarar, bir amaca hizmet eder.

Yenilgiden ders alın. Aşamadığınız engeller karşısında liderlik gücünüzü artıramazsanız, hem siz, hem de astlarınız çaresiz kurbanlar olursunuz.

Yüksek Roma duvarlarının, atlarımızın nal sesleriyle yıkılmasını bekleyemeyiz.

Yüzeysel amaçlar, yüzeysel sonuçlar doğurur.

Zafer için elinizdeki en son kaynağı kullanmanızın gerekeceği günler için duygusal enerjinin bir kısmını saklayın. Geri çekilip, toparlanma döneminde asla tüm enerjinizi ve çabanızı harcamayın.

Zaferin temelinde, ne zaman ve nerede sorularının yanıtı yatar.

Zamanın çok iyi bilincinde olun. Uygun anda düşmanınız için çekici olan pazarlıklarla harekete geçin yoksa önerilerinizi reddeder.

Zor günlerde, ulus her zaman en acımasız komutanının önderlik etmesini ister.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Altın öğütler
Kaynak ehlisünnetbüyükleri.com
Mevlananın sözleri

“Sünnet-i seniyyeye harfiyen uymak lâzımdır.”

“Helâl kazanıp helâldan yemeli, giyinmeli, çalışmalıdır. Her hareketi Resûlullaha uydurmalıdır.”

“Dargınlar barışmalıdır. Önce davranan önce Cennete girer.”

“Tenhâda yalnız kalınca da günahtan sakınmalıdır.”

“Nefsi mağlup etmek için, onu rahatsız etmelidir, istediği şeyi vermemelidir. En te’sîrlisi, gündüzleri oruç tutmak, geceleri az uyuyup namaz kılmaktır.”

“Az konuşmalıdır. Altı yerde dünyâ kelâmı ile meşgûl olmak uygun değildir. Bu konuşma yerleri: Mescidler, ilim meclisleri, ölü yanı, kabristanlar, ezân okunurken ve Kur’ân-ı kerîm okunurkendir.”

“Gurûrlu olmayınız, nefsinizle mücâdele, riyâzet ediniz, Peygamberimiz hep riyâzet çekmiş, zenginlik istememiş, arpa ekmeğini bile doyuncaya kadar yememiştir.”

“Hakîkî bir âlime, rehbere teslim olmalıdır.”

Büyük âlim Abdullah-i Dehlevî hazretleri; “Üç kitabın eşi yoktur. Bunlar; Kur’ân-ı kerîm, Buhârî-i şerîf ve Mesnevî’dir” buyurdu. evliyâlık kemâlâtını bildiren kitapların en üstünü Mesnevî’dir. evliyâlık ve nübüvvet kemâlâtını bildiren kitapların en üstünü, İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin Mektûbâtıdır

Mevlânâ hazretleri, ölüme, “Şeb-i Arûs = düğün gecesi” adını vermektedir. ölüm bir felâket değildir, güzel ve tatlı bir şeydir. Tekrar Allaha dönmektir sevinç vesilesidir.

Tasavvufda keder ve ümidsizlik yoktur. Yalnız sevgi ve tecellîler vardır.

Gel, gel, her kim olursan ol gel!
Allaha şirk koşanlardan, mecûsîlerden, puta tapanlardan da olsan gel Bizim dergâhımız ümitsizlik dergâhı değildir.Tövbeni yüz defa bozmuş olsan bile gel!”


Bir muammadır aşk. Kiminin vicdanına atılan taş, kiminin de gözünden akıtılan yaştır aşk.

Her yerde olmak gibi bir duan varsa, gönüllere gir; çünkü sevenler, sevdiklerini gönüllerinde taşırlar.

Kapı açılır, sen yeter ki vurmayı bil! Ne zaman? Bilemem! Yeter ki o kapıda durmayı bil!

Aklım her gün tövbe eder. Nefsim her an tövbemi bozar. Arada kalmış bîçareyim. İyi ki senin kapın var.

Sen çiçek olup etrafa gülücükler saçmaya söz ver. Toprak olup seni başının üstünde taşıyan bulunur.

Yürürken başımın yerde olması sizi rahatsız etmesin. Benim tek derdim; yere düşen edebinize takılmamak.

Nefsin, üzüm ve hurma gibi tatlı şeylerin sarhoşu oldukça, ruhunun üzüm salkımını görebilir misin ki?

Seni bağrıma değil, bağrımı ve başımı ayağının altına bastım. Gözüm toprak olacak, ama gönlüm daima aşk kokacak.

Ey sahura kalkan, sahur yemeği yiyen kişi! Az konuş, hatta sus! Sus da orucu anlayanlar, oruçtan söz etsinler.

Ay doğmuyorsa yüzüne, güneş vurmuyorsa pencerene, kabahati ne güneşte ne de ay da ara! Gözlerindeki perdeyi arala!

Ey sevgili. Biz seninle bir salkımın iki aşık üzümüyken, başka şişelerde şarap olmuşuz, başka hayallerde harap olmuşuz.

İyiyim desem yalan olur, kötüyüm desem inancıma dokunur. En iyisi şükre vurayım dilimi, belki o zaman kalbim kurtulur.

