“Evet, ey Yahûdî! Hz. Âdem Safiyyullâh, Hz. İbrahim Halîlullâh, Hz. Mûsâ Neciyyullâh, Hz. Îsâ Rûhullâh, ben de Habîbullâhım.
Evet, ey Yahûdî! Sizin Allâh’ı isimlendirdiğiniz iki isimle Hak Teâlâ benim ümmetimi isimlendirdi. Biri ‘es-Selâm’ ki ümmetime ‘müslimîn’ ismini verdi. Diğeri ‘el-Mü’min’ ki ümmetime ‘mü’minîn’ ismini verdi.
Evet, ey Yahudi! Siz bizim için ayrılmış bir günü (Cuma’yı) taleb ettiniz; Allah (Cuma’yı) bize tayin etti. Sonraki (Cumartesi gününü) size, sonraki (Pazar gününü) Hıristiyanlar’a tayin etti.
Evet, ey Yahudi! Siz evvelûn (evvelkiler), biz âhirûnuz (sonrakileriz). Lâkin kıyâmet gününde sâbikûnuz (en öndekileriz).
Evet, cennete ben girmeden diğer peygamberler girmezler, ümmetim girene kadar da diğer ümmetler giremezler.”
[Musannef-i İbn-i Ebî Şeybe]
Demek ki görmüyorsun, sana gösteriliyor.