You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

4 Kişilik Bir Hikaye- S.U - Reyyan-Elisa-Merv-

4 Kişilik Bir Hikaye- S.U - Reyyan-Elisa-Merv-

4 Kişilik Bir Hikaye- S.U - Reyyan-Elisa-Merv-
Günlerden pazardı, gözleri hüzünlü ve dumanlı. Birşeyler anlatmak ister gibiydi aynalara, korkuyordu karşılığını bulamamaktan masum suretinin
Korkunun ecele faydasi yoktu, biliyordu. Ya kallip icindeki aski gomecek yada gidecek bulacakti aradigi masumlugu
orada evet işte tam o noktada içindeki bir ses ona " gitme " diye yalvarıyordu adeta, sanki karşısına çıkacak engelleri bilir gibiydi, başını hafif öne eğdi ve gözlerini kapattı, yalnızlığa meydan okur gibi düşüncelerinin kalabalığında boğuluyordu. Sonra birden etrafına baktı... bunca kalabalıklar içinde onu yalnız bırakan şey neydi?
Hüzün...
yaşadığı sıkıntının, iç geçirmelerinin, kendini yalnız hissetmenin tek nedeni hüzündü...
Öyler anlar olurdu ki içinde alıp başını gidesi gelirdi hayalinde var ettiği, uzak çok uzak yerdeki tepeciğe kurduğu küçücük evine...
ama yinede hayata tutundu, sığındı yalnızlığın koynuna, geceleri sokak lambalarının altında diz çöküp oturuyordu, üzerine yağan yağmura aldırmadan. zaten o saatte kim bulabilirdiki onu? ...
Kalktı....Adımları O'na götürüyordu onu...Sanki beyni ayaklarına hükmedemiyordu...Gidiyordu işte... Ona gidiyordu...Belki cama çıkardı...Bir kerecik olsun gölgesini bile görse razıydı...
...kapısının önüne yaklaştı, çalmalımıydı kapıyı? ya kapıyı açan yoksa veya yüzünü bile görmekten nefret ediyorsa o, şöyle bir kalbini dinledi, ya bitmeliydi bu acı yada baştan başlamalıydı hayata. geri döndü yapamadı işte, cesaret edemedi, koşar adım ilerledi, sanki arkasından bakıyordu o, sanki ılık nefesini ensesinde hissediyordu, köprüye çıktı ve ayın yakamozu vuruyordu karanlık suya, şimdi ne yapacaktı, bir sonmu vermeliydi bu anlamsızlaşan hayatına?
Aklına üstadın bir sözü düştü..
"Düşündükçe Gelir Aklıma Anılarımız Halime Bakıp Ağlarım intihar Sebebim Anılarımız"
Anılarıydı onu intihara sürükleyen.. Sevdiğiyle gözgöze gelmeye cesareti yoktu.. Ama içinde bu cesaret olmasa da görme isteği vardı onu.. Ama birşeyler yapmalıydı ki sevdiği onu gördüğü zaman içinde ki aşk alevlensin.. Sönen ateşin yerini alevler alsın.. Ne yapabilirdi Ki..
... HAYIR dedi sonra bir kez daha HAYIIIR diyerek haykırdı uçsuz karanlığa, diz çöktü köprünün buz tutmuş soğuk asfaltına. Üşümüyorduda hiç, üzerinde onun aldığı kırmızı bir kazak vardı, altında " kırmızının altına çok iyi durur " diye birlikte aldıkları uçuk sarı bir pantolon. Atamıyordu işte onu içinden, atmaya kalksa anılar bırakmıyordu peşini. Gözlerinden yanaklarına süzülen damlalar artık hafiften bir iz bırakmıştı yanaklarında, soğuktan elleri titriyordu. ne farkederki isterse derisini yüzsünler, hiçbir acı onun bıraktığı gibi kalıcı değildi. Kalktı... Usul usul yürüdü, yine bilmiyordu nereye gideceğini, yoldan geçen bir taksiyi çevirdi ve bindi ... ?

Taksici sordu genç adama nereye gitmek istediğini sorun da o ya.. Bilemiyordu genç adam nereye varmak istediğini tek istediği uzaklaşmaktı gökyüzüne baktı derin bir nefes alarak darülacezeye dedi.. Yıllardır görmediği bir melek vardı orada belki bu iç dünyasından uzaklaşmak içinmiydi bilemiyordu ama ANNE sine gitmek istedi.. Ama göreceği tablodan korkmuyor değildi. Ya ANNE'si öldüyse.. İşte o zaman bikez daha yıkılacaktı.. Karmakarışıktı.. Kararsızlık içinde bilinmeze doğru seyahat ediyordu..