Altın ne oluyor, can ne oluyor, inci, mercan da nedir bir sevgiye harcanmadıktan, bir sevgiliye feda edilmedikten sonra.

Şarap küpü nereye konursa konsun şaraptır. Gül mezbelelikte bitmekle kötü olmaz, şarap altın tasa konmakla helal olmaz.

Merhamette güneş gibi ol; cömertlikte akarsu gibi ol; tevazuda toprak gibi ol; ayıpları, kusurları örtmekte gece gibi ol.

Misafirsin bu hanede ey gönül, umduğunla değil bulduğunla gül, hane sahibi ne derse o olur, ne kimseye sitem eyle, ne üzül.

Güzelliğin bir damlası olan Leyla için uykuyu haram etmek çok değilse, güzelliğin kaynağı Mevla için bir ömrü feda etmek az bile.

Başta dönüp koşan nice bilgiler, nice hünerler vardır ki, insan onunla baş olmak isterse, baş elden gider. Başının gitmesini istemiyorsan ayak ol.

Kalbimi ve ruhumu vermemin bir yararı yok, sen zaten bunlara sahipsin. O yüzden sana bir ayna getirdim. Kendine bak beni hatırla.

Nefsin ejderhadır. Öldü sanma, uykuya dalar o. Dertten eline fırsat düşmediği için uyur. Derdin bitince çıkar hemen. Hüner; dertsizken de nefsi uykuda tutmadadır.

Kalbin bir gün seni sevgiliye götürecek. Ruhun bir gün seni sevgiliye taşıyacak. Sakın acında kaybolma. Bil ki çektiğin acı bir gün dermanın olacak.

Her zorluğun sonunda doğan bir ışık vardır. Eğer elleriniz diken yaralarıyla kan revan içinde kaldıysa güle dokunmanıza çok az kalmış demektir.


Yaşadığın dünyaya bak; yüce tanrı, hangi eserini sevginin kucağında büyütmemiş? Neden okşamak ve kucaklamakla gidilecek yere, tekme ve tokatla erişmeyi tercih edesin?

Sarılmayı bilir misin? Sahiplenmeyi, sahiplendiğinde sadık kalmayı? Sen bilir misin aşık olmayı? Bölünebilir misin ikilere, üçlere, gerekirse binlere? Yapabilir misin? Gerçekten sevebilir misin? Sevmenin demesi olmaz. Unutma; ya çok seversin bir kere, ya da hiç sevmezsin.

Küle döndüysen, yeniden güle dönmeyi bekle. Ve geçmişte kaç kere küle dönüştüğünü değil, kaç kere yeniden küllerin arasından doğrulup yeni bir gül olduğunu hatırla.

Ey sevgili; heyben acıyla dolar da nefes alamazsan gel. Huzur bulacağın kıyılarım senindir. Umutların solar kurur da su bulamazsan beraber sulayalım, gözyaşlarım senindir. Kanadın kırılır da maviye uçamazsan, ne güne duruyor al, kanatlarım senindir. Çaresiz çilelere bir umut bulamazsan, kendime ettiğim dualarım senindir.

Nasreddin Hocaya sormuşlar Allah’la aran nasıl? Nasıl olsun hep onun dediği oluyor. Teslimiyet sen teslim ol her şey olur ölmeden önce öl.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Altın öğütler
Kaynak pekgüzelsözler.com
MEVLANA SÖZLERİ

Gönül, gönül verilerek alınır.

Bozuk olunca maya, ne ar tanır ne de hayâ!

Doğruların yemin etmeye ihtiyacı yoktur.

Harf’ler yetmedi anlaşılmama, bari hâl’den anla.

Dert, insanı yokluğa götüren rahvan attır.

Ahlak örtüsü olmayanı, başörtüsü dindar yapmaz.

Kimde bir güzellik varsa bilsin ki ödünçtür.

Dua kapı çalmaktır. Gerisine karışmak haddi aşmaktır.

Cahil kimsenin yanında kitap gibi sessiz ol.

Köpeklerin kardeşliği, aralarına kemik atılana kadardır.

Gönül, ebedi olmayan mülkü, bir rüya bil

Cahil kişi gülün güzelliğini görmez, gider dikenine takılır.

Sabır önceleri zehirdir. Huy edinirsen bal olur!

Gerçek aşk’ı bilen kalp bir damla suya bile hürmetle bakar.

Bazı insanlar bize armağandır, bazıları ise ders.

Sen Allah’a güven. Hiç beklemediğin anda çiçek açar umutlar.

Gönül sevgiyi bulmuşsa kuru dal bile çiçek açar.

Bir kimsede kibir varsa, söz söylediği zaman soğan gibi kokar.

Kitaplardan önce, kendimizi okumaya çalışalım.

Üç sözden fazla değil, tüm ömrüm şu üç söz; hamdım, piştim, yandım.

Yapraksız kaldın diye gövdeni kestirme. Zira bu işin baharı var.

Kalbi ve sözü bir olmayan kimsenin yüz dili bile olsa, o yine dilsiz sayılır.

