Bir yıl içinde samimiyetinizde azalma var mı?
Bu bir yıl içinde yüce Rabbe olan bağlılığınız güçlendi mi?
Bir yılda kaç insanın kalbini kırdık?
Kaç kişinin bedduasını aldık?
Kaç kişiye beddua ettik? Kaç bedduamız bize iade edildi?
Kaç kişinin hakkını yedik, aleyhinde konuştuk, gıybetini yaptık, suizanda bulunduk?
Kaç insanın çiğ etini yedik? Kaç insanın iffetini, ırzını, namusunu, onurunu, kişiliğini, saygınlığını, hakkını, hukukunu zedeledik?
Kaç defa imanımızı zedeleyecek söz söyledik, küfür ve şirk sözlerini kullandık?
Kaç defa farz ibadetlerini kaçırdık?
Namazı gevşettik veya kaç defa namazımıza, orucumuza riya kattık?
Kaç defa Müslümanları rahatsız edecek söz söyledik, adım attık, horladık?
Kaç defa elle, yüzle, ayakla, dille, kalple ve sözle taciz ettik? Zor durumda bıraktık.
Aniden ölüm gelse kapıya hazırlığın var mı?
Var diyorsan kime göre var? Ne kadar eminsin kendinden?
Senin veya çevrenin senin hakkındaki itibarı, Allah katında itibar sayılacak mı?
Makamını, mevkiini, itibarını, paranı, gücünü kim için kullanıyorsun?
Hiç kimsenin hiç kimseye fayda sağlamayacağı çetin günde hesaba var mısın?
Mümin o insandır ki "Eliyle, diliyle ve hatta kalbiyle başkasına zarar vermeyendir, şerri dokunmayandır. Senin elin, dilin, kalbin, ayağın, sözün, kalemin, mevkiin, sermayen veya başka şeylerin müminlere zarar verdi mi?
Zarar verdiysen, imanını rahatlatacak malzemeyi hemencecik şeytan kulağına fısıldadı mı?
İnsanları üzmene rağmen rahatsan, bunun bir şerre sebep olduğunun farkında mısın? Farkında değilsen esas perişanlığın bu olduğunu görmüyor musun?
Nihat Hatipoğlu