You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

ALİYA SEN OLMASAYDIN

ALİYA SEN OLMASAYDIN

((Meksikalı))
ALİYA SEN OLMASAYDIN
aliya sen olmasaydın*
Ekim 10, 2008


gözleri miras olan adam

dosta gidiyor bu defa

içimizde ayak sesleri

kurşunlar arasından kanat hışırtısı

sabır ağlıyor cesaret ve vakarla

razıyız senden yolun açık olsun Aliya



Ahmet Mercan



Geride ayak izlerini bırakarak dostuna yürüyen Aliya İzzetbegoviç, Modern Avrupa’nın orta yerinde tekrar hayata geçirilmek istenen ikinci bir Endülüs soykırımına karşı. Ortaya koyduğu düşünce ve eylemleriyle şahsiyetli bir duruş sergilemiş ve bütün bir İslâm coğrafyasına dirilişi muştulamıştı. Hayatı boyunca iddiasından taviz vermeden, vahyi merkeze alarak yükselttiği fikirleri ve bu fikirlerini ete kemiğe bürüyen savaşlarıyla, gelecek nesiller için sıkı bir rol model olmuştu. Avrupa’nın orta yerinde çiçeğe duran İslâm varlığına karşı acımasız bir şekilde saldıran düşmanları için. İntikam değil. Adalet istemişti. Her ne şart altında olursa olsun, İslâm’ın o ince çizgisi üzerinde yürüdüğünü aklından çıkarmamış ve aynı şekilde bu hakikati çevresinde bulunanlara sürekli telkin etmişti.



Yaptığı ilmî çalışmalarında titiz bir bilge. Giriştiği savaşlarda ise düşmana göz açtırmayan bir komutandı. Ruhunda devinen hareket olgusunu müthiş bir vakarla teskin etmesini bilmişti. Toplantı salonlarında, hapishane koridorlarında ve savaş meydanlarında bu metanetini hiçbir zaman kaybetmeden yürümeyi sürdürmüş. En zor şartlar altında bile İslâm hakikatlerini ifade etmekten geri durmamıştı.



Daha 24 yaşında iken İslâmcılık suçlamasıyla 4 yıl cezaevinde yatmış. Ağır şartlar altında toplam 9 yıl geçirdiği hapis hayatında arkadaşlarıyla birlikte dünya ve dolayısıyla Bosna için büyük projeler üretmişti. O’nun en çok dikkat çeken yönü, düşündüklerini büyük bir kararlılıkla hayata geçirmeyi başarmasıydı. Bağımsız Bosna hayali, önce o’nun zihninde belirmişti.



“Boşnakları Boşnak yapan; Sırplardan, Hırvatlardan ayıran dinidir. O olmazsa biz de olmayız” diyerek, yerel bir dirilişin köklerine temas etmiş. Ayrıca, yayımladığı İslâm Bildirisi’yle de, dünya sathında bir İslâmî Dirilişin ipuçlarını vermişti:



“1970′de Müslümanların mevcut durumunu göz önüne alarak ‘İslam Bildirisi’ni kaleme aldım. Bu bildiri aslında bir çağrıydı, sadece Bosna ve Yugoslavya Müslümanlarına değil, tüm dünya Müslümanlarına hitap ediyordu. Çağrımda Müslümanlara yeniden uyanış ve dirilişin öncüleri olma ve İslam’da şuûrlanmayı işlemeye çalıştım. Baskılar ve yasaklara karşı siyasî bir şuûrlanmanın başlatılması ve haksızlıklara karşı haklı bir siyasi başkaldırının başlaması gerektiği düşüncesinden hareket etmiştim. Bildiri Yugoslavya’da olduğu gibi İslam dünyasında da büyük yankı uyandırdı ve çokca tartışıldı.”



Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı İsmet Sipahiç, cenaze töreninden bir gün önce bize Aliya için şu tarifi yapıyordu: "O bizim her şeyimizdi. Kalbi tüm insanlık için atıyordu ve bu yüzden onu herkes çok seviyordu."



Arjantin’den Fas’a kadar, dünya Müslümanlarının gündeminde Aliya İzzetbegoviç vardı. O’nun, nefsini kuşatarak batı medeniyeti karşısındaki tavizsiz duruşu, çoraklaşmış kalplere su serpiyordu. İşte tam bu noktada o’nun hayatı, batı’nın karşısına gene batı’yla çıkmak isteyenlere karşı esaslı bir cevap niteliğindeydi.



Bilge Kral, yürüdüğü yoldaki işaretleri hatırlatmaktan geri durmuyor ve şunu söylüyordu: “Ben İslâmı ve mücadele şuurunu Mevdudi, Seyyit Kutup, Hasan El Benna ve Fazlurrahman gibi âlimlerin kitaplarından öğrendim.”



Aliya İzzetbegoviç mütevazı kişiliğiyle, samimiyetiyle, insanlara karşı olan saygısıyla, analitik zekasıyla, sade yaşantısıyla, en önemlisi de İslâm’a olan bağlılığıyla arkasında servet bırakan liderlerden olmadı. İnsanlığa özgürlüğü ve özgürlüğün dipnotu mahiyetindeki düşüncelerini bıraktı.



“Hedefimiz: Müslümanların İslâmlaşması. Şiarımız: İnanmak ve mücadele etmek” diyen Bilge Kral’ın ardından, iman, ümit ve aşkla söylenecek tek şey var. Yusuf Armağan’ın dediği gibi: Dünyanın bütün Karadziçlerine rağmen Aliyalar yaşıyor!





*da te nije alija
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: ALİYA SEN OLMASAYDIN
“Hedefimiz: Müslümanların İslâmlaşması. Şiarımız: İnanmak ve mücadele etmek” diyen Bilge Kral’ın ardından, iman, ümit ve aşkla söylenecek tek şey var. Yusuf Armağan’ın dediği gibi: Dünyanın bütün Karadziçlerine rağmen Aliyalar yaşıyor!
eyvallah canım..
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.