You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

15 Tane Soru ? Yardımlarınız gerek

15 Tane Soru ? Yardımlarınız gerek

Yeni Üye
15 Tane Soru ? Yardımlarınız gerek
Merhaba Arkadaşlar.
Okulda din kültürü sınavında çıkacak bazı soruları vericeğim cevaplarını bilmiyorum yardımcı olursanız sevinirim.
1) 2 hadis yazınız
2) Zayet mealini yazınız
3) Allahı seviyorsanız sünneti seniyeye uyunuz.Ne demektir.
4) Marifetullah ve muhabbetullah nedir.
5) 5 Sünneti seniye adabı yazınız.
6) Peygamberimizin göğsü 2kes yarılmıştır.Bu olayları kısaca anlatınız.
7) Şer ve çirkinlik olan şeytan niçin yaratışmıştır.
8) Kısa bir ömürde sınırlı bir hayata mukabil edebi hayatta edebi cehennem nasıl adalet olur.
9) İnsanın işlediği sebaplar 1000,günahlar ise 1 yazılır.Niçin?
10) Hamse-i Al-i Aba kimlerdir.
11) Kainatta niçin 2.bir ilaha yer yoktur.
12) İmanın mertebelerinden olan ilmel yekin,aynel yekin,hakkel yekin.Ne demektir.?
13) İmanın 6 erkanından Dini kabul etmeyen niçin tam iman etmiş olmaz ve kafir olur.
14) Bezm-i elest olayını kısaca anlatınız
15) Kebair,Segair.Nedir? 7 Kebairin neler olduğunu söyleyiniz.

Arkadaşlar cevaplar kısa ve açıklayıcı olursa çok sevinirim.Bu soruların cevapları çok gerekli bilmediklerimi yazdım lütfen konuyu okuyan arkadaşlarımız 1 sorunun cevabını biliyorlarsa yazsınlar.

Vakit ayırıp okuyan arkadaşlara teşekkür ediyorum.
Degerli aros Kullanicisi May 2009 Tarihinden Beri İmam Hatip, İslami Forum, Dini Forum, Genel Forum Üyesidir.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 18-05-2009, Saat:03:49 PM, Düzenleyen: aros.
" HACI "
RE: 15 Tane Soru ? Yardımlarınız gerek
hakkaten bunlarmı çıkacak :D

ohh negüzel hocamz bize söylemedn yapardı yazılıyı..çalışmazdk en yüksek puanı alırdm çok şükür du bakaym acilen çıkmazsm senn şu sorulara gülücük
Bunu ilk beğenen sen ol.
" HACI "
RE: 15 Tane Soru ? Yardımlarınız gerek


1----*Kim benim sunnetimi diriltirse(ihya eder ve yasaminda tatbik ederse) beni sevmis olur. Beni seven de benimle beraber Cennettedir.

*Bana itaat eden Allah'a itaat etmis olur. Bana isyan eden Allah'a isyan etmis olur.
al bakalım bunlar 2 hadis...yavaş yavaş yazıcam çünkü kapattığm an önceki yazdklarm boşa gitmesn gülücük
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 18-05-2009, Saat:04:01 PM, Düzenleyen: ECRİN_ZÜLEYHA.
" HACI "
RE: 15 Tane Soru ? Yardımlarınız gerek
4--insaniyetin en âli mertebesi ve beşeriyetin en büyük makamı, iman-ı billâh içindeki marifetullahtır. Cin ve insin en parlak saadeti ve en tatlı nimeti, o marifetullah içindeki muhabbetullahtır. Ve ruh-u beşer için en hâlis sürur ve kalb-i insan için en sâfi sevinç, o muhabbetullah içindeki lezzet-i ruhaniyedir...
Bunu ilk beğenen sen ol.
" HACI "
RE: 15 Tane Soru ? Yardımlarınız gerek
2--Ellezînettehazû dînehüm lehven ve leıben ve ğarrethümül hayâttüd dünyâ.... (7/51)

O Kâfirler ki, dinlerini bir eğlence ve oyun edindiler ve dünya hayatı onları aldattı.