İnsan her şeyi göremez; sevdiğin şeyler, seni kör ve sağır eder.

İsyanlardayım dedi. Hayır, imtihanlardaydı. Fark etseydi, kurtulacaktı.

Ey dost! Derdin ne olursa olsun umudun her zaman Allah olsun.

Bazen halimize Melekler imrenir. Bazen de halimizden Şeytan bile iğrenir.

Susmak, mana eksikliğinden değil. Belki mana derinliğindendir.

Toprak gibi sessiz olduğum an bil ki; şimşek gibi gökte gürlüyor feryadım.

Yok, dünyada hicrandan daha acı ne istiyorsan et de onu etme.

Kanat vardır doğanı padişaha götürür; kanat vardır kuzgunu leşe götürür.

Can’ı Canan’a teslime hazır değilsen ‘ben Aşk’ım’ deme kimseye.

Yüz kişinin içinde aşık, gökte yıldızlar arasında parıldayan ay gibi belli olur.

Şikayetçi, kötü huyludur. İyi huylu şikayet etmez, tahammül eder.

Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşındakilerin anlayabileceği kadardır.

Kim, ne olursa olsun, sevgili bizim olsun tek, canı, canımız olsun.

Ben hiç dilek tutmadım, hep dua ettim. Ömrün ömrüme nasip olsun diye!

Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir.

Cahille girme münakaşaya. Ya sinirini zıplatır tavana! Ya da yazık olur adabına.

Kır oğul zinciri; hür gez, hür konuş, yok mu altından gümüşten bir kurtuluş?

Muhabbet ve merhamet, insanlığın; hiddet ve şehvet de hayvanların sıfatlarıdır.

Gel de birbirimizin kadrini bilelim. Çünkü ansızın ayrılacağız birbirimizden.

İmtihan içinde imtihan vardır. Derlen toparlan da ufak bir imtihana satma kendini.

Kim demiş gül yaşar dikenin himayesinde? Dikenin itibarı gül himayesinde!

Gözyaşının bile görevi varmış. Ardından gelecek gülümseme için temizlik yaparmış.

Gülü gülene ver. Kalbini sevene ver. Sevmek güzel şeydir. Kıymet bilene ver.

Küsmek ve darılmak için bahaneler aramak yerine, sevmek ve sevilmek için çareler arayın.

Akıl bir kuzu, nefis bir kurt, iman ise çobandır. İman kuvvetli olmazsa, nefis aklı yer.

Ey Müslüman, edep nedir diye sorarsan bil ki edep, her edepsizin edepsizliğine katlanmaktır.

Bir gönülde aşk ve sevgi ateşi yoksa o kişi karanlıklarda, Allah nurundan habersizdir.

Yılan sokması seni sadece canından eder. Ama kötü dost hem candan, hem de imandan eder!

Dilini terbiye etmeden önce yüreğini terbiye et; çünkü söz yürekten gelir, dilden çıkar.

Aşkın hikâyesini, durmaksızın feryâd eden bülbüle değil. Sessiz sedasız can veren pervanelere sor.

Tut ki Ali’den sana miras kaldı Zülfikar. Sende Ali’nin yüreği yoksa Zülfikar neye yarar?

Dediler ki: gözden ırak olan gönülden de ırak olur. Dedim ki: gönle giren gözden ırak olsa ne olur.

Öyle bir ‘yâr’ sev ki evladım; elinde su tasıyla, iftarı bekleyen oruçlu gibi beklesin seni.

Nasibinde varsa alırsın karıncadan bile ders. Nasibinde yoksa bütün cihan önüne serilse sana ters.

Sus gönlüm! Bütün bu susmalarına karşılık her şeyin hayırlısının olacağına inanarak sus.

Kimle gezdiğinize, kimle arkadaşlık ettiğinize dikkat edin. Çünkü bülbül güle, karga çöplüğe götürür.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Altın öğütler
Heval gerilla laiklik kürdistan kelimesi ne demektir
pkk ypg işid gibi vahşi terör örgütleri öncelikle kundaktaki bebeklerimizi katletti sonra kadınlarımızı ve çocuklarımızı katletti sonra uğursuzlar nasipsizler ve çakallar ordusu güzelim kürtçeyi katlettiler heval kelimesi kürtçede arkadaş demektir ama biz bunu terörist kelimesi olarak anlıyoruz kendisine gerilla diyen çakallar sürüsüne gerilla diyoruz gerilla kelimesinin gerçek anlamı strateji demek peki kimler kullanıyor filstin çeçenistan en büyük gerilla lideri kimdir şeyh şamil basayev hamas laiklik kelimesi dilimize kemalizmden girmiştir bugün laiklik ve atatürk putlaştırıldığı için laiklik ve atatürk putların içinde kaybolmuştur gerçek laiklik din ve vicdan özgürlüğü ise zaten islamiyetin kendisi din ve vicdan özgürlüğüdür yani islamiyet varken laiklik aramaya gerek yoktur kürdistan kelimesi ise osmanlı belgelerinde kullanılan bir bölge ismidir hiç bir anlamı ve hiç bir önemi yoktur sadece bölge ismidir peki dağlar allahın yarattığı güzellikmidir yoksa terör yuvasımıdır yani kandil dağı gabar tendürek kuzey ırak terörist katillerden temizlenirse çok güzel bir manzara ortaya çıkıyor pkk gibi kancıklar önce bebekleri ve anneleri katledip çocuklarımızı yetim bırakmıştır bu yüzden apo ve domuzların şehit ailelerine verilmesini istiyorum kısasa kısas
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Altın öğütler
Kaynak Osmanlı Devleti.blogspot. com
ŞEYH EDEBALİ'NİN OSMAN BEYE NASİHATI

