Günümüz deki insanların genelinde mevcut olan sapkın bir inanış bulunmaktadır . Allah'a iman ettiklerini ileri sürenler , Allahın RABB’lık sıfatına has olan özelliklerin kabul ederken , İLAH olma özelliklerini Allah’a vermemektedirler! Genel olarak ibadeti Allah'a has kılarlarken , hakimiyet mefhumunda Allaha başkalarını ortak koşmaktadırlar !
Aslında bu fikri karakterist olarak tüm cahiliyenin özelliğidir. Allah'ın kullarına gönderdiği bütün peygamberler bu İlah isminin özellikleri üzerinde mücadele vermiş , bu uğurda savaşlar edip şehid edilmişlerdir.
Rasullerin savaş ettiği , tebliğ ettiği , gönderildiği bütün kavimler Allahı bilen , yaratıcı kabul eden , her şeyi yaratan ve düzenleyen Allah olduğuna iman eden kavimlerdi.
BU KİŞİLER ; ALLAHIN VARLIĞINA VE BİRLİĞİNE İNANMANIN ; İNSANIN MÜSLÜMAN OLMASI İÇİN YETERLİDİR SANIYORLAR ! HALBUKİ BUNA KAFİRLER DE İNANIR !!
Hatta Mekke müşriklerinin hepsi de inanıyordu .Peygamberin azılı düşmanları Allahın varlığını ve bir olduğuna inanmaktaydılar . Bugünün insanının inandığı kadar inanıyor ve reddetmiyorlardı.
Çünkü Allah cc: Lukman suresi : ” 25- Andolsun ki onlara: "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan, elbette "Allah" diyecekler. "Allah`a hamd olsun." de. Fakat onların çoğu bilmezler.”
Mü’minun suresi : ”84- (Resulüm!) de ki: "Eğer biliyorsanız (söyleyin bakalım), bu dünya ve onda bulunanlar kime aittir?" 85- "Allah`a aittir" diyecekler. "Öyle ise siz hiç düşünüp taşınmaz mısınız?" de. 86- "Yedi kat göklerin Rabbi, azametli Arş`ın Rabbi kimdir?" diye sor. 87- "(Onlar da) Allah`ındır." diyecekler. "Şu halde siz Allah`tan korkmaz mısınız?" de. 88- "Eğer biliyorsanız (söyleyin), her şeyin melekûtu (mülkiyeti ve yönetimi) kendisinin elinde olan, kendisi her şeyi koruyup kollayan; fakat kendisi korunmayan (buna muhtaç olmayan) kimdir?" diye sor. 89- "(Bunlar da) Allah`ındır." diyecekler. "Öyle ise nasıl olur da büyülenirsiniz?" de.
Ayetlerden de gördüğümüz gibi Kafir diye , müşrik diye nitelendirdiğimiz insanların hemen hepsi Bir Allah inancı olmakla beraber , Allaha ibadet edilmesi gerektiği , yaratan ve işleri düzenleyenin O’nun olduğu , her türlü rızkı , yağmuru , geceyi ve gündüzü düzenleyip getirenin Allaha ait olduğunu inandıklarını görmekteyiz . Nasıl oluyor da Allah .c.c bu kişilere cehennemlik kafir hükmünü vermektedir ?
İşte bugün cahil halkın bu ince ayrıntıyı gözden kaçırdığını görmekteyiz. Oysa önümüzde bu kadar olaylar ve kıyamete dek hayat rehberimiz Kuran-ı Kerim olmasına rağmen ! Bu ince ayrıntı , ayetlerden de sabit olduğu üzere , bu insanların ALLAH’ın RABB'lık özelliklerini kabul ederken , İLAH'lık özelliklerini red etmekte diretmeleri , bu özellikleri kendilerinde ve kendileri gibi yaratılmışlara vermekte ısrar etmelerindendir. Yani Allah’ın “ilah “ sıfatının en büyük özelliği olan “hüküm” koyma hakkını Allah’a vermeyip , kendileri gibi aciz , ölümlü , hatadan münezzeh olmayan , nefislerin bineğine binmiş azmanlaşmış tağutlara , kişilere ve kurumlara vermekteydiler. Bu da şirk tir. Ve kişiyi İslam dinine sokmaz. Bundan dolayıdır ki Allah , rasul ve müminler bu kişilere MÜŞRİK sıfatını vererek kafir olduklarını bildirmişlerdir.