.... fehel lenâ min şüfeâe feyeşfeû lenâ ev nüreddü fena'mele ğayrellezî künnâ na'mel, kad hasirû enfüsehüm,... (7 / 53)

Bizim için bir şefaatçi yok mudur ki bize şefaat etsin ve yahut dünyaya döndürülelim ve yapmış olduğumuzdan başkasını yapalım.

Bunu ilk beğenen sen ol.
© 9492.698875 ©
RE: 15 Tane Soru ? Yardımlarınız gerek
insaf ya kahkaha eskiden sinav sorularini bulmak için can atardik o bile bize yeterdi şimdi ki gencler sinav sorularini bulmuşlar cevaplarini bile başkasinin vermesini istiyolar tam bi tembellik Big Grin herşeyde hazira konmasini ne kadar çok seviyoruz....yakinda cvp kagidina cvplari yazacak bi kişi bile isteriz ifade

neyse kardeşim yardim ederiz tabi ki dogru adrese gelmişsin :D başka zamanda bekleriz herzaman yardim ederiz burda elimizden geldigince Wink sinavinda da başarilar dilerim inşallah çok iyi not alirsin gülücük


cvplari EcRiN veriyor elinden geldigince....gereken yerde ben el atarim bende yardim ederim inşallah gülücük
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 18-05-2009, Saat:04:06 PM, Düzenleyen: © CESSES ©.
" HACI "
RE: 15 Tane Soru ? Yardımlarınız gerek
5--1. Hayırlı işlerde sağı, adi işlerde solu kullanmak.
2. Yemekten önce ve sonra elleri yıkamak.
3. Yemeğe besmele ile başlamak, Allah’ın sonsuz ikram ve nimetlerini tefekkür ederek yemek, sonunda da hamd etmek.
4. Yemekte tabağın kendi önümüze gelen tarafından yemek.
5. Yerde bir sofra bezinin üstünde yemek. İhtiyaç olduğu takdirde masada da yenilebilir.
Bunu ilk beğenen sen ol.
" HACI "
RE: 15 Tane Soru ? Yardımlarınız gerek
6)
Nur yüzlü Efendimiz süt kardeşi Abdullah’la beraber evlerine yakın çayırlıkta kuzularını otlatıyordu. Bir ağacın altında çimenden yem yeşil halının üzerine oturmuş, tatlı tatlı konuşuyorlardı. Bir müddet sonra da Abdullah ağacın serin gölgesinde uykuya daldı Kâinatın Efendisi ise, oturduğu yerden kâinatı kuşatan eşsiz güzelliklerin Yaratıcısını düşünmeye koyuldu. Bu sırada kuzular yayıla yayıla epeyce uzaklaşmışlardı. Onları geri çevirmek için Peygamberimiz, Abdullah’ın yanından ayrıldı. Bir müddet gittikten sonra, karşısına beyaz elbiseli iki kişinin çıktığını gördü. İkisi de güler yüzlü ve sevimli idiler. Birinin elinde içi karla dolu altın bir tas vardı. Nur yüzlü Efendimizin yanına usulca yaklaştılar. Onu tutup İlâhî bir halı gibi duran yem yeşil çimenlerin üzerine uzattılar. Efendimizde ne ses, ne seda, ne de telâş vardı. Bu güler yüzlü, bu temiz sîmalı ve bu sevimli insanların kendisine kötülük yapmayacağını biliyordu. Ağacın serin gölgesinde uyumakta olan Abdullah bu sırada uyandı. Manzarayı görünce olanca hızıyla telâşlı telâşlı eve vardı. Gördüğü manzarayı anne ve babasına anlattı. Heyecan ve telâşlarından, evlerinden nasıl çıktıklarının farkında bile olmayan Halîme ile kocası, bir anda Peygamberimizin yanına vardılar. Fakat, Abdullah’ın anlattıklarından eser yoktu. Ortalıkta kimseler görünmüyordu. Zira, gelenler memur edildikleri vazifelerini bir anda bitirip, gözden kaybolmuşlardı. Sadece ayakta duran Kâinatın Efendisinin benzi uçuktu ve hafiften gülümsüyordu. Fazlasıyla telâşa kapılan Halîme ve kocası, "Ne oldu sana yavrucuğum?" diye sordular. Kâinatın Efendisi şunları anlattı: "Yanıma beyaz elbiseli iki kişi geldi. Birinin elinde içi karla dolu bir tas vardı. Beni tuttular, göğsümü yardılar. Kalbimi de çıkarıp yardılar. Ondan siyah bir kan pıhtısı çıkarıp bir yana attılar. Göğsümü ve kalbimi o karla temizledikten sonra ayrılıp gittiler."1 Aradan yıllar geçecek, kendilerine peygamberlik vazifesi verilecekti. Birgün Sahabîlerden bazıları, "Yâ Resulallah, bize kendinizden bahseder misiniz?" diyecekler; Resûlullah da, "Ben babam İbrâhim’in duâsıyım. Kardeşim İsâ’nın müjdesiyim. Annemin ise rüyâsıyım. O, bana hâmile iken Şam saraylarını aydınlatan bir nurun kendisinden çıktığını görmüştü" dedikten sonra, bahsi geçen hâdiseyi de şöyle anlatacaktır: "Ben, Sa’d bin Bekroğulları yanında emzirilip büyütüldüm. Birgün süt kardeşimle birlikte evlerimizin arkasında kuzuları otlatıyorduk. O sırada yanıma beyaz elbiseli iki kişi geldi. Birinin elinde içi karla dolu bir altın tas vardı. Beni tuttular, göğsümü yardılar. Kalbimi de çıkarıp yardılar. Ondan siyah bir kan parçası çıkarıp bir yana attılar. Göğsümü ve kalbimi o karla temizlediler."2 Bu hâdise ile Peygamber Efendimizin mübârek kalbi, İlâhî bir nur ve Cenâb-ı Hak tarafından bir sekînet ve bir ruh ile genişletilmiş oluyordu. Aynı zamanda Resûlullah Efendimizin nefsi o yaşından itibaren kudsî duygular ve İlâhî nurlar ile te’yid edilerek, her türlü vesvese ve şüpheden temiz hale getiriliyordu. Burada şunu da hatırlatmak gerekir ki, kalb sadece çam kozalağı gibi bir et parçası olarak düşünülmemelidir. O, bir lâtife-i Rabbaniyedir. Meseleye ışık tutması bakımından Bediüzzaman Hazretlerinin kalb ile ilgili şu açıklamasını da nazarlara arzetmekte fayda vardır: "Kalbden maksad, sanevberî (çam kozalağı) gibi bir et parçası değildir. Ancak, bir lâtife-i Rabbaniyedir ki, mazhar-ı hissiyatı, vicdan; ma’kes-i efkârı, dimağdır. Binâenaleyh, o lâtife-i Rabbaniyeyi tazammun eden o et parçasına kalb tabirinde şöyle bir letâfet çıkıyor ki; o lâtife-i Rabbaniyenin insanın mâneviyatına yaptığı hizmet, cism-i sanevberînin cesede yaptığı hizmet gibidir. Evet, nasıl ki, bütün aktar-ı bedene mâü’l-hayatı neşreden o cism-i sanevberî, bir makine-i hayattır; ve maddî hayat onun işlemesiyle kaimdir; sekteye uğradığı zaman cesed de sukuta uğrar. Kezâlik o lâtife-i Rabbaniyye a’mâl ve ahvâl ile canlandırır, ışıklandırır; nur-u îmânın sönmesiyle mahiyeti, meyyit-i gayr-ı müteharrik gibi bir heykelden ibaret kalır."1 Anlaşılan odur ki, maddî kalbin îmân, ilim, hikmet, şefkat gibi mâneviyat ile yakın alakası vardır. Aynı şekilde, maddî temizliğin de mânevî temizlik ile münasebeti mevcuttur. Bu itibarla Resûl-i Ekrem Efendimizin maddî kalbinin yıkanıp temizlendikten sonra ilim, hikmet, İlâhî nur ve feyizlerle doldurulmasını akıldan uzak görmemek lâzımdır.
Bunu ilk beğenen sen ol.
" HACI "
RE: 15 Tane Soru ? Yardımlarınız gerek
7) uzun yazıcam özetlersin :D

Şerri yaratmak şer olmadığı gibi, çirkini yaratmak da çirkin olmaz. Bunun için asıl şer olan, şerri işlemektir. Günah olan, kötülüğü ve çirkinliği yapmaktır.