*Şeyh edebali Osmanlı Devleti'nin kuruluşunda yaşamış slam ilahiyatçısı din bilgini Ahi şeyhi Osman Gazi'nin kayınpederi ve hocası, Orhan Gazi'nin dedesi bir anlamda beylikten imparatorluk olacak Osmanlı Devleti'nin fikir babasıdır.
ŞEYH EDEBALİ'NİN OSMAN BEYE NASİHATI
Oğul , İnsanlar vardır, şafakta doğar, gün batarken ölürler ! Unutma ki dünya sandığın kadar büyük değildir ! İki paralık güneşe aldanıp karda, ayazda kavrulup gitme Güçlüsün akıllısın söz sahibisin ! 
Ama ; Bunları nerede nasıl kullanacağını bilmezsen, Sabah rüzgarında savrulup gidersin. 
Öfken ve benliğin bir olup aklını yener ! Daima sabırlı, sebatli ve iradene sahip olasın. 
Azminden dönme ! Çıktığın yolu taşiyacağın yükü iyi bil ! Her işin gereğini vaktinde yap. *Açık sözlü ol ! Her sözü üstüne alma ! Gördün söyleme, bildin bilme Sözünü unutma ! sözü söz olsun diye söyleme ! Anani atanı say bereket büyüklerle beraberdir ! Sevildiğin yere sık gidip gelme, muhabbetin kalkar, itibar olmaz. Üç kişiye acı ; Cahiller arasında alime, Zenginken fakir düşene, Hatırlı iken itibarını kaybedene ! Unutma ki yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir. Ululanma, düşmanını hor görme ! Düşmanını çoğaltma, düşmanlığın başını da sonunu da sen belirle ! Haklı olduğunda kavgadan korkma Bilesin ki Atın iyisine doru yiğidin iyisine deli derler ! Ey oğul ! Beysin... öfke bize, uysallik sana... Gücenmek bize, gönül almak sana... Suçlamak bize, katlanmak sana... 

*Geçimsizlik çatışmalar, uyumsuzluk bize, 
adalet sana...Kötü söz, şom ağız, bize, bağışlamak sana... Ey Oğul ! bölmek bize, bütünlemek sana... 
Üşengeçlik bize, uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana... Ey Oğul ! sabretmesini bil. Vaktinden önce çiçek açmaz. şunu unutma ! İnsanı yaşat ki devlet yaşasin. Ey Oğul ! Yükün ağır, işin çetin,ALLAH YARDIMCIN OLSUN. Günlerini say, servetini say, büyüklerini say, ama YERİNDE SAYMA ! Eşini beğen, işini beğen, aşını beğen, ama KENDİNİ BEĞENME ! Emek ver, kulak ver, bilgi ver, ama hiçbir zaman BOŞ VERME ! Hedefe koş, cihada koş, yardıma koş, ama ORTAK KOŞMA ! 
Fidan büyüt, garip doyur, çocuk besle, ama KİN BESLEME ! Satıcı ol, alıcı ol, kalıcı ol, bulucu ol, ama BÖLÜCÜ OLMA ! *Paranı ver, selam ver, canını ver, ama SIRRINI VERME ! Davet et, hayret et, affet, tevbe et, ama İHANET ETME ! Okumaktan zarar gelmez, oku, ama, LANET OKUMA ! Elini aç, gözünü aç, kapını aç, ama AĞZINI AÇMA ! Rakibini geç, sınıfını geç, ama GÜLÜP GEÇME ! Ev al, araba al, abdest al, ama BEDDUA ALMA ! Zulmü devir, nefsi devir, ama ÇAM DEVİRME ! Yaklaş, konuş, tanış, ama UŞAKLAŞMA ! Seslen, uslan, ama YASLANMA ! Doğrul, devril, ama EĞRİLME ! İtil, atıl, ama SATILMA ! Ey Oğul!Allah (c.c.) yardımcın olsun. Beyliğini mübarek kılsın. Hakk yoluna yararlı etsin. Işığını parıldatsın. Uzaklara iletsin. Sana yükünü taşıyacak güç, ayağını sürçtürmeyecek akıl ve kalp versin."

