Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz. Ankebut-57
Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilseler! Ankebut-64
Allah ın sıfatlarıyla ilgili bir soru
Allah ın sıfatlarıyla ilgili bir soru
Bir padişahın muhatabını şereflendirmek için “Benim kalemimle yaz; benim defterimde yaz” şeklinde kullandığı ifadeden “Kalem ile defterin” padişahın bir paçası olduğu yorumu çıkarılamayacağı gibi, “Ruhumdan üfledim” ifadesinden de ruhun Allah’ın bir parçası olduğunu düşünmemek gerekir.
Nitekim, şu ayette yer alan ve alimlerin ittifakıyla Hz. Cebaril (as)’i ifade eden “Ruh” kelimesi de söz konusu meleği şereflendirmek için Allah’a izafe edilmiştir:
“Onlarla kendisi arasına bir perde gerdi. Biz de ona Ruhumuzu gönderdik de, ona kusursuz, mükemmel bir insan şeklinde görünüverdi.”(Meryem, 19/17).
Kur'an-ı Kerim'de Hz. İsa (a.s.) için “Ruhullah” tabiri kullanılır. Bazıları bunu yanlış yorumladıkları için hata ediyorlar. Alimlerimiz "Ruhullah" tabirinin ruha bir iltifat olduğunu söylerler. Yani, Kâbe’ye Beytullah denilmesi, nasıl yeryüzünün o ilk mescidi için bir iltifat ise Hz. İsa’ya (a.s.) Ruhullah denilmesi de bir iltifattır.
Bir diğer mana da şu şekilde verilmiştir: Nasıl ceset ruh ile hayat bulursa, onun irşat ve tebliğiyle de ölmüş kalpler imana kavuşmuş, hayat bulmuşlardır.
Ayetlerdeki ruhundan üfleme, Zemahşeri'ye göre "can verme, diriltme" anlamında, mecaz olarak kullanılmış olup, Allah'ın kendi ruhundan bir parçayı insana üflemesi yahut aktarması anlamında olması söz konusu değildir. Üflemenin can vermek/diriltmek anlamında olduğunu Zemahşeri şöyle belirtir:
"'Ona ruhumdan üfledim' sözünün anlamı, kendisini diriltmedir. Yoksa ortada ne üfleme vardır, ne de üflenen vardır. Sadece ona can verecek şeyi kendisinde var etmek için yapılan temsili bir anlatımdır." (Zemahşeri, Keşşaf, Hicr Suresi, 15. ayetin tefsiri)
Yine Buharî'de, "O'ndan bir ruh" ifadesinin "Onu diriltti, böylece ruh sahibi yaptı." anlamında olduğu, bir görüş olarak aktarılır. (Buharî, Ehadisu'l-Enbiya, 47)
Bir geceliğine değiş tokuş etseydik yüreğimizi,
Taşıyabilir miydin acaba bendeki seni!..
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi