Elhamdülillâh…
Hz. Âdemin ilk sözü….
Elhamdülillâh…
Cennetliklerin cennetteki zikri….
Elhamdülillâh…
Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed(s.a.v)’in yediği yemeğin ve içtiği suyun sonunda söylediği söz…
Elhamdülillâh…
Çocukken Kur’an Kursu’na giderken öğretilen ilk soru: “Sen Müslüman mısın?”
Cevap:” Müslümanım Elhamdülillâh”
“Elhamdülillâh” demek, “ Yâ Râbbi! Seni senin isim ve sıfatlarınla hamd ediyorum. Sen her türlü övgüye layık olansın.” demektir.
Var isen O’nun sayesinde. Öyleyse “Elhamdülillâh” de.
Sabahleyin rahatlamış ve sağlıklı şekilde kalktığında “Elhamdülillâh” de.
Bahçendeki rengarenk çiçeklere iyice bak, ilahi sanatı gör ve “Elhamdülillâh” de.
Tarlana attığın bir çuval tohumdan bir kamyon buğday veren ilahi gücü gör ve “Elhamdülillâh” de.
Aksırdığın zaman ne kadar rahatladığını düşün ve “Elhamdülillâh” de.
Dua için elini kaldır kıblesi göğe ve duanın kabul görmesi için ilk söz olarak “Elhamdülillâh” de.
Sonunda da “Elhamdülillâh” de.
“Dualarının sonu, “Elhamdülillâhi rabbil âlemin” dir.” (Yunus suresi, 10)
Bir işe başladın. Bereketli olmasını istiyorsan “Elhamdülillâh” de.
“Allah’a hamd ederek başlanmayan her önemli iş bereketsiz olur.” (Riyazü’s-Sâlihin, Hadis no,1397)
“Elhamdülillâh” diyebiliyorsan, diyemeyen diller olduğunu bil ve tekrar “Elhamdülillâh” de.
Ama!
Sadece sıkışınca deme!
“Cennete (girmeleri için) ilk çağrılacak olanlar, bollukta ve darlıkta Allah’a çok ham edici olanlardır.” (Feyzü’l Kadir, c.3 s. 92)
Dilinin ucundan söyleme. “Elhamdülillâh” yüreğinden sökülüp gelsin. Dil sadece tercüman olsun.
Sadece dilin değil bedeninle dilin beraber söylesin.
Günde en az iki yüz beş defa bu cümleyi söyle ki, “Elhamdülillâh” demenin işareti özünde ve yüzünde belirsin.
Peygamber Efendimizin verdiği şu müjdeye bakınız:
"Allah'ın kullarından biri "Ya Rabbi, sana zatının ululuğuna, saltanatının yüceliğine yaraşır biçimde hamd ederim" dedi. Bu sözün değerini ölçemeyen kulun amellerini yazmakla görevli melekler ne yazacaklarını bilemediler.
Bunun üzerine Allah'ın huzuruna çıkarak:
"Ya Rabbi! Senin kullarından biri öyle bir söz söyledi ki, onu nasıl değerlendirip yazacağımızı bilemiyoruz" dediler.
Yüce Allah, -kulunun ne dediğini daha iyi bildiği halde- meleklere: "Kulum ne dedi?" diye sordu.
Melekler: "Ya Rabbi! O, `Ey Rabbim! Sana zatının ululuğuna ve saltanatının yüceliğine yaraşır biçimde hamd ederim' dedi" diye cevap verdiler.
Bunun üzerine Allah o meleklere: "Kulumun o sözünü ağzından çıktığı gibi yazın. O sözün karşılığını, kulum kıyamet günü huzuruma geldiğinde bizzat ben kararlaştırıp veririm.." buyurdu.(Sünen-i ibn-i Mace)
Şaban-ı Şerif’e kavuşturduğu için “Elhamdülillâh “
Ramazan-ı Şerif’e kavuşma arzusuyla yaşattığı için “Elhamdülillâh”
Kendisine hamd eden kullarından eylediği için, “Elhamdülillâh” “Elhamdülillâh” “Elhamdülillâhi rabbil âlemin.”
Yazımı İki Cihan Peygamberi Hz. Muhammed(s.a.v)’in güzel müjdesi ile bitiriyorum:
“Bir kulun çocuğu vefat ettiği zaman Allah Teâlâ meleklerine:
- “Kulumun çocuğunu elinden aldınız öyle mi?” diye sorar. Onlar da:
- Evet, diye cevap verirler. Allah Teâlâ:
- “Kulumun gönül meyvesini mi kopardınız?” diye sorar. Melekler:
- Evet, diye cevap verirler. Allah Teâlâ tekrar:
- “O zaman kulum ne dedi?” diye sorar. Melekler:
- Sana hamdetti ve “innâ lillâh ve innâ ileyhi râciûn: Biz Allah’tan geldik, Allah’a döneceğiz” dedi, diye cevap verirler.
O zaman Allah Teâlâ şöyle buyurur:
- “Kulum için cennette bir köşk yapın ve ona hamd köşkü adını verin.” (Riyazü’s-Sâlihin, Hadis no,1398)
![[Resim: sigpic2959_12.gif]](http://www.mecazen.com/signaturepics/sigpic2959_12.gif)
![[Resim: urjn1.jpg]](http://t1311.hizliresim.com/1h/p/urjn1.jpg)