... Yorgunluktan olsa gerek gözleri kapandı, uykuya dalmıştı. " geldik efendim " diye bir ses duyu irkildi, taksiciydi seslenen, oraya gelmişti
darülacezeye, taksiciye borcunu sordu " 80 tl efendim " elini cebine attı iki 20 birde 10 tl banknot vardı uzattı şöföre " bu kadar var " diye mahçup bir ses çıkı verdi titreyen dudaklarından, şöför küçümşer bir bakış ile parayı aldı ve uzaklaştı. Mahçup olmuştu ama yapacak birşeyde yoktu. İçeriye girmek istediğine emin değildi, peki ne yapacaktı, belki bu annesini görmesi için son şansıydı ...

.. merdivenleri çıkmaya başladı, usul usul dalgın ve ürkek bir şekilde, kapıyı açtı ve içeri girdi, suretine sıcak ve ağğır bir koku çarptı, yüzünü ekşitti " annem burada nasıl dayanıyor " diye sordu içten içe kendine. Sonra cevabınıda kendi verdi oldukça pişmanlık dolu bir dil ile " tüm bunların suçlusu benim ALLAH beni kahretsin " evet aslında tüm bu olanların suçlusu kendisiydi, o nun terketmesi, annesinin düşkünler yurduna gelişi... aslında hayatının bu uçurum kenarına gelişini kendi istemişti.

- hatice özgür 'ü görebilirmiyim
diye sordu yetkiliye, gelecek cevap kendisinin kaderini belirleyecekti bunun farkındaydı, bu yüzden hiç cevap almak istemiyordu ama...

- siz neyi oluyorsunuz
- oğluyum
- maalesef hatice hanım dün gece saat 03:15 de kalp krizi geçirdi, ambulans geldiğinde artık çok geçti, onu kaybettik.
- HAYIR!!!
Hayatında ilkkez beş harfli bir kelimeyi söylerken bu kadar zorlanmıştı, çıkartamadı son harfini, yığıldı yere başını ellerinin arasına aldı, bağırmak haykırmak istiyordu ama kime? neye ? kendi eli ile annesini getirmişti buraya, ve yıllardır yanına gelmemişti. Ağır bir şekilde cezalandıracaktı kendini bunu hissedebiliyordu. Doğruldu kapıya yöneldi tam çıkacakken

-beyfendi bir dakika
dedi içerideki yetkili
- anneniz bana birşey olursa bu mektubu oğluma verin demişti, bu mektup sizin.
mektubu aldı açtı ve sadece iki kelime yazıyordu
- SENİ AFFETMEYECEĞİM

bir kez daha yıkıldı mektubu parçaladı fırlattı yere, koşar adım kapıdan çıktı bir taksi çağırmak istedi ama taksiye verecek parası yoktu. yürüdü koşar adım yürüdü... bu kez gideceği yer belliydi ve son 8 aydır hiç bu kadar kararlı adımlar ile yürümemişti. Ona gidiyordu öfke nefret aşk ilkkez bu kadar duyguyu bir arada yaşıyordu. Yere eğildi ve yerden bir taş aldı, hayır hayır bunu yapmamalıydı, yapmak istemiyordu... Adımları daha bir hızlandı koşuyordu ona gidiyordu belliydi ama taşı neden aldı onu çok seviyordu. Yoksa ? Koşarken ayağı kaydı ve yere düştü, üstü çamur içindeydi kalktı tekrar koşmaya başladı. Birileri onu durdurmalıydı ama kim, kimse yoktu işte onu anlayacak durduracak bir tane bile insan yoktu, aslında her tarafı insan doluydu ama onu anlayabilecek kimse yoktu. Bir sokak kalmıştı kavuşmasına sokağın köşesini döndü ve yavaşladı, yürümeye başladı, Gözlerinden nefret ve öfke fışkırıyordu. Yorulmuştu durdu ve dizlerinin üzerine çöktü, bir kaç dakika dinlendikten sonra tekrar doğruldu taş hala elindeydi, Kapısına yaklaştı ve kapıyı çaldı...

- kim o dedi
ses vermedi, nasıl verebilirdiki tam 8 ay geçmişti belki tanımayacaktı bile, bir kez daha
-kim o dedi
ses vermedi yine, kapı açıldı ve işte o karşısındaydı çok değişmişti çok, karnı şişti çocuğu vardı. Evet hamileydi. Kadın tanıdı gözleri doldu adamın elindeki taş yere düştü diz çöktü ve ağlamaya başladı. kadında oturdu yere ağladılar ağladılar dakikalarca konuşmadan ağladılar
Sonra kadın adamın yüzüne uzattı ellerini, yaşlarını sildi yüzünü iki elinin arasına aldı ve
-düşündüğün gibi değil dedi kadın
Adam ne düşünüyorduki? kadının bir başkası ile evlendiğini düşünüyordu, ama durum öyle değildi peki durum neydi?

