seminal Adlı Kullanıcıdan Alıntı:Bunu söylüyorum…
Çok defada söyledim…
Buraya dikkat:
Bunu söylerken de şunu Referans alıyorum: Kur'anın yükseldiği sütunlar dörttür:
1.Akaid
2.Ahlak
3.ibadet
4.muamelat
Burada da bir hiyerarşi vardır…
Muamelat: “En son”
Sizde bilirisiniz ki o da (Siyaseti içerir...)
Siz burada tutupta, bu hiyerarşiyi değiştirip:
Muamelat’ı en başa koyup, bu işi “iman meselesi” yaparsanız saygı duyarım ama biraz daha okumanın gerekliliğini düşünürüm…
Yani, Sayın Ebûzer, bana göre siyaset, İman meselesi değildir…
İslam öyle sadece “siyasi bir ideoloji” de değildir…
“Liberalizm” de din değildir…
Nasıl Türkiye de Lâikçilerin yaptığı lâikliği İslamın karşısına din olarak oturtuyorlar…
Bizde lütfen Liberalizmi bir dinmiş gibi İslamı da sırf İdeolajiymiş gibi algılayıp Liberalizmin karşısına oturtmayalım…
Ne diyorduk, Politik görüş olarak Liberalim…
Öncelikle fikirlerini paylaştığın için teşekkür ederim..
Yalnız; bir müslümanın Kur’an’ın yükseldiği sütunlar üzerine iman derecesini tehsib ederek, meseleye dönüştürme iddiasını tam olarak kavrayamadım..
Biz dini, İslam’ı nasıl tanımlıyoruz ?
İnsanın aklına ve zihnine uluhiyet ve ubudiyet mefhumunu yerleştiren bir araç mıdır?
Yoksa insanın doğumundan ölümüne kadar geçirdiği, ferdi ve ictimai bütün faaliyetlerini tanzim eden bir yaşam biçimi mi ?
Eğer birincisi dersek ruhbaniyetçi bir dindir kanaatimce.. Ama eğer ikincisi dersek, diğer idolojilerle aynı kategoride tartışılabilir ve sorgulanabilir bir ideolojik kalıbı bulunan bir ideoloji..
Nasıl ?
İslam ne sadece inanç ne de sadece devlet sistemidir. Onu sadece mükemmel ictimai sistem olarak görüp, başka niteliklerini görmemek veya sadece inanç sistemi olarak değerlendirip, bu özelliğinin de bireysel yaşantıda ahlak sistemi olarak açığa çıktığını düşünmek yanlış olur.
Ayni olarak; düşünce itibarıyla onun her yönünü dikkate alıp, sosyal yönünü, sosyal bir sistem oluşunu göz ardı etmek de aynı oranda yanlıştır. O, birey ve toplum hayatının her anını ve her sahasını kapsayıp yöneten ve gözeten, bir şekle sokan evrensel bağlamda bütüncül bir sistemdir.
İslam’ın bütüncül bir sistem oluşu başta Resulullah (s.a.v.) dönemi olmak üzere Hulefa-i raşidin döneminde kendini bariz bir şekilde göstermiştir. Hayatın her alanında söz sahibi olduğunu ve bunda tek olduğunu gözler önüne sermiştir. Fakat yazıktır ki Halifeliğin saltanata dönüşmesi; Şura’ya dayalı yönetimin, sultan iradesi ile yer değiştirmesi, bu vesileyle de İslam’ın başta yönetim olmak üzere diğer bir çok alandan uzaklaştırılması, tamiratı zor bozulmalara yol açmış ve neticede çarpıtılarak oluşturulmuş bugünkü kaypak, kaygan, şeffaf, ılımlı, esnek dediğimiz bir yaşam tarzı günümüze gelmiş ve adına İslam denilmiştir..
Şimdi;
Denilebilir ki: İslam; böyle bir yapıya sahip olması itibarı ile, onun sonradan çıkabilecek ve karşısına din olarak oturtulabilecek bir takım küfür sistemlerini ( gayri-islami bütün rejimler ) tartışacak ve karşılıklı olarak birbirlerini sorgulayabilecek bir niteliği bulunan tek dindir.. Bu da İslam’ın karşısına oturtulan sistemlerin din olarak tanınacağı manasında değil, İslam’ı siyasi bir ideolojik kalıpta ele alarak mümkündür..
Anlayamadığım bir husus da şu ; Sevgili Üstadımız İsmet ÖZEL hani diyor ya ben hala Koministim... Kim ne derse desin onun ne demek istediğini “anlayan” anlar… demişsiniz.
Şiir üstadımız İsmet Özel’in; “ben hala Komünist’im.” cümlesiyle, “ben de Liberal’im.” demek mi istediniz ? Hayırsa tam olarak nedir, eğer evetse onun görüşlerinde kullandığı materyallerle ve sizin görüşlerinizde kullandığınız materyaller olarak nasıl bir bağlantı kurdunuz ?
Zaman ve mekan üstü tek rejim İslam ..