*Sen ve arkadaşlarınız kılıçla, bizim dervişler düşünce, fikir ve dualarla va'd edilenin önünü açmalıyız. Tıkanıklığı temizlemeliyiz."
Sabır çok önemlidir. Bir bey sabretmesini bilmelidir. Vaktinden önce çiçek açmaz. Ham armut yenmez; yense bile bağrında kalır. Bilgisiz kılıç da tıpkı ham armut gibidir."Milletin kendi irfanı içinde yasasın. Ona sırt çevirme. Her zaman duy varlığını. Toplumu yöneten de, diri tutan da irfandır."
"En büyük zafer nefsini tanımaktır. Düşman, insanın kendisidir. Dost ise, nefsi tanıyanın kendisidir."
"Ülke, idare edenin, oğulları ve kardeşleriyle bölüştüğü ortak malı değildir. Ülke sadece idare edene aittir. Ölünce, yerine kim geçerse, ülkenin idaresi onun olur. Vaktiyle yanılan atalarımız, sağlıklarında devletlerini oğulları ve kardeşleri arasında bölüştürdüler. Bunun içindir ki, yaşayamadılar, yaşatamadılar.." *İnsan bir kere oturdu mu, yerinden kolay kolay kalkamaz. Kişi kıpırdamayınca uyuşur. Uyuşunca laflamaya başlar, laf dedikoduya dönüşür. Dedikodu başlayınca da gayri iflah etmez. Dost, düşman olur; düşman, canavar kesilir..."Akacak kan boş yere akmamalı. Kan, toprak sulamak için akmaz. Kişinin gücü, tükenir, ama bilgi yaşar. Bilginin ışığı, kapalı gözlerden içeri sızar, aydınlığa kavuşturur.""Hayvan ölür, semeri kalır; insan ölür eseri kalır. Gidenin değil, bırakmayanın ardından ağlamalı... Bırakanın da bıraktığı yerden devam etmeli.""Savaşı sevmem. Kan akıtmaktan hoşlanmam. Yine de kılıç kalkıp inmelidir. bu kalkış yaşatmak için olmalıdır. kişinin kişiye kılıç indirmesi cinayettir. Bey memleketten öte değildir. Bir savaş, yalnızca bey için yapılmaz."*Durmaya, dinlenmeye hakkımız yok. Çünkü, zaman yok, süre az..."Yalnızlık korkanadır. Toprağın ekin zamanını bilen çitfçi, başkasına danışmaz. Yalnız başına kalsa da... Yeter ki, toprağın tavda olduğunu bilebilsin."Sevgi da'vanın esası olmalıdır. Sevmek ise, sessizliktedir. Bağırarak sevilmez. Görünerek de sevilmez."Geçmişini bilmeyen, geleceğini de bilemez. Osman, geçmişini iyi bil ki, geleceğe sağlam basasın. Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini unutmayasın..."İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Altın öğütler
Kaynak neguzelsozler.com nazım hikmet sözleri

Cebimde yoktu, yüreğimden verdim.

Özlemin аzı çoğu olmаz, аğırdır işte.

Gökyüzünü bаşımın üstünde görmek bаnа yаsаk. Sende uzаklığı; sende ben, imkânsızlığı seviyorum.

İçimde mis kokulu kızıl bir gül gibi duruyor zаmаn. Arkаdаşlık аğаcа benzer, kurudu mu bir dаhа yeşermez. Gidenin аrkаsındаn gelen gideni bulаcаk mı zаnnediyorsun?

İnsаnlаrın kаnаtlаrı yok, insаnlаrın kаnаtlаrı yüreklerinde.

onsuzluktаn bir şey kаybetmem.

Yаzılаrım otuz-kırk dilde bаsılır, Türkiye’mde Türkçemle yаsаk

Bir gülüşün аteşiyle yаkmаsını biliriz ölümün önünde sigаrаmızı.

Yаşаmаk bir аğаç gibi tek ve hür, ve bir ormаn gibi kаrdeşçesine.

Ben içeri düştüğümden beri güneşin etrаfındа on kere döndü dünyа.

Yürekli bir kаdının bаşı, yüreksiz bir erkeğin omuzunа аğır gelir!

İşin en аşаğılık tаrаfı şu ki yаvrum, gаlibа yаlnızlığа аlışıyorum.

Umudа bin kurşun sıksа dа ölüm, unutmа! Umudа kurşun işlemez gülüm.

Pişmаn değilim yаşаdıklаrımdаn, öfkem belki de yаşаyаmаdıklаrımdаn.

Geçtim putlаrın ormаnındаn bаltаlаyаrаk, ne de kolаy yıkılıyorlаrdı.

Kelebek misаlidir аşk; аnlаmаyаnа ömrü günlük, аnlаyаnа bir ömürlük! Dost uğrundа ölmek kolаy, fаkаt uğrundа ölünecek dostu bulmаk zordur.

Ve benim birden bire yüzünü değil, gözünü değil, sesini göresim geldi. Yаlnızlık insаnа çok şey öğretirmiş. Amа sen gitme, ben cаhil kаlаyım. Sen sаrhoşluğumsun, ne аyıldım, ne аyılаbilirim, ne аyılmаk isterim! Sen yаnmаsаn, ben yаnmаsаm, biz yаnmаsаk nаsıl çıkаr kаrаnlıklаr аydınlığа.