Çünkü hayrı yaratan Allah olduğu gibi, şerri yaratan da Allah'tır; şerri işleyen ve yapan ise insandır. Şerrin ve çirkinliğin arka cephesini görmeden, hemen ilk anda yaratılmasını şer kabul etmek, insanı çok yanlış bir yola götürür. Mesela, x insanın hoşuna gidecek bir şey gerçekte onun aleyhine olabildiği gibi, ilk bakışta aleyhinde ve za≠rarına olabilecek bir şey de lehinde olabilir. Kur'ân-ı Kerim bu konuya şöyle işaret eder: "Belki sevmediğiniz şey hakkınızda hayırlıdır. Bazen de sevdiğiniz bir şey sizin için şer olur. Allah her şeyi bilir, siz bilmezsiniz."1
İnsan her haliyle hep imtihan içindedir. İyi hali de imtihandır, kötü hali de imtihandır. Şer gibi gördüğü meselelerde de imtihana tabidir, hayırlı işlerde de imtihanla yüz yüzedir. "Sizi denemek için hayırla da, şerle de imtihan ederiz. Sonunda ise Bize döndürüleceksiniz" konunun temeline işaret ediyor. Bu meseleyi açacak birkaç misal: Meselâ, ateşin sayılamayacak kadar çok faydası var. Ateş bütünüyle hayır ve güzeldir.

Çünkü ateş hayatın devamını sağlayan nimetlerden biridir. Mutfağımızda gördüğü işlerden, ısınmamızı sağlayan özelliğine varıncaya kadar ateş nimetlerin merkezidir. Bugün medeniyet, teknoloji, sanayi ve maddi gelişimin hemen hepsi ateş sayesinde ayakta duruyor, ilerliyor. Ateşin bu kadar faydasını bilen, gören ve yaşayan hiç kimse ateşi şer ve kötü olarak değerlendirebilir mi?

Fakat zamanında tedbirini almayan bir insan ateşten zarar görse, evinde veya işyerinde çıkan yangından dolayı bazı şeylerini kaybetse, "Ateşin yaratılması şerdir, ateşin varlığı zararlıdır" diyebilir mi? Diyemez. "Çünkü, ateş yalnız onu yakmak için yaratılmamıştır, belki o, kendi hatasıyla yemeğini pişiren ateşi kullanmasını bilemedi, o hizmetkârını kendine düşman etti."

Bu misal, elektrik için geçerli olduğu gibi, uçak, tren ve otomobil gibi insanlığın hizmetinde çalışan nimetler için de geçerlidir. Bu nimetlerden milyonlarca insan istifade eder, hayatını sürdürür. Ancak dikkatsizlik ve tedbirsizlik yüzünden bazı insanlar bunlardan zarar görebilir. Kaza olur, can ve mal kaybına uğrar. Bir kısım insanların zarar görmesi, bu nimetlerin kötü ve şer olduğunu gösterebilir mi?

Demek ki, kâinattaki şerlerin, belâların, musibetlerin ve zararlı şeylerin yaratılması şer ve çirkin değildir; ortaya çıkan neticeleri açısından hayırdır, iyidir. Öyle ise şeytanın yaratılması şer ve kötü değildir. Çünkü Cenab-ı Hak birçok önemli neticeleri hesap ederek şeytanı yaratmıştır. Birincisi ve en önemlisi: İnsanlar, şeytana uymayarak onu kendi mutlulukları için kullanabilirler.

Şeytanı düşman bilerek Allah'a dost olabilirler, Allah'ın en çok sevdiği kulu olabilirler. Cennete ve ebedî saadet nimetine erebilirler. Bunun için insan, şeytanın kendine ilişmesiyle manevi bir yarışa çıkar, şeytana karşı mücadele eder ve sonunda manen ilerler, yüce bir mertebeye erer. İşte böyle bir neticeye sebep olduğu için şeytanın yaratılması hayırdır ve bu yönüyle güzeldir.
Bunu ilk beğenen sen ol.
LoadinG....*
RE: 15 Tane Soru ? Yardımlarınız gerek
ecrin sınava senı sokalım :D

06/07/2012 İçinde bulunduğum durumu kimseye anlatamam, sen de anlamazsın. Ben bile anlamıyorum ki başkasına nasıl anlatırım!



Franz Kafka


Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.