RE: 4 Mezhebin Ortak Görüşü:Hayızlı veya Cünup iken Camiye GİRİLMEZ!
Sözlerim Z4F3R adlı beni itham eden üyeye:
Biraz olsun tahkike dair vicdanlarda bir şey kalmadığı için taassup ederek saldırmanın acı sonu bu olsa gerek. 4 Mezhep dışındakiler sapık diyerek ümmetin çoğunluğunu sapık ilan etmenin acı yüzlü bu olsa gerek. Şimdi bakalım bu görüşü aynı zamanda kimler savunuyormuş, aynı zamanda kimleri sapıklıkla itham etmişsin!
biraz araştırma yapayım dedim;
Buharinin eserlerine baktığımızda özellikle sahihine, yine begavinin şerhus sunnesinde(2/43) ve ibnul munzirin evsatında (1/313);
Said b. Cubeyr, ikrime, said bin el museyyeb, ibnul munzir, davud ve buharide bu konuda zahiri mezhebi ile aynı şekilde düşünüyor. Aynı zamanda bu alimler, hayızlı ve cünüplü kimselerin kuran okumasına da cevaz vermişler.
Yine bu konuda ibn hacerin fethul baride sahih bir isnad ile dayandırdığına göre tasavvufi kesiminde çok sevdiği alimlerden İbrahim en nehaide aynı şekilde düşünüyor.
Yine değerli sahabilerden ibn abbasda böyle düşünüyor. İbn abbasın bu görüşünü buhari (1/78) kaydetmiştir.
Şimdi söyle bakalım bunların hepsi de sapık mıdır?
Şimdi sen 4 mezhep dışındaki kimseler sapıktır dediğin zaman kimlere sapık dediğini bildin mi?
Üstelik senin 4 mezhebten kastettiğin maliki Hanefi Şafii ve Hanbeli mezhebi sonradan bu şekilde anılmıştır. Eskiden 4 mezheb denilince sevrinin malikin evzainin taberinin mezhebi kastedilirdi. Bundan başka zamanda da başka mezhepler kastedilirdi, bunların hepsi sapık mıdır?
Ayrıca şunu söyleyim mezkur konuda ben bütün alimlerin görüşlerine ve delillerine yer verdim, sen bir mezhebe takılıp onunla amel edebilirsin ama biz diğer bir mezhebin görüşünü delilleri daha kuvvetli bulmuşsak neden onunla amel etmeyelim?
''Onlar ki sözü dinlerler, sonra da en güzelini tatbik ederler, işte onlar Allahın kendilerine hidayet verdiği kimselerdir ve işte onlardır o temiz akıllılar!'' (39 / ZUMER - 18 )
üstelik ben burada hiç bir mezhebin görüşü yanlıştır demedim delilleri en kuvvetli bulunan bu alimlerin sözüdür, dedim. Yanına da Allah en doğrusunu bilir, dedim.
Bizim bu yaklaşımımız senin mukallid yaklaşımından daha mı kötüdür?
Şimdi mezhebinin imamı olan Ebu Hanife rahimehullaha kulak ver:
Ebu Hanife:
“Bir kimsenin nereden aldığımızı bilmeden bizim sözümüzü alması (onunla amel etmesi) helal olmaz.”
Bir başka rivâyette:
“Benim delilimi bilmeyen bir kimsenin sözlerimle fetva vermesi haramdır.”
Bir başka rivâyette:
“Çünkü biz beşeriz. Bugün bir söz söyler, yarın ondan geri dönebiliriz.”
Diğer bir rivâyette de:
“Dikkatini çekerim ey Yakub (Ebû Yusuf)! Sakın ola ki, benden duyduğun her şeyi yazayım deme. Çünkü ben bugün bir görüş dile getirir, yarın onu terk edebilirim. Yarın bir görüş dile getirir, öbür gün ise onu terk edebilirim.”
Sözün kaynağı:
İbn Abdülberr, “el-İntikâ fî fedâili’s-selâseti’l-eimmeti’l-fukahâ” (s.145); İbn Kayyim, “İ’lâmu’l-muvakkiîn” (2/309); İbn Abidin “el-Bahru’r-râik”e yaptığı “el-Haşiye” (6/293), “Resmü’l-müftî” (s.29,32); Şa’rânî, “el-Mîzân” (1/55), ikinci rivâyet. Üçüncü rivâyeti ise, Abbas ed-Dûrî, İbn Main’in “et-Târîh”inde (6/77/1), İmam Züfer’den sahih bir senedle rivâyet etmiştir. Benzer bir söz de Ebû Hanife’nin talebeleri Ebû Yusuf, İmam Züfer, Afiye b. Yezid’den rivâyet edilmiştir; bkz. “el-Îkâz”, s. 52. İbn Kayyim, Ebû Yusuf’tan gelen rivâyetin kesinlikle sahih olduğunu söyler (2/344).
Şimdi söyle bakalım Hanefi mezhebine kim daha çok bağlı?
Bunu ilk beğenen sen ol.