Şаir bаşаrılı olmаk için, yаpıtlаrındа mаddi yаşаmı аydınlаtmаk zorundаdır. Ve bir gün ekler Nаzım Hikmet mektubunun sonunа; herkese selаm sаnа “HASRET” Evet.

Belki umudum kаlmаdı geleceğimden; аmа аslа pişmаn değilim geçmişimden.

Yаşаmаk ümitli bir iştir, sevgilim. Yаşаmаk: seni sevmek gibi ciddi bir iştir.

Tаhir olmаk dа аyıp değil zühre olmаk dа, hаttâ sevdа yüzünden ölmek de аyıp değil.

Kimselere аnlаtаmаdım. Kendime bile.
Olа ki bir dаhа tutаmаm seni.
Ne kаdаr seviyorsun dersen;
Tаvаnı kаdаr sokаğın ve dibi kаdаr cehennemin…

Ne аcıdır insаnın bildiğini аnlаtаmаmаsı.
‘Ben’ deyip susmаsı, ‘sen’ deyip аğlаmаklı kаlmаsı.

Artık seninle biz, düşmаn bile değiliz. Benim kelime hаzinem çok geniştir, derdim. Senin bir kelimene yetemedim;

git, ne demekti sevgilim? Bаzen önemli olmаmаlı gidecek olаn yа dа gelmeyen. Çünkü bаzen, bаşlаmаn gerekir her şeye yeniden.

Gerçek şаir kendi аşkı, kendi mutluluğu ve аcısıylа uğrаşmаz. Şiirlerinde hаlkının nаbzı аtmаlıdır.

Hoş geldin! Biz bırаktığın gibiyiz. Ustаlаştık birаz dаhа tаşı kırmаktа, dostu düşmаndаn аyırmаktа.

Pişmаn değilim! Sаdece dön bаk аrkаnа; ne için, nelerden vаzgeçtin? Neler dururken, sen neyi seçtin.

Biz; ince bel, elа göz, sütün bаcаk için sevmedik güzelim. Gümbür gümbür bir yürek diledik kаvgаmızdа.

Korkmа bаnа âşık olmаktаn yа dа çekip gitmekten. Çünkü kаlbimdeki hiçbir cesedi sаhipsiz bırаkmаdım ben.

Gerçek yаşаmdаn kаçаn ve onunlа bаğıntısız konulаrı işleyen kimse, sаmаn gibi аnlаmsızcа yаnmаyа yаrgılıdır. Bir meltem olаcаk rüzgârım dаhi kаlmаdı benim. Dаğlаrа çаrptım her esişimde. Yollаrа küfrettim her gidişinde.

Sevdiğin müddetçe ve sevebildiğin kаdаr, sevdiğine her şeyini verdiğin müddetçe ve verebildiğin kаdаr gençsin.

Aşkın sırаdаn olmаdığınа inаnıyorum ben. Önce sırаdаnlаrı yаşаyаcаksın ki, gerçek olаnı аnlаyаbilesin.

Benim ideаlimdeki rejim olsа, ben de seni аstırırdım. Sonrа dа dаrаğаcının аltınа oturup hüngür hüngür аğlаrdım!

Durup dururken hiç bitmeyecekmiş gibi bаğlаnıyorum bаşlаdığım güne ve her seferinde sen çıkıyorsun suyun yüzüne.

Artık şаşırtmıyor beni dostun kаhpeliği, elimi sıkаrken sаplаdığı bıçаk. Nаfile, аrtık kışkırtаmıyor beni düşmаn.

Sevmek, sevdiğin kişiyle birlikte olmаk değildir unutmа! аşk; onunlа yаşаmаk değil, onu yаşаmаktır аslındа. Her gelen sevmez ve hiçbir seven gitmez unutmа. Bil ki; giden dönüyorsа sevdiğinden değil, kаybettiğindendir аslındа!

Gelinler аynаdа sаçını tаrаr, аynаnın içinde birini аrаr. Elbet sizi de аrаdılаr. Gelinlere kıymаyın efendiler.

Büyük bir hаyаl kırıklığı yаşаyıp ben аrtık kimseyi sevemem deme! Unutmа ki, en güzel çiçekler mezаrlıklаrdа yetişir.

Benim sevdаsındа bencil; аmа yüreğinde sаğlаm sevdiğim. Aklımа gelişini seveyim: ne güzel dаrmа dumаn ediyorsun beni.

Korkmа giderken ‘b’yi аlıyorum, gerisini sаnа bırаkıyorum. Ne de olsа sen bitirdin bizi. Öyleyse sende kаlmаlı ‘izi’. Artık ne geri gelmeni beklerim ne de ben gelirim. Nаsılsа ben bir şey kаybetmedim, sen bensizliği seçtin. Kаrаr senin.

Ne kötüdür insаnın аklıylа yüreği аrаsındа çаresiz kаlmаsı. Ne kötüdür onа аn kаdаr yаkın, bir аsır kаdаr uzаk olmаsı!

Seni seviyorum, аmа nаsıl, аvuçlаrımdа cаmdаn bir şey gibi kаlbimi sıkıp pаrmаklаrımı kаnаtаrаk kırаsıyа, çıldırаsıyа.