Müşrik olanların da bütün amelleri , ibadetlerini ve iyi işlerinin de boşa gittiğini bildirmiştir .
Nisa suresi “48- Doğrusu Allah, kendisine ortak koşulmasını asla affetmez. Ondan başkasını (diğer günahları) ise, dilediği kimseler için bağışlar ve mağfiret buyurur. Her kim Allah`a şirk koşarsa gerçekten pek büyük bir günah ile iftira etmiş olur.
Maide suresi “72- Kim Allah`a ortak koşarsa, şüphesiz Allah ona cenneti haram kılmıştır ve onun varacağı yer cehennemdir.”
Allah yegane kanun koyucu ilah’tır. Yusuf suresi 40. ayette “ Hüküm koyma hakkı Allah’ındır “ buyurarak helal ve haram – yasak ve serbest belirleme hakkının Allaha ait olduğunu buyurmuştur .
Müslümanlık iddiasında bulunanların Allahın koyduğu helal haramlara itaat etmesi gerektiğini , Allah’tan başkalarının helal haram –yasak serbest kanun koyucu haklarının olmadığını , bu iddiada bulunanların Firavun gibi ilahlık taslayan kişiler ve düzenler olduğunu ve şirk hali üzerine bulunduklarını bildirmiştir . Bu fiilleri işleyenlerin yani kanun koyanların ilah’lığını ilan etmiş , Rabb’lik taslamış olduklarını , ve o kişilerin helal haram (yasak serbest) kanun yapmasını , o kanunlara uymayı da normal görenlerin , o ilahlara (kanun koyanlara) ibadet etmiş olduklarını yine Rabbim şu ayetinde bildirmiştir !
Tevbe suresi 31-“ Onlar, Allah`dan başka bilginlerini ve rahiplerini de kendilerine Rab edindiler, Meryem oğlu Mesih`i de. Oysa onlar bir olan Allah`a ibadet etmekle emrolunmuşlardı. Allah`dan başka hiçbir ilâh yoktur. O, müşriklerin ortak koştuğu şeylerden de münezzehtir.”
Bu ayet bütün yazımızın özünü teşkil etmektedir . Bu ayetin tefsirini gerçek manada anlayan insan mücadele sebebimizi anlamış olacaktır .
Görüldüğü gibi ayette Allah c.c. insanları uyarmış ve bu müşriklerin din adına Allah’ı bırakıp kendileri gibi insan olan “bilginleri , rahipleri “ kendilerine RABB edindiklerini , ve ibadeti Allah’a has kılmaları gerekirken , Rabb edindikleri hüküm koyucu makamına getirdikleri “bilginlere ve rahiplere” ibadet ettiklerini yüzlerine vurmuştur. Din adamı bile olsa Allahın kitabındakinin zıttına kanun koyamayacağını bildirmiş iken , günümüz çağdaş cahiliyesinde putlara tazim , küfür ilkelere bağlı kalmaya and içme , ve Allahın indirdiğiyle hükmetmeme gibi pek çok küfür icraalrı işlenir .
