You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Allah'a yakın olmak hususu

Allah'a yakın olmak hususu

Forumcu
Allah'a yakın olmak hususu
Niyazî Mısrî kendi tecrübeleri ışığında sülûk sürecinin bu hususiyetini yolun
sâliklerine de şöyle tasvir eder:
“Bil ki sülûk eden nefsin merhaleleri hakikatte sayısız ise de ehlullah bunun esaslarını
yediye ayırmışlardır. Nefis her merhalede bulunduğu merhaleye münasip bir isimle
adlandırılır. Emmâre, Levvâme, Mülhime, Mutmainne, Raziyye, Marziyye, Safiyye. Sâlik ilk
dört merhalede koyu bir karanlık içerisinde, gizli sahralarda, her türlü haşerat ve yırtıcı
hayvanlarla dolu ıssız çöllerde gider. Son üç merhalede ise yavaş yavaş bildiği bir yolda sülûk
eder. Bazen hidayette gider, bazen sapar. Yani önce kalpten yıldız kadar bir pencere açılır.
Sonra beşeriyet galebesiyle kapanır. Sonra Ay kadar açılır, yine kapanır. Sonra Güneş kadar
bir pencere açılır, yine kapanır. Sonra gölge vücut evi, aradan kalkar “nerede (feeynema)”
sözü aradan kalkar. O zaman sâlik kalp yüzünü gökleri ve yeri yaratana yöneltir.
Bil ki bu nur, cüzi ruhun nurudur. Kalp penceresinin Melekut âlemine ilk açılışında
yıldız şeklinde görünür. Sonra ay şeklini, sonra güneş şeklini alır. Sonra sâlik, ruh
makamından Mutlak Hazret’e geçer. O zaman kendisine “Nerede olursanız gökleri ve yeri
yaratan’ın yüzü oradadır” (feeynema tuvellu...) sırrı zuhur eder…
:Allah’a
yakınlık ve uzaklıkla ilgili yatay boyuttaki ölçütlerimizin izafiliğini de ortaya koyan Niyazî
Mısrî’nin bu vakıasını kendi ifadelerinden mealen aktaralım:
“1067 senesi Rebiu’l-ahir sonlarında bir gün kulların çokluğunu, fakat âbidlerin
azlığını, zâhidlerin nadir olduğunu, âriflerin ise çok daha az olduğunu buna karşılık çoğunluğu
fasıkların, âsilerin, ve kafirlerin teşkil ettiğini ve bana göre bunların Allah’ın rahmetinden
uzak bulunduğunu düşünüyor ve kendi kendime diyordum ki “Acaba bu çoğunluğun hali ne
olacak? Biz iyi biliyoruz ki yüce Allah erhamurrahimindir.” Bunun sırrının Allah tarafından
açılması için kalbimin burçlarında dolaşıyordum. Birden bana iki kanatlı büyük bir kapı açıldı.
Kanatlarından birine şöyle yazılmıştı: ‘Bu dünyanın sırrıdır’ ötekine de ‘Bu ahiretin sırrıdır.’
Yazılı idi. Kapının hemen ardında yüzünün nurundan güneşin utandığı bir genç gördüm. Bana
dedi ki: ‘Sana dünya ve ahiretin sırrı açıldı. Üzerindeki beşeri elbiseyi ve izafi varlığı at,
kapıdan içeri gir. Tuhaf bir şey göreceksin ve sana ledünni ilimler açılacak, Yüce Allah’a
yakın ve uzak olanı bilecek ve dertlerden kurtulacaksın.’ Çıkardım ve kapıdan içeri girdim.
Bana nurani bir elbise giydirdi. Bir de baktım ki ilmim ve anlayışım, kulağım, gözüm, bütün iç
ve dış duyularım başka bir ilme başka bir anlayışa başka bir kulağa, göze ve kuvvelere değişti.
Günüm ‘Arzın başka bir arza göklerin başka göklere değişip herkesin tek kahredici Allah’ın
huzurunda duracağı gün’50 oldu. Ve ‘O’nun vechinden başka her şey helak olacaktır’
ayetinin51 manası meydana çıktı. Bildim ki Rabbimin bana giydirdiği elbise, Hakkanî varlıktır.
Sonra o halimle mahlukâta baktım. Gördüm ki benim zannımda âbid, zâhid, veliyullah
olanların çoğu Allah’tan ve O’nun rahmetinden uzaktır. Onunla Allah arasında gösterişten,
işittirmeden, kendini beğendirmeden, nefsini temize çıkarmadan, böbürlenmeden, kendi nefsi
hakkında yahut insanlar hakkında Allah’a kötü zan taşımaktan ya da zâhiren kendinden aşağı
olana hakaret gözüyle bakmaktan meydana gelen bir perde vardır. Halbuki kendisi iyi
yaptığını zannediyor.52 Ve zannımda fâsık, âsî, riyakar, sapkın, bidatçi, mülhid, zındık
olanların çoğunu da Allah’a yakın, Allah’ın dostu, O’nun sevgilisi gördüm. Bunlar kalplerinde
bulunan, üzüntü, zillet, hulus, Allah’ı bilme, kendi nefsi ve diğer kullar hakkında Allah’a iyi
zan besleme, herkese tevazu gösterme gibi sebeplerden bir sebeple Allah’a yaklaşmışlardı. Ve
gördüm ki uzaklaştırıcı sebeplerin en kuvvetlisi kibir ve şöhret; Allah’a yaklaştırıcı sebeplerin
en kuvvetlisi de tevazu ve mahviyettir... Sonra bana ‘Benim velilerim, benim kubbelerim
altındadır, onları benden başka kimse bilmez.’ Kudsi hadisinin sırrı açıldı. Allah u Teâla’nın
örtüsüyle ayıp kubbelerinin altında gizli olan velileri kimse bilmez. Bunları izafi varlığı
atanlar bilirler... Sonra hakkani vücudu giydim ve o halde ikinci defa mahlukâta baktım. Bu
defa bütün mahlûkatı Yüce Allah’a yakın gördüm...
Sonra bana daha başka sırlar ve bilgiler de açıldı ki onları ifşâ etmek helal değildir.
İşte o vakitten beri o görüş ve o varlık benden hiç gitmedi. Evvel ve Ahir olan Allah’a
hamdolsun
Deliye her gün  bayram...
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.