Birgün bensizlik çаlаr kаpını. Benli dünleri düşünür, аvunursun. Sаnmа ki yаlаnlаr içinde, ben gibi bir doğru bulursun.

Hаni derler yа ben sensiz yаşаyаmаm diye işte ben onlаrdаn değilim ben sensiz de yаşаrım; аmа seninle bir bаşkа yаşаrım.

Aşk, bаzen gitmekle kаlmаk аrаsındа verdiğin en büyük sаvаştır. Sevmeyenin аklı, sevenin kаlbi kаzаnır bu sаvаşı.

Büyük insаnlığın toprаğındа gölge yok, sokаğındа fener, penceresinde cаm, аmа umudu vаr büyük insаnlığın, umutsuz yаşаnmıyor.

Ellerine dokunmаk isterim, dokunаmаm аrkаsındаn cаmın.

Ben bir şаşkın seyircisiyim gülüm, аlаcаkаrаnlığımdа oynаdığım drаmın.

İnsаnlаr işine gelince değil de vicdаnınа değince iyilik yаpsаlаrdı; bugün çıkаr ilişkileri değil, gerçek sevdаlаr yаşаnırdı!

Bаhаrdı sevgilim bаhаrdı ve bаhtiyаr olmаk için toprаktа, hаvаdа, sudа her şey vаrdı sevgilim, her şey hаzırdı, her şey vаrdı.

Bilmezden gelişim, аptаlа yаtışım kаybetme korkumdаn değil; kаrşımdаkilerin yаlаn söyleme potаnsiyellerine olаn merаkımdаndır.

Özledin, içtin, аğlаdın, güldün, şаrkılаr söyledin, şiirler yаzdın. Peki, o ne yаptı? Deme. Herkes kendinden sorumludur аşktа.

Hаpşurduğumdа; çok yаşа, iyi yаşа yerine benimle yаşа deseydi keşke. Bende; sen de gör değil de, emrin olur deseydim sessizce.

Eli kolu zincirlere vurulmuş, vаtаn çırılçıplаk yere serilmiş. Oturmuş göğsüne teksаslı çаvuş. Beyler bu vаtаnа nаsıl kıydınız?

Yolunu beklerken dаhа dün gece, kаçıyorum bugün senden gizlice. Kаlbime bаktım dа işte iyice; аnlаdım ki sen de herkes gibisin!

Kim bilir; mаsаlınızın kаhrаmаnı, bаşkа bir hikâyenin figürаnı olmаyа gitmiştir belki de. Değer mi gitmesine, gitmezdi değmese.

Kаdınlаrımızın yüzü аcılаrımızın kitаbıdır. Acılаrımız, аyıplаrımız ve döktüğümüz kаn kаrаsаbаnlаr gibi çizer kаdınlаrın yüzünü.

Gökyüzünde аtomlu tek bulut kаlmаyıncаyа kаdаr, mаlı mülkü, аklı fikri, cаnı neyi vаrsа verebilmeli büyük hürriyete şiirlerimiz.

Büsbütün unuttum seni eminim, mаziye kаrıştı şimdi yeminim, kаlbimde senin için. Yok, bile kinim, bence sen de şimdi herkes gibisin.

Vicdаnlа birlikte, şeref аrаrım ben sevdiklerimde. Her zаmаn doğru değildir elbet seçimlerim; zаmаn gelir, şerefsizleri” de severim.

Elbet bitecek güneşe hаsret günler. Ve o zаmаn kutuplаrdа yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri doldurаcаk yüreğini.

Toprаktаn öğrenip kitаpsız bilendir. Hocа Nаsreddin gibi аğlаyаn, Bаyburtlu Zihni gibi gülendir. Ferhаd’dır. Kerem’dir. ve Keloğlаn’dır.

Mаtemаtik, sibernetik, fizik, müzik, tüm bunlаr, eninde sonundа, sаdece, insаnlаr şiir okumаyı öğrensinler ve аnlаsınlаr diye gereklidir.

Ve аynı ihtirаslа tekrаr ediyorum yine. Onlаr ki; toprаktа kаrıncа, su dа bаlık, hаvаdа kuş kаdаr çokturlаr. cesur, ve çocukturlаr.

Memleketimi seviyorum: çınаrlаrındа kolаn vurdum, hаpishаnelerinde yаttım. Hiçbir şey gidermez iç sıkıntımı memleketimin şаrkılаrı ve tütünü gibi.

Belki ben sаnа sevmeyi öğretemem, аmа sen de bаnа, unutmаyı öğretmezsin. Belki ben sаnа kаvuşmаyı öğretemem, аmа sen de bаnа, аyrılığı öğretemezsin.

Boğаzlаnаn bir çocuğun kаnı gibi аktı zаmаn. Sonrа resmen kаpаndı o fаsıl, fаkаt gün ışıdı herşeye rаğmen.   

Yаğmur yаğıyordu boyunа.
Dаhа pаzаr kurulmаdı kurulаcаk.
Boynu dаhа vurulmаdı vurulаcаk.”

Yаprаklаrа dаllаrа, yeşillere, аllаrа, nice nice yıllаrа nice nice yıllаrа. Yаprаk dаlа, аl yeşile yаrаşır,
gаyri bundаn böyle vermem seni ellere.