Çocuk kendisindendi, tam 8 ay önce annesinden dolayı terketmişti kadını. O büyük aşkını sevgisini yüreğine gömmüştü. Aradan geçen 8 ay çok şey değiştirmişti adamın hayatında, ama kadının hayatı aynıydı İkiside doğruldu adam kadınn ellerini avuçlarının içine aldı ve
- Seni çok seviyorum, bir daha seni asla terketmeyeceğim.
Kadının sözleri çok anlamlıydı
- Bende seni çok seviyorum, bendeki sen hiçbir yere gitmedi sen hep BENİMDİN.
.......................................SON......................................​.


Bu hikaye 4 kişi ile yazılmıştır, amaç bir birlerini hiç görmeyen 4 insanın zihinlerinin ve hayal gücünün aslında aynı olduğunu ıspatlamaktı. Herkesin hayal gücü aynıdır, yeterki karşısındaki insandan küçük bir feyz alsın. Bunun en açık örneği bu hikayedir.

İnsanların böylesine bir birini tamamlayıcı olması Yüce YARADANIN bir lütfu bir hikmeti ve bir nimetidir.

Emeği geçen arkadaşlarıma Teşekkür ederim, ALLAH razı olsun.

Selam ve Dua ile

Sessizligin_Ugultusu - Reyyan - Elisa - Merv-
BOŞ ZAMAN YOKTUR ! BOŞA GEÇİRİLEN ZAMAN VARDIR ...

Çok malın köleliğide çok olur! YAŞASIN ASİL YOKSULLUĞUM ..
Bunu ilk beğenen sen ol.
( لا تَحْزَنْ إِنَّ اللَّهَ مَعَنَا )
RE: 4 Kişilik Bir Hikaye- S.U - Reyyan-Elisa-Merv-
Amin ecmain gülücük
Baya guZel olmus senin yaZdigin yerler bagiriyo resmen :D
Ey Fukara Yüreğimin,

Rahmeti Sonsuz SevgiLisi...!
Beni Sana Sürünerek DeğiL...

Koşarak Ulaştır Ya Rabb...

Görüyorsun...
Kırık Döküğüm...
Boynu Büküğüm...

Yüreğim!
Kör düğüm ...
Bunu ilk beğenen sen ol.
( لا تَحْزَنْ إِنَّ اللَّهَ مَعَنَا )
RE: 4 Kişilik Bir Hikaye- S.U - Reyyan-Elisa-Merv-
Aynen oyle herkez dusunur bunu karsiya gecirmek onemli gülücük
Harika bisey olmus bunu bizmi yazdik gülücük
Helaal olsun bize yav Tongue
Ey Fukara Yüreğimin,

Rahmeti Sonsuz SevgiLisi...!
Beni Sana Sürünerek DeğiL...

Koşarak Ulaştır Ya Rabb...

Görüyorsun...
Kırık Döküğüm...
Boynu Büküğüm...

Yüreğim!
Kör düğüm ...
Bunu ilk beğenen sen ol.
( لا تَحْزَنْ إِنَّ اللَّهَ مَعَنَا )
RE: 4 Kişilik Bir Hikaye- S.U - Reyyan-Elisa-Merv-
hýms dusunmem lazim
Ey Fukara Yüreğimin,

Rahmeti Sonsuz SevgiLisi...!
Beni Sana Sürünerek DeğiL...

Koşarak Ulaştır Ya Rabb...

Görüyorsun...
Kırık Döküğüm...
Boynu Büküğüm...

Yüreğim!
Kör düğüm ...
Bunu ilk beğenen sen ol.
( لا تَحْزَنْ إِنَّ اللَّهَ مَعَنَا )
RE: 4 Kişilik Bir Hikaye- S.U - Reyyan-Elisa-Merv-
Tongue tamam ustad
Ey Fukara Yüreğimin,

Rahmeti Sonsuz SevgiLisi...!
Beni Sana Sürünerek DeğiL...

Koşarak Ulaştır Ya Rabb...

Görüyorsun...
Kırık Döküğüm...
Boynu Büküğüm...

Yüreğim!
Kör düğüm ...
Bunu ilk beğenen sen ol.
Göğe Bakma Durağı.
RE: 4 Kişilik Bir Hikaye- S.U - Reyyan-Elisa-Merv-
Vay bee ben yeni görüyorum bu konuyu da az değilmişim hani Tongue
Şaka bi yana emeğine sağlık, sanırım açtığın bi hikaye oyununu birleştirmişsin, orjinal olmuş güzel olmuş gülücük

        "Ezanı duyunca müziğin sesini kısmaması normaldir,
        Ben ezanı duyunca namaz kılmayan insanlar gördüm..!!"

  "Ezana hürmetin esaslısı davete icabetle olur şarkıyı kapatmakla değil -dedi biri, haklıydı."
H
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: 4 Kişilik Bir Hikaye- S.U - Reyyan-Elisa-Merv-
e artık yine bekleriz gülücük
Göz sayesinde görüyor olsaydın gece uyurken rüya göremezdin.
Demek ki görmüyorsun, sana gösteriliyor.
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.