Şimdi tekrar yukarıdaki ayete gelelim ve bu ayetin açıklamasını Rasulullahın ifadesinden Adiy bin Hatem isimli sahabeden dinleyelim . Aşağıya yazacağım hadisi şerif bu ayetin tefsirinde ve hem hadis kitaplarında mevcuttur :
“Adiy b. Hatem , anlatıyor ki :
Müslüman olmadan önce Hırıstiyan’dım ve kureyşin Tay kabilesinin reisiydim . Mekke feth edildiği gün , gururuma yediremediğim için Mekke’yi terk ettim . Şam yakınlarındaki akrabalarımın yanına kaçtım . Bacım ise putperest olduğu hal üzere Müslümanlara köle oldu . Zamanla Allah rasulu lütfederek kardeşimi serbest bıraktı . Bacım da islamiyeti yakından tanıdığı için Müslüman oldu . Sonra beni arayıp akrabalarımın yanında Şam’da buldu . Kendisinin Müslüman olduğunu , islamiyeti bize yanlış anlatıldığını , çok güzel bir din olduğunu vs söyleyip , benim malımın ve aşiretimin olmasından dolayı Müslüman olursam ve Rasulullah’tan özür dilersem , eski haklarıma kavuşabileceğimi söyleyerek beni ikna etti .Bende boynumda gümüşten bir Hac olduğu halde Rasulullah’ın mescidine girdim .
Rasulullah sahabeleri etrafına toplamış ve “Onlar, Allah`dan başka bilginlerini ve rahiplerini de kendilerine Rab edindiler… tevbe 31 ” ayetini okuyordu . Selam vererek Müslüman olmak için geldiğimi söyledim .
_ ya rasulullah; az önce okuduğun ayeti anlayamadım , ben hırıstiyanlığı iyi bilirim , biz hiçbir zaman okumuş alimlerimizi , rahiplerimizi RABB edinmedik , onlara ibadet te etmedik . Bu ayette Allah c.c. ne demek istemiş ; izah eder misin ?
Bunun üzerine Rasulullah s.a.v : “_Çıkar o boynundaki putu ey Adiy ! dedi . Bende çıkardım . Bana "o bilginleriniz , okumuş alimleriniz , rahipleriniz size Allahın kitabındakinin zıttına muhalif olarak helal haram kanunlar koymazlar mıydı " buyurdu . Bende “ evet ya Rasulullah” dedim . Bunun üzerine bana : _ “İşte onların bu kanun koymaları Rabliktir , firavun gibi ilahlığını ilan etmek demektir . Sizin onlara ibadetiniz ise kanunlarına itaatinizdir “ buyurdu.
(buhari - Ahmed b. Hanbel – tirmizi)
Görüldüğü gibi en güzel ayeti tefsir eden rasulullah’tır.
Allaha zıt kanun koyanların ilahlık taslamış olduklarını , bunları normal görenlerin , kanun koyma yetkisini insanlarda görenlerin ise o kanun koyuculara ibadet etmiş olduklarını açıklamıştır . zaten ayette de Allah c.c. :” Oysa onlar bir olan Allah`a ibadet etmekle emrolunmuşlardı” tevbe 31 buyurarak sabitlemiştir.
Şimdi bu açıklamalar ışığında bütün beşeri sistemleri , parlementoları ve Allahı ve nizamını yönetime vermeyenlerin durumunu düşününüz . İman iddialarına ve samimiyetlerine ve cahilliklerine bakınız .
Camide ilah olarak Allahı kabul edenler , Yönetim ve hakimiyet konusunda kanun yapma ve kanunlarına uyma konusunda Allahı kabul etmeyip yaratılmışları kabul edenler bu açıklamalarda geçenlerin durumlarına müstehak olurlar
MAİDE 49- Aralarında Allah`ın indirdiğiyle hükmet. Onların keyiflerine uyma. Allah`ın sana indirdiğinin bir kısmından seni saptırmalarından sakın. Eğer Allah`ın hükmünden yüz çevirirlerse, bil ki Allah, bir kısım günahları sebebiyle onları musibete uğratmak istiyor. Muhakkak ki insanların çoğu yoldan çıkanlardır.
50- Yoksa cahiliyye hükmünü mü arıyorlar? kesinlikle bilen bir toplum için Allah`tan daha güzel hüküm veren kim olabilir?
AHZAB 36- Bununla beraber Allah ve Resulü bir işe hükmettiği zaman, gerek mümin bir erkek ve gerekse mümin bir kadın için, o işlerinde başka bir tercih hakkı yoktur. Her kim de Allah ve Resulüne âşi olursa açık bir sapıklık etmiş olur.
Allah bizleri tevhidi gerçek manada kavrayıp iman eden muvahhid kullarından eylesin