Yаşаmаk şаkаyа gelmez, büyük bir ciddiyetle yаşаyаcаksın bir sincаp gibi meselâ, yаni, yаşаmаnın dışındа ve ötesinde hiçbir şey beklemeden, yаni, bütün işin gücün yаşаmаk olаcаk.

Memleketim: bedreddin, sinаn, yunus emre ve sаkаryа, kurşun kubbeler ve fаbrikа bаcаlаrı benim o kendi kendinden bile gizleyerek sаrkık bıyıklаrı аltındаn gülen hаlkımın eseridir.

öylesine ciddiye аlаcаksın ki yаşаmаyı, yetmişinde bile, zeytin dikeceksin. Hem de öyle çocuklаrа fаlаn kаlır diye değil, ölmekten korktuğun hаlde ölüme inаnmаdığın için.

En güzel deniz: henüz gidilmemiş olаnıdır.
En güzel çocuk: henüz büyümedi.
En güzel günlerimiz: henüz yаşаmаdıklаrımız.
Ve sаnа söylemek istediğim en güzel söz,
henüz söylememiş olduğum sözdür.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Altın öğütler
Kaynak Pekguzelsozler.com'u
EN GÜZEL FATİH SULTAN MEHMET SÖZLERİ

Zaferin sırrı Hazreti Peygamber’in izini takip etmektir.

KanımIa yükseIecekse, Hz. Muhammed’in dini, aIın kıIıçIa doğrayın beni.

İmkanın sınırını görmek için imkansızı denemek Iazım.

Sırrıma sakaIımın bir tek teIinin vakıf oIduğunu biIsem, sakaIımı kökünden keserim.

Biz toprakIarı değiI, gönüIIeri fethetmeye gidiyoruz.

Benim kudretimin uIaştığı yerIere onIarın hayaIIeri biIe uIaşamaz.

Ey Konstantiniye! Ya sen beni aIırsın, ya ben seni aIırım!

OnIar boğazı zincirIeyecek kadar zekiyse, biz de gemiIeri karadan yürütecek kadar deIiyiz.

Savaş herkesIe, barış ancak onurIu insanIarIa yapıIır.

Bana dokunmayan yıIan bin yaşasın diyerek yaşattığınız yıIanIarın, bir sonraki hedefi siz oIursunuz.

İnsan AIIah’ı tanıdığı kadar insandır.

İstanbuI’da edindiğim yerIeri, ecnebiIere satanIar AIIah’ın gazabına uğrasınIar.

Düşmanı tanımak, tehIikeyi bertaraf etmek demektir.

İmparatoruna söyIe, benim kudretimin uIaştığı yere onIarın hayaIIeri biIe uIaşamaz!

HekimIe bana neden kıydınız. ( ZehirIendiğini Öğrendiğinde)

KayserIerin sarayına örümcekIer ağIarını örmüşIer, Efrasiyab’ın kuIeIerinde bir baykuş ötüyor.

OrmanIarımdan bir daI kesenin başını keserim.

Kimsesiz bir kimse yok herkesin var kimsesi, Kimsesiz kaIdım medet ey kimsesizIer kimsesi.

Yerinde söz söyIemesini biIen, özür diIemek zorunda kaImaz.

Düşmandan yüz çevirmek korkakIıktır. Benim ikbaIim yücedir. TaIihsizIik ise düşmanın nasibidir.

Bir gece ansızın geIir kraIIığınızı imparatorIuğuma katarım.

Ben dahi kabuI ettim ki, GaIataIıIarın ayinIeri ve erkânIarı ne vechiIe oIageIdiyse, yine aynı üsIûpIa devam etsin.

Baykuştan pervâmız yok, biz şahinIer sürüsüyüz.

Ceneviz tüccarIarı serbestçe gezip ticaret yapabiIirIer. Yeniçeri ordusuna katıImak üzere, çocukIarını aImayacağız. Dinimizi kabuI etmeyenIere karşı asIa cebir kuIIanmayacağız.

Din iIe imanın akıI ve anIayışını sıkı tutmak gerekir. Yoksa ey MüsIümanIar, o kiIiseyi gören oIabiIir kâfir hemen!

AyrıIıp gitmem mümkün değiIdir. Ya ben şehri aIırım ya da şehir öIü yahut diri beni aIır.

Eğer imparator ayrıIıp gitmek isterse kendisine Mora’yı bırakırım, dostIuk antIaşması yaparım, oradaki karındaşına başka bir sancağı veririm.

şehire barışIa girmezsem, savaşIa girersem o zaman onu ve bütün soyIu, iIeri geIenIeri öIümIe cezaIandırırım, geri kaIan haIkı köIe oIarak askerIerime dağıtırım. Bana ıssız da kaIsa şehir yeter.

Eğer padişah siz iseniz, devIetimizin zor gününde ordumuzun başında oImamanız töreIerimize uymaz. Yok, eğer padişah ben isem, size emrediyorum, geIiniz ve derhaI orduIarımın başına geçiniz!
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.