Siyasi kimliği ile bilimsel kimliğini ayırmayı iyi beceriyor Tarhan Erdem. Ama fikirleri ile küfürlerini ayıramayan köşe yazarlarından, seçim öncesi anketi dolayısıyla fena zılgıt yedi. Erdem'e, "Oha, çüş", "Yok daha neler", "Ya sayı saymasını bilmiyor ya da dayak yememiş" gibi çok kibar ‘monşer' tepkileri gösterildi... Yabancılaşmanın en net örneği olarak önümüzde duran bu köşe yazarlarının, istifa etmesi ve mesleği bırakmaları isteniyor. Peki, işi millete saldırmaya kadar vardıran bu ‘uzaylı' ve ‘Parisli' yazarlar, sivilde ne iş yapar, hangi mesleği seçerler sizce? İşte tahminlerim:
-Emin Çölaşan: Bıldırcın avcılığı. (Minik Kuş'un asparagaslarına gıcıklıktan...)
-Mine G. Kırıkkanat: Mine'nin yeri Ocakbaşı Salonu. (Mangalcıların bedduasına geldi...)
-Bekir Coşkun: Göbek kaşıyan alet pazarlamacısı. (Anladın sen onu...)
-Mehmet Y. Yılmaz: Kadınları anlama kılavuzluğu (Aşk doktorluğu merakından)
-Fatih Altaylı: Dönerci ustası. (Yanar dönerlik hesaaabı...)
-Can Ataklı: Altaylı'ya yamak. (Aynı hesaptan...)
-Şakir Süter: Şaka kuşu satıcısı. (okurlarını espri manyaaaı yapıyooo..)
-Güngör Mengi: Mengi Midye Tava Aile Salonu. (Sığ sularda avlanma ustalığı...)
-Tufan Türenç: Turfanda sebzecisi. (E. Özkök'e satsa yeter...)
-Yılmaz Özdil: Alsancak bayrakçısı. (İzmir işi basmadan...)
-Cüneyt Arcayürek: Masalcı baba. (Cumbaba'dan naklen..)
-Necati Doğru: Simitçi. (Bu açlara güven olmaz abi, önce doyurucan...)
-Mustafa Mutlu: Mutlu Akü'leri bayiliği. (Batarya anca şarj olur...)
-Hikmet Çetinkaya: Baronluk. (Türkiye'de bu iş yok. Mecburen yurtdışına...)
-Altan Öymen: 1 kez daha CHP Başkanlığı. (Baykal'ı aratmayacak tek isim...)
-Haluk Şahin: Mine'nin Yeri'nde müşteri temsilcisi. (Yurdum insanını tanısın bi-limsel analizler yapsın...)
