1.Arapça’nın kaidelerini bütün incelikleriyle bilmelidir.
2.Kur’an’a ait ilimlere kemaliyle vâkıf olmalıdır.
3.Müçtehidin, icma-i ümmete muhalefet etmemek için hakkında icma meydana gelmiş bütün hükümleri bilmesi lâzımdır. Bunu bilmesi içinde tâ ashabdan itibaren bütün İslâm fukahasının nerelerde ihtilaf edip, hangi meselelerde ittifak etmiş olduklarını tahkik etmiş olması îcab eder.
4.Müçtehit, kıyasın vecihlerini bilmelidir. Zira, içtihadın ruhu kıyasdır. Bu sebeple bir müçtehit, ilm-i usulün kıyas bölümündeki bütün rükünleri, nevileri, hükümleri, şartları teferrualiyle bilmelidir.
5.Müçtehit örf ve adetlere vâkıf olmalıdır.
6.Müçtehit olan zâtın, hükümlere taaluk eden hadisleri hıfz edip onların senetlerini, râvîlerini; mütevâtir mi, meşhur mu, ah ad mi, mensuh mu olduğunu bilip ihata etmesi şarttır. Yine bu hadisleri rivayet eden zâtların cerh ve ta’dil açısından ahvallerine de vâkıf olmalıdır.
7.Ûsul-ü fıkıhta zikredilen esaslar, kaideler ve şartlar müçtehidde meleke haline gelmelidir.
Sadece bu şartların olması da kâfi değildir. İçtihat için fıtrî bir istidat, dehâ derecesinde bir zekâ ve kabiliyette şarttır. Abdulkerim Zeydan, Usûl-ü Fıkıh adlı eserinde, bu hususu şöyle açıklıyor:
“Müçtehit latif bir idrake, fıkıh ilmine müstaid bir akla, safi bir zihne, nafiz bir basirete, güzel bir anlayışa, harika bir zekaya sahip olmalıdır. Bunlara sahip olamayan bir kimse içtihat kaidelerini bilse bile müçtehit olamaz.” Bundan sonra da şöyle bir misal verir: “ Bir insan edebiyat ve şiirde ne kadar bilgisi olursa olsun, fıtrî bir istidadı yoksa şair olamaz.”
Yine bu konuda, îmâm-ı Mâlik Hazretleri de şöyle buyurmuştur:
“İlim, kesret-i rivayetle değildir; belki o bir nurdur ki, Allah-u Teâla onu kalbe va’z eder de onunla hak ile batılın arası tefrik olunur.” 20
Evet, içtihat için ilahî bir mevhibe de şarttır. Yani kesbî olan şartlar içtihadın cesedi ise, mevhibe-i İlahî de içtihadın ruhu hükmündedir. Takva ve amel-i salihde yeterince hassas olmayan bir insan ilimde ne kadar ileri olursa olsun onun içtihadına itibar edilmez.
Bir kimsede mezkûr şartlardan birisi veya bir cüzü bulunmazsa, o kimseye ıstılâhi manasiyle müçtehit denilmez. Davayla, mücerred iddia ile sultan olunmaz. Zira, delil istenilir.
Allah dileyene bu şartlara sahip olarak güzel bir imam olmak için yar ve yardımcısı olsun..bize de onların ictihadı ile inşa ettmeye çalıştığı dini ayakta tutmak için şehadet nasip olsun..
